Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:57
Tarih:05/02/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SENA KALELİ (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Farkında mısınız bilmem ama her geçen gün daha da kapalı bir rejim hâline dönüştürülüyoruz. Lord Acton'un "Mutlak güç mutlaka yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka bozar." sözünü doğrularcasına, AKP mutlak bir şekilde fetret sürecine girmiştir. Mutlak iktidarın hükmetme, ele geçirme ve kaybetmeme hırsı, siyasi körlük ve sağırlık yaratmıştır. Millî iradeye sığınarak Türkiye'ye eziyet çektirilmektedir. Bugüne kadar unutulan masumiyet karinesi aklınıza gelmiş, mağduriyet karinesine dönüştürülmüş, mağduriyetten de faşizm yaratılmıştır. Vatanseverliğin ölçüsü AKP severlik olmuş, geriye kalan herkes düşman ve hain ilan edilmiştir. "Gözünüzün üstünde kaşınız var." diyen, siyasi ahlakı hatırlatan herkes darbesever olmuştur.

İnsanıkâmil olma yolunda feyz aldığım Şemsi Tebrizî der ki: "Anladım ki insanlar susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa biz istediğimiz kadar hayatımızdalar, sustuğumuz kadar insanlar." AKP susulmadığında, rüşvet ve yolsuzluğun dillendirilmesini bile tahrik sebebi olarak görüp küfür ve şiddeti de meşrulaştırmaktadır. Dayatılan düzenlemeler Türkiye'nin çağdaş dünyadan uzaklaştırılarak yalnızlaşmasını sağlamaktadır. Nitekim, Freedom House Türkiye'yi otoriter eğilimleri nedeniyle kısmen özgür ülkeler arasında göstermektedir. HSYK ve İnternet'le ilgili düzenleme de Hükûmetin artan baskıcı ve sansürcü zihniyetinin ve kendi iradesini dayatmanın tezahürüdür. Daha yasa çıkmadan anayasal suç işleme cüreti gösterilmiş, sayenizde ilk kez yasamanın denetim faaliyetlerine bile sansür uygulanmaya çalışılmıştır. Siz değil misiniz "Yanlış işiniz olmazsa, yasal olmayan işiniz yoksa dinlenmekten korkmayın, istediğiniz kadar konuşun." diyerek dinlemelere güvence sağlayan? İnternet'ten sızdırılan bilgi ve belgelerle devleti ve siyaseti dizayn etmeye çalışan, insanları terörist, örgütbaşı ve çapulcu gibi yaftalarla damgalayıp zindanlara atarak ölüme mahkûm eden siz değil misiniz?

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Hukuk belgelerinde... Onu da söyle.

SENA KALELİ (Devamla) - Bu düzenlemelerin temeli Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı eylemleri sırasında sosyal medyayı toplumun baş belası görmesiyle atılmıştır.

Hasmın sistemini anlamamak hasma sitemdir.

...Amaç, her şeyin üstünün örtülmesidir. Halkı her türlü paylaşımdan uzaklaştırmaktır.

Bu teklifle, yargı kararına gerek olmadan İnternet erişimi engellenebilecek, totaliter ülkelerdeki gibi kendimize özgü bir İnternet'imiz olacaktır. Hukuk devletinde bunun adı "bilgi edinme hakkını engelleme ve yetki gasbı"dır.

100'üncü maddeye konu olan Erişim Sağlayıcıları Birliği, erişim sağlayıcılarının hukuklarını koruyan, meslek odaları gibi haklarını savunan bir birlik değildir. Koşulsuz sorunlu bu birliğin tek görevi erişimi engellemek ve ihbar etmektir. Sınırsız yetki de TİB'dedir. Yani "Havada bulut sen bunu unut." denmektedir.

Öte yandan, bu düzenlemeyle irili ufaklı birçok şirket kapanacak ve tekelleşme olacaktır. Kapatmalara karşı olanlar klan hukuku uygulamaktadırlar. Kapatmalar, baskı, dayatma hiçbir zaman çözüm olmamıştır.

Sözlerimi Yunus Emre'den bir alıntıyla tamamlamak istiyorum.

"Olsun be aldırma, Yaradan yârdır.

Sanma ki zalimin ettiği kârdır.

Mazlumun ahı indirir şahı.

Her şeyin bir vakti vardır."

Bu vakit gelmiştir diyor, yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)