Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:30/01/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, öncelikle Sayın Ayşenur İslam'a başarı dileklerimi sunuyorum.

Tabii, bu 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı toplamı, toplam 300 sayfa, 125 madde, 18 satırlık bir başlığı var. 39'uncu madde üzerinde konuşacağım, sizin konunuz değil, kara yollarıyla ilgili bir düzenleme. Sanıyorum, ilgili yürütme organı görevlilerinin burada olmaması bir zorluk çıkarıyor, konunun derinliklerine girmemizi önlüyor. O yüzden, Genel Kurulun çalışma sistemi üzerinde galiba bir kere daha düşünmek gerekiyor.

39'uncu madde, 1988 yılında çıkarılmış olan 3465 sayılı Kanun'u değiştiriyor. 3465, devlet tarafından yapılmayacak olan otoyolları nasıl yaparız konusunu düzenleyen bir kanun. Topu topu 13 madde ama 1988 yılında yürürlüğe girmekle beraber, kapsamı içerisinde dikkate değer hiçbir iş yapılmamış bir kanun toplamı. Otoyolların yap-işlet-devret modeliyle yapılmasını öngören bir kanun. Bu kanunda, bu çerçevede verilecek olan ihalelerin, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Kanunu sözleşmeleri yasaklarına tabi tutulması öngörülmüş.

Burada büyük olay şudur: Daha şubat ayında, Şubat 2013'te, Türkiye'nin çok büyük ölçüde gelir elde ettiği köprü ve otoyolların ihalesinin Sayın Başbakan tarafından durdurulmuş olma hikâyesi yeterince aydınlatıcıdır. Bir tür, otoyol ve köprü yapımını özel sektöre devretme arayışında olan bu düzenleme, gerçekte, işlemleri sıradan İhale Kanunu çerçevesinde halletmeyi öngörür ama doğrusu, yapılan işlemler imtiyaz ve iltizam işlemleridir. Türkiye'nin köprü ve otoyollarının yapımı, bakımı, işletmesi, otoyolların üzerindeki otel, motel, lokanta ve diğer tüm tesislerin yapımı, bakımı ve işletmesi, bu kanun çerçevesinde özel sektöre ihaleyle gördürülebilecektir. Bu kanun, bu devri kırk dokuz yılla sınırlandırır. Şimdi, torba kanun, 110'uncu maddede, yirmi beş yılla sınırlandıran yeni bir düzenlemeyi önümüze koyar.

Değerli arkadaşlarım, köprü ve otoyolların imtiyaza ve iltizama verilmesiyle, Türkiye Cumhuriyeti bir kez daha Osmanlı dönemi kamu hizmeti âdetlerini canlandırır. Şimdiye kadar altın yumurtlayan tavuk niteliğinde olan köprü ve otoyol gelirlerini imtiyaz ve iltizama adi sözleşme düzeneğiyle vermek, altın yumurtlayan tavuğu kesmek demektir. Daha maliyeci terimleriyle söyleyelim, eski kuşak maliyeci terimleriyle gelirleri kırdırmak demektir. Yirmi beş yıllık otoyol ve köprü gelirini peşin satmak, çok pahalı altyapı finansman yoluna başvurmak demektir. Yirmi beş yıl, kırk dokuz yıl, doğrudan hüküm ve tasarruf yetkisi devlette olan otoyol ve köprüler üzerine bir ya da birkaç şirketin ve elbette onlarla iş birliği yapacak bugünkü, yarınki bir grup siyasetçinin iş birliği demektir.

Halkın arasında dolanan isimle söylersek, bu, Deli Dumrul hikâyesidir: Geçenden 5 akçe, geçmeyenden 10 akçe. Otoyolların ve köprülerin, artık, Osmanlı Dönemi'nde kalmış olması gereken imtiyaz ve iltizam yoluyla rant yağmasına açılması bir hatadır ama özellikle de kamu gelirlerini yirmi beş ve kırk dokuz yıllığına peşin peşin kırdırmak daha büyük hatadır. Biz bu yatırımları borçlanarak yapabiliriz. Her türlü mali hesaplama, iltizam ve imtiyaz yönteminden daha kârlı olacağımızı gösterir. Bu özelleştirme yöntemi reddedilmelidir. O nedenle, 39'uncu maddeye olumsuz görüş veriyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)