Konu:Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:54
Tarih:29/01/2014


AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

524 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 9'uncu maddesinde verilen önerge üzerine söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, tahkime ilişkin öncelikle açıklamamız gereken buradaki temel argüman, "Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır." diyor. Harçlara ilişkin bir azaltma yani tahkime başvurmayı daha cazip hâle getirmeye ilişkin bir ibareyi koyuyorlar. Biliyorsunuz, bu, tahkim kurulları denilen özel kurumlar aracılığıyla uyuşmazlıkları çözen bir yöntem. Burada harçlara ilişkin miktarı yüzde 50'ye indirdiğimiz zaman tahkimi daha cazibeli bir hâle getirebileceğimize, yargılamaya alternatif yeni bir yargılama yönetimi ortaya koyabileceğimize ilişkin bir cazibe yöntemi ortaya koyuyoruz.

Şimdi, buraya gelmeden evvel inceledim, tahkime ilişkin ticaret odalarının, deniz ticaret odalarının İnternet sayfalarına baktığınız zaman, yargılama yöntemleri açısından tahkimin cazip olmasına ilişkin İnternet sayfalarında ayrı ayrı sayfalar var. Demek ki tahkimden hangi kişilerin yararlanacağına, daha çok sanayicilerin yararlanacağına ilişkin bir ibare var.

Şimdi, tahkimdeki normal ücretlere baktığımız zaman yani harcın dışındaki ücretlere baktığımız zaman bu ücretler zaten normalde düşük. Bir de tahkimin, yargılamayla karşılıklı olarak, alternatif olarak ele alındığında hangisinin avantajlı olduğu açısından, 4-5 madde açısından kendi iç dünyasında zaten avantajı var. Nedir bunlar? Bakın, geciken adalet, adalet değil. Yargılamalara başvurduğunuz zaman, ne yazık ki yargılamalar Türkiye'de uzun sürüyor ama tahkime ilişkin esas amaç nedir? Yargılamanın daha kısa süreli olabilmesidir. Yani, cazibe yöntemi açısından...

Bir diğer ikinci yöntem ise, bu konunun niteliğine göre tahkim yoluna başvuranlar iş adamları, genelde bunlar başvuruyorlar. Sanayiciler başvurdukları zaman bu konularda uzman olabilecek kişiyi seçme haklarına sahipler ama yargılama yöntemlerinde bu yoktur. Genel hâkim ilkesi itibarıyla hangi hâkimin önüne çıkacağını siz bilemezsiniz ama tahkimde bu konudaki uzman kişiyi atama talebiniz vardır, bu geçerli olabilir; bu da bir avantaj yöntemidir tahkime başvurmak için.

Bir üçüncü avantaj yöntemi de tahkimde gizliliğin esas olabilmesidir; bu da bir avantajdır. Yani, yargılama yönteminin dışında gizlilikle bu iş halledilebilir; bu da bir avantaj yöntemi olabilir.

Bir de bunun haricinde, tahkim kararları da, hakem kararları da, aynı, mahkeme kararları gibi bir anlamda kesin ilam hükmündedir, mahkeme kararları gibi icra edilebilir; bu da bir avantaj yöntemidir.

Bir başka avantaj yöntemi de tarafların anlaşarak kendi aralarında tahkimi hangi yöntemle çözebileceklerine ilişkin yargılama yöntemlerini belirleyebilmeleridir. Bu, yazılı yargılama yöntemi olabilir, basit yargılama yöntemi olabilir, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun kabul etmiş olduğu yasal çerçeve içerisinde kendilerine göre bir yargılama yöntemi de belirleyebilirler.

Buradan şunu anlatmaya çalışıyorum: Bütün bunlar varken yani 5 madde açısından büyük bir avantaj varken yani tahkime başvuracak kişiler açısından bu 5 madde tek başına bir avantaj sağlamasına rağmen, buna rağmen bizim kalkıp bir yasal düzenlemeyle Harçlar Kanunu'nun ilgili bendinde yüzde 50'lik bir azaltmayı, Harçlar Kanunu'ndaki bu şekildeki bir azaltmayla tahkimi bir avantaj yöntemi, bir cazibe merkezi hâline getirmeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Bunu hangi amaçla, hangi saikle yaptığınızı da anlamak mümkün değildir. O açıdan buradan bir kere daha ifade ediyorum: Eğer bu şekilde kanun koyucu bir yasal düzenleme ihtiyacı duyuyorsa bunu tahkim yönteminde değil de yargılama yönteminde, dava şartlarında, mahkemeye başvururken harçlarda, giderde, yargılama giderlerinde, keşif ücretlerinde... Biliyorsunuz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu değişti, şimdi baştan bedeller depo ediliyor. O nedenle, asıl, vatandaşın, büyük bir vatandaş kitlesinin başvurmuş olduğu genel yargılama yöntemi olan mahkemelere başvuruda bu yönteme başvurmadan, harçlarda herhangi bir eksikliğe veya yüzde 50 indirim yapmadan bu yöntemi bir kenara koyarak sadece belli bir kesimin, belli bir azınlığın yararlanmış olduğu yönteme ilişkin olarak Harçlar Kanunu'muzda yüzde 50 indirim yapmayı anlamak mümkün değildir. Çünkü, tahkimdeki aralıklara baktığınız zaman, belli bedellere ilişkin aralıklara baktığınız zaman, zaten tek başına başvuru yöntemlerindeki alınan giderler, ilk başta alınan ücretler yargılamadaki, mahkemelerdeki ücretle karşılaştırıldığı zaman zaten düşük ücretlerdir. Yani, mahkemedeki yargılama giderleriyle, ilk alınan harçlarla, masraflar ile tahkime başvurulduğu zaman alınan masrafları karşılaştırdığınız zaman her ikisi arasındaki o farkı görürsünüz; tahkimdeki ücretler daha caziptir ama bu demek ki yeterli olmuyor. Bu konuda baskılar var, birtakım lobi faaliyetleri var çünkü bu, herhangi bir ihtiyaç değildir, bir ihtiyaçtan kaynaklanan bir olay da değildir. Demek ki bazı kesimler buradaki alınmış olan harçların fazla olduğunu, bu yönteme başvuranlar bu konudaki taleplerini iletmişlerdir ki böyle bir ihtiyaç doğmuştur. Bize göre, kanun koyucunun asıl olarak, genel olması açısından, bir yandan da kanunların uygulanabilirliği, genelliği, soyutluğu ve nesnelliği açısından bu ilkeler de göz önüne alındığı zaman, bu şekildeki bir düzenlemenin yararı olmadığını buradan ifade ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)