Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:06/02/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının bu son maddesinde tasarının geneline yönelik çok kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Geçici maddeler dışında 125 maddeden oluşan bir tasarıyı görüştük. Tasarı, torba tasarı olduğu için çok çeşitli kanunlarda düzenlemeleri kapsıyor. Anadolu Ajansından vergi düzenlemelerine kadar, engelli vatandaşlarımıza yönelik düzenlemelerden Kamu İhale Kanunu'ndaki düzenlemelere, Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu'ndaki düzenlemeden Devlet Memurları Kanunu'ndaki düzenlemelere kadar, otoyollarla ilgili, otoyol ve tesislerin özelleştirilmesiyle ilgili düzenlemelerden birçok özel hayat İnternet düzenlemelerine kadar çok çeşitli konuyu düzenleyen bir tasarıyı görüşüyoruz.

Tasarıda olumlu bulduğumuz düzenlemeler var. Engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak getirilen düzenlemeleri olumlu buluyoruz ancak bunların yeterli olmadığını, devamının gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin zihinsel engelli vatandaşlarımızın otomobil iktisabında ÖTV muafiyetine ilişkin düzenleme bu tasarıda yoktur, bu konuda vermiş olduğumuz önerge de kabul edilmemiştir.

Yine pozitif ayrımcılık gereği, engelli vatandaşlarımızın dava açması hâlinde, açacakları davalarda icra takibine girmeleri hâlinde icra takibinde harçtan muaf tutulması yönündeki bizim verdiğimiz önerge yine çoğunluk oylarıyla kabul edilmemiştir.

Yine işitme engelli, görme engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak teknolojinin getirmiş olduğu yeni ürünlerin iktisabında, örneğin bir cep telefonu, bir mobil cihazın sadece işitme ve görme engellilere yönelik, vatandaşlarımız için, kişiler için üretilen bu cihazların iktisabında herhangi bir verginin olmaması gerekir. Bu yönde vermiş olduğumuz önerge yine Hükûmet ve iktidar partisinin çoğunluk oylarıyla kabul edilmemiştir. Bunları son derece eksik buluyoruz. Oysa, çok daha kavrayıcı, kapsayıcı bir düzenleme yapmak mümkün olabilirdi.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'da değişiklik yapan ve İnternet'te sansür diyebileceğimiz düzenlemeleri içeren çok sayıda madde vardır. Bunu, bilgi toplumu olma yolunda iddia ortaya koymuş Türkiye'nin geleceğine indirilmiş bir darbe olarak görüyoruz. 5651 sayılı Kanun'un 8'inci maddesiyle ilgili olarak Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde mahkûm olmuştur yani bu yasanın bu maddesi kişilerin düşünce, ifade özgürlüğüne karşıdır, buna aykırıdır. AİHM Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesiyle güvence altına alınmış düşünce ve ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir diye Türkiye aleyhine verilen karara uygun olarak 5651 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinde değişiklik yapılması gerekirken, tam tersi bir anlayışla 8'inci maddenin kapsamı genişletilmiş ve İnternet'e erişim konusunda mahkeme kararı değil, mahkeme kararıyla yasaklama, erişimin engellenmesi değil, yürütme organının kararıyla erişimin engellenmesi yönünde bir düzenleme yapılmıştır. Bu, kesinlikle Anayasa'ya aykırı bir düzenlemedir; Türkiye'nin bilgi toplumu olma yolundaki iddiasını zedeleyen, ona aykırı bir düzenlemedir. Adalet ve Kalkınma Partisinin öyle anlaşılıyor ki -Hükûmetin daha doğrusu- bilgi toplumu olma yolunda herhangi bir iddiası yoktur. Onun amacı, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları nedeniyle Hükûmet aleyhine İnternet ortamında yapılacak yayınları engellemektir. Bu, son derece, 2013 yılındaki, 2014 yılındaki Türkiye'nin tablosuna yakışmayan bir durumdur, bir düzenlemedir.

Kamu İhale Kanunu'nda yapılan düzenlemeler son derece yanlıştır. Kamu İhale Kanunu'nun istisna kapsamı genişletilmektedir.

Otoyolların özelleştirilmesi diyebileceğimiz işletme hakkının devri yönündeki düzenleme bir borçlanmadan başka bir şey değildir. Mevcut otoyol gelirleri bir şirkete verilecek, bu şirketin payları Özelleştirme İdaresi eliyle satılacak. Bunları son derece yanlış buluyoruz.

Tasarının olumlu bulduğumuz düzenlemelerini elbette destekliyoruz ancak biraz önce özetlemeye çalıştığımız olumsuz düzenlemelerini de kesinlikle desteklemiyoruz. Bunlarla ilgili Anayasa Mahkemesinde dava açma hakkımızı kullanacağımızı bilgilerinize sunuyorum ve konuşmamı sonlandırıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)