Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04/02/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kaldığım yerden devam ediyorum.

Şimdi, az önce hanginiz tuzluk, hanginiz karabiberlik onu bilemem demiştim. Ancak, bu yasa engellilerle ilgili olan bir yasa olduğu için öncelikle bu konuda bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Bakın, sizin döneminiz, AKP dönemi hiç şüphesiz yoksulluğun, yoksunluğun ve yasakların ayyuka vardığı bir dönem ama aynı zamanda, ötekileştirmenin, ayrıştırmanın ve eziciliğin de tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz. İşte böyle bir dönemde tabii engelliler de ister istemez bu süreçten nasibini alıyor. Sokakların, caddelerin, binaların engellilerin yok sayılarak inşa edildiği ve kamu kurum ve kuruluşlarında engellilerin istihdamının, engelli kadrolarının boş bırakıldığı bir dönem yaşıyoruz. İşte bu nedenledir ki -bakın- bazı rakamlar paylaşacağım sizlerle engellilerle ilgili olarak.

Bir kere, engellilerle ilgili olarak doğru düzgün bir veri tutulmuyor, istatistiksel verilerle oynuyorsunuz çünkü onlara bağlanan muhtaç aylığı ile ilgili olan bütçeyi azaltabilmek için engelli sayısını azaltmaya çalışıyorsunuz. Nüfusumuzun yüzde 12'sinin engelli olduğunu biliyoruz ama sizin bir verinize göre 5 milyon, bir başka yerdeki veriye göre başka rakamlar var. Bakın, Ulusal Engelliler Veritabanına kayıtlı 1 milyon 550 bin engelli vatandaşımız var. Bu engelli vatandaşlarımızın yüzde 62'si işsiz, yüzde 51'i tedavi edilemiyor, yüzde 44'ünün sosyal güvencesi yok, yüzde 76'sı iş gücüne katılmıyor, yüzde 71'inin eğitim imkânları yok, eğitim imkânlarından faydalanamıyorlar. İşte sizin döneminizde engellilerin durumu budur değerli arkadaşlar.

Ben aslında arzu ederdim ki burada ilgili Bakan Sayın Ayşenur İslam olsun. Daha önceki Bakan yani Fatma Şahin, ben ne zaman Genel Kurulda söz alsam koşa koşa dışarı kaçıyordu; bu Bakan sanıyorum salona hiç gelmemeyi tercih etti.

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Niye acaba?

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Fakat özellikle şunu söylemek istiyorum: Bu Bakan görevi eski Bakandan devralırken "Sayın Bakan, işim çok zor çünkü siz çıtayı çok yükselttiniz." dedi. Bakın, ilk kez doğru bir şey söyledi, Bakan çıtayı çok yükseltti. Neden mi?

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Hizmet.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Söyleyeyim size, hangi çıta yükseldi: Türkiye, kadın-erkek eşitsizliği anlamında en tepe noktaya ulaştı. Bakın, çocuk hakları konusunda çocukların ezildiği en tepe noktaya ulaştı. Engellilerin durumunu az önce sizlere bahsettim; engelliler ayrıştırılma, ezilme, ötekileştirilme anlamında en tepe noktaya ulaştırıldılar. İşte, böyle bir süreçten geçerken, doğru söylüyor, çıta yukarıya çekildi gerçekten de.

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Git engellilere sor, engellilere. Bir engelliye sordun mu sen hiç?

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Bugün, eğer her gün 5 kadınımız öldürülüyorsa, her 3 kadınımızdan 1'i şiddet görüyorsa, her 3 çocuğumuzdan 1'i çocuk gelin oluyorsa, kadın işsizliği yüzde 70'lere vardıysa, kadınların sosyal güvenceye ait olmadan çalışma hâli yüzde 48'ler oranındaysa, işte bunların sorumlusu sizsiniz. İşte, o yüzden söylüyorum, çıtayı gerçekten de çok yukarıya çektiniz diye.

Siz biliyor musunuz, bugün Türkiye'de kadın intiharlarının rakamları kaçlara ulaştı? O kadınlar tacize, tecavüze, cinsel istismara dayanamayıp -cam silerken düşmüş gibi bir senaryo çiziliyor- intihar ediyor arkadaşlar.

Bakın, bu çocuklar... Çocuk hakları konusunda da sicilimiz berbat durumda. Daha birkaç gün önce bir çöpten bir çuval içerisinde çocuk bedeni çıktı, kesilmiş bir çocuk bedeni. Ne oldu da bu kadar canileşildi, ne oldu da çocuklar, kız çocukları ve kadınlar ve engelliler bu kadar, insan gibi görülmekten çıktı? İşte, bunların her birinin hesabını size sormak istiyoruz.

Kadına tacizin, tecavüzün, çocuk istismarının âdeta günün pratik uygulamalarından biri gibi algılanmaya başlandığı sizin döneminizde bizler kadın-erkek eşitliği için, engelli hakları için, gazilerimiz, şehitlerimiz için ve çocuk hakları için her koşulda mücadele etmeye devam edeceğiz diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)