Konu:AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:30/01/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri görüştüğümüz torba tasarı Kamu İhale Kanunu'nun tam 11 maddesinde değişiklik öngörmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin başlangıçtan bu yana Kamu İhale Kanunu'nda değişiklik yapma yönünde bir tutkusu olmuştur. Kamu İhale Kanunu 57'nci Hükûmet döneminde Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde çıkarılmış olan ve Avrupa Birliğinde olan saydamlık, eşit muamele, rekabet gibi bir kamu alım sisteminde, kamu ihale sisteminde olması gereken kuralları Türkiye'ye taşımış olan bir kanundur. Yine, bu üç ilkenin, saydamlık, eşit muamele, rekabet gibi ilkelerin hedefi, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılmasıdır ama o tarihten bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi bu kanunda ve bunun eki sayabileceğimiz 4735 sayılı Kamu Sözleşmeleri Kanunu'nda toplam 34 kez değişiklik yapmıştır. Gerek Kamu İhale Kanunu gerek Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu dışında diğer kanunlar ve kanun hükmünde kararnamelerde ihale sisteminde yapılan değişiklik sayısını da dikkate alırsak toplam 57 kanunla tam 182 adet madde değişikliği yapılmıştır. Bu çok önemli bir sayıdır. Hâlâ buna devam ediyorsunuz.

Türkiye'de yolsuzluğun iki kaynağından birisi kamu ihale sistemi ise diğeri de teşvik sistemedir. Bakın, kaynakların kötü kullanılmasının iki kaynağından birisi kamu ihale sistemidir, kamu ihale sistemi ayrıca yolsuzluğa müsait sistemdir, yine teşvik sistemi de kaynakların kötü kullanıldığı bir sistemdir.

Değerli milletvekilleri, OECD'nin hesaplarına göre, kamu ihale sistemi bir ülkenin millî gelirinin yaklaşık yüzde 15'ini oluşturur. Türkiye için bu rakamı OECD yüzde 10 olarak hesaplamaktadır. Dolar cinsinden ifade edecek olursak, 2014 yılı için Türkiye'de kamu ihale sisteminin büyüklüğünü 86 milyar dolar olarak ifade edebiliriz.

Kamu ihale sistemi deyince sadece 4734 sayılı Kanun kapsamındaki ihaleleri değil, veya 4734 sayılı Kanun'a istisna getirmek suretiyle bu kanun kapsamı dışına çıkarılmış olan ihaleleri değil, Kamu İhale Kanunu kapsamında veya bu istisnalar kapsamında olmayan yap-işlet sözleşmeleri, yap-işlet-devret sözleşmeleri, yap-kirala-işlet sözleşmeleri, imtiyazlar ve kamu-özel ortaklıkları da kamu ihale sisteminin içerisine dâhildir. Bütün bunların büyüklüğü yaklaşık 86 milyar dolardır ve bu büyüklüğü giderek tamamen denetim dışına çıkaran, Kamu İhale Kanunu'nun genel ilkeleri dışına çıkaran düzenlemeleri yapıyorsunuz. Örneğin bu görüştüğümüz 47'nci madde, yine Kamu İhale Kanunu'nun ilgili maddesinde birtakım değişiklikler yapmak suretiyle, "belge" kelimesini örneğin "gibi" ifadesiyle yer değiştirmek suretiyle daha flu, daha karanlık, daha saydam olmayan alanlar yaratmaktadır. Ben buradan size, Hükûmete ve Genel Kurula bir tavsiyede bulunuyorum: Lütfen bu değişikliklerden vazgeçin. Sürekli olarak Kamu İhale Kanunu'nda değişiklik tutkusu daha sonra karşımıza yolsuzluk olarak çıkmaktadır, kamu kaynaklarının kötü kullanılması olarak çıkmaktadır. Böylesi bir tutku Türkiye'yi Avrupa Birliğinden de uzaklaştırmaktadır. İlerleme raporlarında sürekli olarak Türkiye, Kamu İhale Kanunu, kamu ihale sistemi konusunda Avrupa'dan eleştiri almaktadır. İdare tanımı son derece geniştir. İstisnaların daraltılması yönündeki öneriler dikkate alınmamaktadır. İmtiyazlar, kamu özel ortaklıkları, yap-işlet, yap- işlet-devret sözleşmeleri gibi konuların ayrı bir yasal sözleşmeyle, ayrı bir yasal düzenlemeyle saydam bir yapıya, rekabete açık bir yapıya, denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması Avrupa Birliğinin önerisidir ve bu Türk milletinin vergileriyle oluşturduğu kamu kaynaklarının etkili kullanılmasının, verimli kullanılmasının da bir gereğidir. Bu maddeleri lütfen kabul etmeyin, lütfen önergelerimize kulak verin.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)