Konu:BDP GRUBUNUN, DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ ALTAN TAN VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN, DİYARBAKIR BAŞTA OLMAK ÜZERE BÖLGENİN TAMAMINDA UZUN SÜREDEN BU YANA YAŞANAN ELEKTRİK KESİNTİLERİNİN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA 30/1/2014 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 6 ŞUBAT 2014 PERŞEMBE GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:06/02/2014


BDP GRUBUNUN, DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ ALTAN TAN VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN, DİYARBAKIR BAŞTA OLMAK ÜZERE BÖLGENİN TAMAMINDA UZUN SÜREDEN BU YANA YAŞANAN ELEKTRİK KESİNTİLERİNİN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA 30/1/2014 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 6 ŞUBAT 2014 PERŞEMBE GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TURGAY DEVELİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her iki sayın milletvekilinin de hem teknik olarak hem de etnik olarak konuya yaklaşmaları aslında doğru değil. Olay bir sömürü sorunu. Halkın devlet erki eliyle nasıl sömürüleceğinin çok tipik bir örneği, sömürüldüğünün çok tipik bir örneği Diyarbakır merkezli bölgedeki elektrik kesintileri.

Temmuz ayı içerisinde, Temmuz 2010 içerisinde bu şirket, dağıtım şirketi Eksim Holding'e, Abdullah Tivnikli'nin şirketine 387 milyon dolara özelleştirilmişti, satılmıştı.

Şimdi işin teknik boyutuna gelelim: Şirket devredilirken 2 milyar 300 milyon lira halktan enerji bedeli alacağı vardı. Şirket ihaleyi aldıktan sonra altı ay içerisinde 1 milyar 200 milyon lirasını bunun tahsil etti. Rakamlara dikkat edin; 387 milyon dolara ihale edildi, altı ay içerisinde bunun 1 milyar 300 milyon lirasını tahsil etti. Döndü, yüzde 71 olan ortalama kaçak oranından her 1 puan düşürüldüğü andan itibaren Hazinenin sırtından şirkete yani Abdullah Tivnikli'nin şirketine 18 trilyon lira para aktarılıyor, her 1 puan için.

Bu şirket, arkadaşlar, devraldıktan sonra halka zulmettiği gibi orada çalışan işçilere de zulmediyor. Tam 1.200 kişinin işine son verildi. Bunların 200 tanesi yirmi-yirmi beş yıllık tecrübeli elemanlar; bunlar emekliye zorlandı. Geriye kalan beş on yılık tecrübeli olanlar sürülerek, kötü işlere verilerek yüzlercesi işten ayrılmak zorunda kaldı. Yerlerine 1.200 tane hiçbir sosyal güvenliği olmayan taşeron işe alındı. Bu işçilerin, bugün -sendikasızlaştırılmak için- emeklerini güvencesiz hâle getirmek için büyük firmanın, üst firmanın kurduğu 50 tane alt taşeron firma arasında iki ayda bir yatay geçiş yapılarak örgütlenmeleri engellenmek isteniyor ve engelleniyor yani bir emek sömürüsü ve bunlara karşı bir zulüm uygulanıyor.

Şu anda, bu işçiler, sendikal haklarını aradıkları için, taşeronlaşmaya karşı çıktıkları için bugün Batman'da eylem yapıyorlar, yarın da Siirt'te yapacaklar.

İşin başka bir yönü de şu arkadaşlar: Yüzde 71'lik kayıp kaçak oranında, şirket, 2011 yılı içerisinde özelleştirilmeden önce Dicle EDAŞ iken firma, 17 milyon 760 bin kilovatsaat elektrik satın almış TEİAŞ'tan. Bunun, satıp parasını aldığı rakam 5 milyon 85 bin lira yani 12 milyon 675 bin kilovatsaat enerjinin bedeli kayıptır, kaçaktır, satmıştır, toplayamamaktadır. Bu elektrik kesintilerinin, özellikle kırsal ilçelerde, bu DEDAŞ'a bağlı olan 6 ilin kırsalındaki yaşanan elektrik kesintilerinin sömürü mantığında adı şu arkadaşlar: TEİAŞ'tan aldığı zaman DEDAŞ elektriği, bunun parasını ödemek zorunda kalıyor ama bir şekilde bunun karşılığını toplayamadığı için, özellikle akşam sekiz ile sabah sekiz arasında burada yaşayan halka zulmederek, onların elektriğini keserek kendisinin TEİAŞ'tan çektiği enerji bedelini düşürüyor dolayısıyla kârlılığını artırıyor.

