Konu:TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI ARASINDA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI AVRUPA VE BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU BÖLGESEL HİZMET MERKEZİNİN İSTANBULDA KURULMASINA İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:4
Birleşim:61
Tarih:13/02/2014


TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI ARASINDA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI AVRUPA VE BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU BÖLGESEL HİZMET MERKEZİNİN İSTANBULDA KURULMASINA İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uluslararası anlaşmanın onanmasına ilişkin şeyde oyumun rengini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Fakat, değerli milletvekilleri, Meclis Başkanlık kürsüsünde oturan kişi çok keyfî. Hükûmet yok, Türkiye'de hukuk rafa kaldırılmış, hukuk devleti ilkesi ortadan kaldırılmış, Meclis diye bir şey yok. Hangi kanunu çıkarıyoruz, niçin çıkarıyoruz belli değil.

Dün burada bir kanun müzakere ediliyor, Ali Babacan diyor ki: "Biz hukuk devletini sağlamak için uğraşıyoruz." Hukuk devletini sağlamayı şöyle yapıyorlar: Efendim, yolsuzluğu tespit eden savcıyı görevden alıyorlar, yolsuzluğu tespit eden polisi görevden alıyorlar, kendi AKP'li hâkimleri, teşkilatında çalışan avukatları hâkimliğe ve savcılığa alıyorlar ve öylece mahkeme kurarak kendilerini aklayacaklar. Böyle bir anlayış olur mu arkadaşlar?

Biraz önce, burada, Kıbrıs'la ilgili bir gündem dışı konuşma yapıldı. Bakın, şu anda, Kıbrıs'ta müzakereler başlamıştır. Amerika, şimdi, AKP Hükûmetini övmeye başlamıştır. Niye? Çünkü, AKP Hükûmeti Kıbrıs'ı vermeyi bir defa göze almış. Annan Planı'ndan daha kötü şartlarla şu anda müzakereye başlıyor.

Ayrıca, Kıbrıs'ta, münhasır sahada, Türk sahası olan alanda doğal gazı Yunanlılarla İsrailliler birlikte şey ediyor, orada İsraillilerle Rumlar müşterek bir tatbikat yapıyor, orada İsrail uçakları baştan geçiyor fakat sağır bir Hükûmet, tamamen ülkeyi birilerine peşkeş çektirmek için başta bulunan bir Hükûmet, bir kıpırdamıyor arkadaşlar. Yahu, biz, burada Meclis olarak niye duruyoruz? Türkiye'nin neresinde ne oluyor, bu Kıbrıs'ta ne oluyor, bunlara ne veriliyor, niye bunları çıkıp da burada bu Hükûmet şey etmiyor? Hükûmetin işi gücü, Tayyip Erdoğan ve bakanları suçüstü yakalanmışlar, yolsuzlukları belirlenmiş, yolsuzluklardan nasıl kurtuluruz diye iki aydır arkadaşlar, iki aydır, boyuna, harcama, o bulunan, dinlenen konuşmaları nasıl yorumlarız diye onunla uğraşıyorlar. Bir Bekir Bozdağ diye Adalet Bakanlığına getirdikleri kişi işi gücü bırakmış, hâkimlere, savcılara telefon ediyor, diyor ki: "O savcıların görevine son verin, bunları, hemen o tuttuğunuz tapeleri yok edin."

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, Anayasa'nın, bu Meclise hayat veren Anayasa'nın 2'nci maddesi "Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir." Eğer, mahkemeleri getirip de siyasi organın eline verirseniz, yürütmenin emrine verirseniz... Orada hukuk devleti diye bir şey yok, orada Türkiye Cumhuriyeti devleti diye bir şey yok, tamamen Tayyip Erdoğan diktatörlüğü var arkadaşlar. İkide bir çıkıyor, diyorlar ki: "Ya, biz bu devleti uçuracaktık da bize darbe yapıldı." Arkadaşlar, darbe marbe yok. Fethullah Gülen, paralel devlet; bunların hepsi bahane, uydurma. Fethullah Gülen'i mahsus söylüyor. Eğer, Fethullah Gülen hakikaten dediğiniz gibi paralel devletse, ee, Amerika sizin dostunuz. Hemen Amerika'ya bir tane şey edin, "Efendim, bu bizim aleyhimize çalışıyor; bunu bize, Türkiye'ye teslim edin." deyin. Herhangi bir şey var mı?

Bülent Arınç diyor ki: "Efendim, paralel devletle ilgili bir soruşturma yok." Bunlar hep yalandır, hep sizin... Tayyip Erdoğan diktatörlük kurmak için hâkimleri tamamen yok etmeye çalışıyor, yargıyı yok etmeye çalışıyor, polisi... Arkadaşlar, 6 bin tane polisin yeri değişti ya, böyle bir şey olur mu? Neden dolayı değiştiriyorsunuz? Çünkü, artık bu kadar... Yani, devletin tamamen dengesini bozuyorsunuz, devlet böyle yönetilmez. Burada düşen, eğer...

Bakın, hakikaten içinizde dürüst, namuslu arkadaşlar var. Ya, siz de bir vicdanınıza el koyun arkadaşlar. Devlet talan edilmiş.

Yani, bakın, bugün 100 milyon dolar veren arkadaşın birisi çıkıyor, diyor ki: "Verdim ama borç verdim." Bakın, iki ay oldu, peki niye söylemediler?

Bakın, aslında, ATV'nin sahibi de Tayyip Erdoğan'dır, Sabah'ın sahibi de odur. Çünkü, bunlar, Katar'da bunu aldıkları zaman 350 milyon dolar geldi. Bu 350 milyon dolar, sizin Türkiye'den oraya ihalelerde gayrimeşru yollarla kazanıp da Katar'a götürüp oradan getirdiğiniz para. Eğer, hakikaten bu Sabah satılmışsa -yüzde 35'i Katar'ındı- o Katar'ın hissesi ne oldu?

Yani, tabii, beş dakikayla benim bunları söylemem mümkün değil. Ama Parlamento görevini yapmıyor, Hükûmet zaten yok, diktatörlük gelmiş yürümüş, Türkiye'de insan hakları yok, kişi güvenliği yok. Bir de bu başkan vekilleri çıkıyor, kendisine göre kural koyuyor. Sen bir defa İç Tüzük'ü bilmiyorsun ya, kendini yönetemiyorsun. Oradaki, Divandaki memurlar seni yönetiyor, onlar da sana yanlış taktik veriyorlar. Sana düşen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - ...onurlu görev Başkanlık görevini bırakmaktır.

BAŞKAN - Sözlerinize dikkat edin, Başkanlık Divanına hakaret etme yetkiniz yok.

KAMER GENÇ (Devamla) - Hakaret değil, niteliklerini söylüyorum.

BAŞKAN - Bana İç Tüzük'ü uygulatmak zorunda bırakmayın. Meclisin çalışma düzenini de bozmayın.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben sana hakaret etmeyi zül sayarım (CHP sıralarından alkışlar)