Konu:Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:62
Tarih:14/02/2014


Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RIZA TÜRMEN (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bu kanun değişikliklerini doğru değerlendirmek için resmi önümüze koymamız gerek. Bu ne zaman ortaya çıktı? Başbakan HSYK'ya kızdı ve dedi ki: "Yetkim olsa HSYK'yı anında yargılardım." ve ondan sonra...

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Öncesi de var, HSYK bildiri yayınladı.

RIZA TÜRMEN (Devamla) - HSYK bildiri yayınladı. HSYK niye bildiri yayınladı?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Görülmekte olan bir dava...

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Çünkü, Adli Kolluk Yönetmeliği değiştirildi, HSYK bildiri yayınladı ve bu bildiri Başbakanı kızdırdı ve böyle bir şey yaptı.

OKTAY VURAL (İzmir) - Genel Kurul kararı canım.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Öyle bir hakkı var mı?

OKTAY VURAL (İzmir) - Genel Kurul kararı, Adalet Bakanı Müsteşarı da var.

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Bundan sonra başladı.

İçinde bulunduğumuz nokta şudur: Hükûmet bir yandan yolsuzluk suçlamalarını "Hükûmete darbe" iddiasıyla etkisizleştirmeye çalışıyor, öte yandan, kendini koruma hamleleriyle hukuk devletine son veriyor, hukuk devletini rafa kaldırıyor. Bunun sonucunda bir dizi yasa karşımıza çıkıyor. İşte, İnternet Yasası, işte efendim, HSYK, işte, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılmak istenen değişiklikler. Aceleyle hazırlanmış, telaşla hazırlanmış, doğru dürüst kimseye danışılmamış ve belirli bir siyasi amaca yönelik olarak yapılmış bu yasa değişiklikleri Türkiye'de hukuk devletinin ve demokrasinin büyük ölçüde yaralanmasına sebep oluyor. Bu trende karşı durmak gerekir. Partiniz ne olursa olsun, ister muhalefet partisi ister efendim iktidar partisi olsun Türkiye'de hukuk devletini ortadan kaldıracak olan, demokrasiyi ortadan kaldıracak olan bu trende, bu yasalar dizisine karşı direnebilmek gerekir. Demokrasiden yana olan herkesin görevi, herkesin ödevi bu trende karşı bir direniş ortaya koymaktır. Bu direniş Meclis içinde de geçerli olmalıdır, Meclis dışında da geçerli olmalıdır ama bu trendin devam etmesine izin veremeyiz. Bu trendin devam etmesi ve bu trendin başarılı olması Türkiye'de hukuk devletinin sonunu getirecektir. Bunu durdurmak zorundayız.

Burada baktığınız zaman şöyle bir argüman var: Efendim, bizim yaptıklarımız Anayasa'ya uygundur. Şimdi, Anayasa'ya uygunluk... Bir kere Anayasa'ya uygun değil, birçok maddesi Anayasa'ya aykırı, Anayasa maddelerine aykırı olmasa bile Anayasa'nın ruhuna aykırı. Çünkü HSYK Anayasa'da bağımsızlık, hâkim bağımsızlığı, tarafsızlığıyla güvence altına alınmıştır; ona aykırı, Anayasa'nın ruhuna aykırı. Ama tutun ki bunlar da yok ortada Anayasa'ya tamamen uygun. Yani iktidar şöyle diyor çünkü benim anladığım: Anayasa'da yazılı olmayan boşluklar vardır, biz o boşluklardan yararlanarak yürürlüğe sokarız bunları, o alanları kullanırız. Ama bu böyleyse Anayasa'ya uygun bir yasa yapmak da yeterli olmaz. Yasalara, Anayasa'ya şekil bakımından uygun bir yasa yapmak aslında hukuk devleti bakımından yeterli değildir. Çünkü burada amaç, sadece şeklen uygunluk değildir, aynı zamanda ruhen Anayasa'nın amacına uygun olması gerekir, hukuk devleti ilkelerine uygun olması gerekir. Hukuk devleti ilkelerine uygun değilse, yani nedir onlar? Hukuk devletinin amacı, iktidarın hukuk sınırları içinde kalmasını sağlamaktır. İktidarın hukuk sınırları içinde kalmasını sağlayamıyorsa, tahakkümü önleyemiyorsa istediği kadar şeklen Anayasa'ya uygun olsa da olur olmasa da olur. Burada önemli olan, bu, hukuk devleti ilkelerine uygun mudur değil midir ona bakmak lazım. Buna uygun değil, bu yasa buna uygun değil bir kere, Anayasa'ya da uygun değil ama buna asıl uygun değil.

Bir de iktidar şunu ileri sürüyor: "Efendim masumluk karinesine saygı gösterin." diyor. Şimdi, arkadaşlar, masumluk karinesi bir ceza yargılaması varsa mevcuttur. Bir ceza yargılamasının güvenceleridir, şekli, usulü güvenceleri vardır. Bir tanesi de tabii ki masumluk karinesidir. Eğer siz soruşturmanın önünü tıkıyorsanız, efendim, yargılamaya izin vermiyorsanız doğru dürüst, o zaman yargılamanın güvencelerinden söz etmek mümkün değildir. Yargılama yoksa yargılamanın güvenceleri de yoktur ortada. Onun için masumluk karinesinden söz etmek burada bu bağlamda doğru değildir. Bunları arzetmek istemiştim.

Teşekkür ederim. (CHP ve BDP sıralarından alkışlar)