Sistem sömürü üzerine kurulmuş. Türkiye'deki elektrik dağıtım şirketlerinin tamamı ihale edildi, satıldı. Olay teknik bir olay değil. Devlet erkinin, o mekanizmanın halkı daha fazla sömürmesi üzerine kurulu bu sistem. AKP gelir, bunun siyasi taşeronluğunu yapar, bir başka parti gelir bunun siyasi taşeronluğunu yapar; sistem bunun üzerine kurulmuş, bunu yenmek gerekiyor. Bunun Kürtleri sömürmek ile Türkleri sömürmek, Arapları sömürmek arasında bir farkı yok. Nasıl sömürünün dini, imanı, mezhebi, ırkı olmazsa Kürtlere yapılan özel bir muamele değil bu. Oradaki yaşayanları da bu araçları kullanarak sömürüyorlar, sistem bunun üzerine kurulu arkadaşlar. Şimdi...

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Ama sistem hep orada işliyor Sayın Vekilim.

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Burada da başka türlü işliyor.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sömürü çarkı orada işliyor, bu konuda orada işliyor.

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Bu sistemi bir bütün olarak yıkmadıktan sonra, yeniden kurmadıktan sonra, halkın çıkarları temel alınarak, esas alınarak bu sistemi yeniden kurmadıktan sonra biz burada, her konuda spesifik olarak ayrı ayrı tartışırız, dileklerimizi, temennilerimiz gündeme getiririz, geçer gideriz.

Şimdi, bakın özelleştirme ihalelerinde... Sayın vekil özelleştirme ihalelerini savundu. Bu bir peşkeş, bu bir peşkeş. Bu kürsüde ben beş altı defa bu peşkeşin bütün ayrıntılarını anlattım. Öylesine bir peşkeş çekiliyor ki halkın alın teriyle kurulmuş, halkın vergileriyle kurulmuş, işleyen, çalışan bir sistem son otuz yıl içerisinde öylesine çökertildi ki özelleştirme için altyapı hazırlandı. TEDAŞ bunun için kullanıldı. TEDAŞ, şimdi, milyarlarca lira borçla özelleştirilen şirketlerin borçları devralınarak tasfiye ediliyor. Genel Müdürü Sayın Haşim Keklik de görevini tamamladı, on bir yıllık genel müdürlükten sonra, şimdi emekliliğini istedi.

Biliyorsunuz, özelleştirilen dağıtım şirketlerinin kasalarında sözleşmeden dolayı paralar bırakıldı, tam 120 milyon lira. "Yapmayın etmeyin." dedik, "Bu halka yazık ediyorsunuz, şirketlere peşkeş çekiyorsunuz bunu." dedik, o zaman kendimizi dinletememiştik, sesimizi duyuramamıştık size. Allah'a şükür ki bu memlekette hâlâ Sayıştay var, hâlâ değiştiremediniz, dönüştüremediniz. Onun tespitleriyle bu paranın şimdi 40 milyon lirasını alma umudumuz oluştu.

Peki, başka ne yaptınız özelleştirme şirketlerine devrederken? Öylesine kurnazlıklar yapıldı ki. Bu Abdullah Tivnikli kim biliyorsunuz değil mi arkadaşlar? TÜRK TELEKOM'un yönetim kurulu üyesi, aynı zamanda, mal varlığı dondurulması için savcıların polise talimat yazdığı 7 şirketten, 7 kişiden 1 tanesi yani Dicle EDAŞ, DEDAŞ peşkeş çekilen, verdiği paradan fazla parasını alacakları nedeniyle bir yılda çıkaran bir kişi.

AK PARTİ milletvekillerinin vicdanına sesleniyorum: Seçim bölgelerinize gittiğiniz zaman yoksul halkın oyunu alıyorsunuz. Onlar size elektrik parasını ödeyemediklerini, su parasını ödeyemediklerini, sıkıntılarla boğuştuklarını söylüyorlar; iş istiyorlar, aş istiyorlar sizlerden. İşte devletin kaynakları böyle çarçur ediliyor, hepsi çarçur ediliyor.

İZZET ÇETİN (Ankara) - Para yok, kalmadı onlara verecek; götürdük havuza hepsini! Havuza attık!

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Sizin, yarın onların karşısında... - Halkımız bu gerçekleri dinliyor, şimdi teker teker öğreniyor, bunların karşısında hepimizin vereceği bir cevap olması gerekiyor. Bugün AK PARTİ var, yarın bir başka parti olur. Sömürenler, küresel finans. Sizler -geçen bir daha söylemiştim, alınmıştınız- küresel finansın siyasi cariyelerisiniz. Sizler Düyun-ı Umumiyenin yönetimisiniz, bu işleri yapmakla mükellefsiniz, zorunlusunuz, yoksa gönderilirsiniz ama bu halk bir gün size bunun hesabını sandıkta soracak ve halkın gerçek iktidarını bu Meclise getirecek.

Teşekkür ediyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)