Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:54
Tarih:29/01/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir iktidar milletvekilimizin engelliler için "Sizi adam yerine koyduk." sözü, engelliler gibi toplumun en önemli parçası olan bir kesimi incitmiş olsa da şunun bilinmesini istiyorum ki, engellilerin fark edilişi AKP iktidarlarıyla başlamamıştır. Onların haklarının korunması, eğitilmesi noktasında geçmiş bütün iktidarların emekleri, alın terleri vardır. Onların adam olduğunu bilen, o inançla Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında Çocuk Beyannamesi'ni kabul ederek engellilerin haklarını orada düzenlemiş, kendisine ait Atlı Köşk'ü İzmir'de engelli tedavisi için tahsis etmiştir, engelli eğitimi için tahsis etmiştir. 1960'lı yıllarda Süleyman Demirel, 1976'lı yıllarda rahmetli Ecevit, kamu çalışanları içerisinde, özel sektörde engellilerin çalışmaları adına yüzde 3'lük paylar ayırmış, kotalar koymuşlardır. 1980'li yıllara kadar engelliler Türkiye'de vergi vermiyordu.

Değerli milletvekilleri, engellilerin sorunlarını çözerken, bu anlamda bir millî politikanın belirlenmesi, palyatif tedbirlerle sorunların çözümüne gidilmeyip popülist ifadelerden kaçınılması gerekmektedir.

Neden insanlar engelli olur? Sağlık konusunda, annelerin hamileliğinden itibaren takipleri yapılmakta mıdır? Akraba evlilikleri konusunda ne gibi tedbirler alınmaktadır? Eğitimde, trafik kazası gibi hepimizin potansiyel engelli olabileceği bir büyük tehlike karşısında ne gibi tedbirler almaktayız? Terör gibi can alan bir sorunu çözmek yerine, teslim almak yerine teslim olarak, netice itibarıyla büyükşehirlere kadar inmelerine, büyükşehirlerde Hükûmeti korkutarak, tehdit ederek isteklerini yerine getirmeyi bir yol olarak seçen bu terörün yarın cinayetleriyle, ölümlerle, yaralamalarla oluşturacağı engellilerin önümüze çıkacağı gerçeğini hepimizin anlaması gerekmektedir.

Engellilerin eğitimi konusunda okullarımızda onların dışlanmamalarını -demin değerli milletvekilimin gösterdiği resimlerdeki- yerel yönetimlerin onların rahat bir şekilde yaşayabilmeleri adına tedbirler almalarını sağlamak mutlaka önemlidir.

Sosyal hayatımızda engellilere pek fazla rastlayamıyoruz. Oysaki 10 kişiden 1'i engelli Türkiye'de, 10 kişiden 1'i... Bu kadar çok sayıda engellisi olan bir toplumuz. Bunların fark edilmesi, onların dışlanmaması, komplekse girmemesi, üretime dâhil edilmesi, kamu çalışanları içerisindeki yüzde 3'lük kotanın bir sınır değil, taban olarak kabul edilmesi, eksik kontenjanlarının mutlaka doldurulması, özel sektörde 50 kişinin üstünde işçi çalıştıran kurumların mutlaka engelli istihdamı konusunda tedbirin alınması, zorlamanın yapılması, takibin yapılması, bu insanlarımızın en azından yarınlara daha rahat, daha güvenle bakmalarını sağlayacaktır.

İşe girmedeki KPSS sınavları, engelliler için yapılan KPSS sınavları kendilerine duyurulmamaktadır, zamanında müracaat edememektedirler.

Kamudaki bu eksikliklerin giderilmesi ve engellilerin biriken sorunlarının çözülmesi adına yasa umarım faydalı sonuçlar doğurur diyor, önergemin kabulünü arz ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)