Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:30/01/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi ve Sincan Cezaevinde mahkûm olarak yatan İstanbul Milletvekilimiz Sayın Engin Alan'ı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı; el atılmadık yerlerden biri orasıydı, oraya da el atıyoruz, yapmadığı işin dışında yeni işler kendisine yaptırmaya çalışıyoruz. Her nedense, vakıflar kurmak, vakıflarla birlikte yurt yapmak şeklinde bir moda başladı son günlerde. Sayın Başbakanımızın oğlunun, kızının, gelinlerinin, kayınvalidelerinin, damatlarının yer aldığı, İstanbul'da Fatih Belediyesinden yerlerin, başka illerde bazı belediyelerin yurt kurmaları noktasında yeni bir moda gelişti.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Ayıp mı? Yirmi yıldan beri var.

OKTAY VURAL (İzmir) - Hayırsever Reza!

AHMET DURAN BULUT (Devamla) - Bu moda, Türkiye'de yoksullara yardım amaçlı kurulmuş olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çerçevesinde yapılıyor.

Önceki yıllarda Balıkesir'in Kepsut ilçesinde katıldığım bir toplantıda Adalet ve Kalkınma Partisinin bir değerli milletvekili yapmış oldukları hizmetleri anlatırken Kepsut'a cezaevi yapmış olmalarından dolayı çalışmalarını anlattı. Ben de şaşkınlık içerisinde kaldım. Su kanaletleri vardı, su yoktu; işsizlik var... Ürünlerinin değerlendirilmesi noktasında, ürün maliyetlerinin yüksekliği karşısında vatandaşın çaresizliklerini çözdük diyeceğine, cezaevi açmakla övünen bir iktidarla karşılaştım.

Şimdi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının da "Ülkede şu kadar milyon insana biz yardım ediyoruz." diyerek Türkiye'deki yoksullaştırdığı insanların sayısıyla övünen bir iktidarı takdirlerinize sunuyorum. Türkiye'de 973 merkezde, il ve ilçede, kaymakamların veya valilerin başkanlığında 9 bin personelle hizmet gören, gerçekten, çok önemli bir kuruluş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı. Ben de daha önce, görevim gereği, bu vakıfların üyesi olarak görev yaptım. İnancımız gereği, sağ elin verdiğini sol elden gizleyen bir yapı içerisinde insanlar yardım ederlerdi, şimdi bu yardımları alenileştirerek milletin gözüne soka soka gösteren bir hizmet anlayışını iktidardan görmekteyiz.

En önemlisi, yakacak kömür noktasında ilçeler ihaleyi yaptığı zaman, kaymakamlar, vicdanlı, dikkatli kaymakamlar torbayı açtırıyor, bakıyor, incelettiriyor, eğer içindeki taşsa iade ediyor ancak Genel Müdürlük ihaleyi yaptığı zaman kimse itiraz edemiyor, kimi de dikkat etmiyor, dikkatten kaçıyor, vatandaşa taş yığınları kömür olarak kapıların önüne koyduruluyor. Bunların dağıtımında, sizler de farkındasınızdır, o kadar dikkatsiz davranılıyor ki doğal gazla evi ısınan bir vatandaşın evinin önüne kömür torbaları konuyor. Çünkü bu yoksul insanların belirlenmesinde, muhtarların, işin aslı, bazı siyasilerin, oradaki yöneticilerin de bu kişilerin tespitinde rolleri oluyor. Oraya konulan o kömürleri daha sonra başka yerlere satan... Bu vakıflar kanalıyla insanlara hayvan kredisi, hibe kredileri şeklinde çok ciddi hizmetler yapılmaktadır. Bu hizmetleri verirken verilecek kişilerin tespiti noktasında dikkatli davranılmayarak veyahut başka amaçlı, kayırmacı amaçlı düşünülerek hiç hak etmeyen, o hayvancılığı yapma ehliyetinden yoksun, hatta kendisine verilen o hayvanlara alacak saman parası dahi bulunmayan insanlara bunlar verilerek, daha sonra bunları üç ay sonra başkasına satmak durumunda bırakılan, çok güzel amaçlı bir yardımın amacına ulaşmadığını üzülerek görmekteyiz. Bunu, bu yardımlar içerisinde birçok konuda da görmekteyiz. O bakımdan, vakfın, personelinin sosyal haklarının temini gibi, bu yardımların amacına uygun verilmesi gibi işler yapacağına yurtlar gibi konulardan vazgeçmesini diliyor, önergemize olumlu oy vermenizi diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)