Konu:Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç Ve 77 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Yasama Yılı:4
Birleşim:52
Tarih:24/01/2014


BARTIN MİLLETVEKİLİ YILMAZ TUNÇ VE 77 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya tarihinde bizim bugün karşılaştığımız gibi meselelerle karşılaşanların önerdikleri bir çözüm yolu var.

Ders kitaplarının pek çoğunda görürsünüz, Roma'da bir zamanlar yargıçlık görevi yalnızca senatörlerindi. "Senatörler bozuldular, şövalyelere verelim." dediler; sonra "Şövalyeler de yanlış kararlar aldılar." deyip bu kararları defterdarlara vermeye başladılar; sonra karma gruplardan yargıç heyetleri oluşturdular ve çöküş bir türlü engellenemedi.

Buna ilişkin olarak dünyanın akıllı insanlarından birinin bize söylediği şey "Eğer bu kadar bozulmuşsa işler bir cumhuriyette, ilkelere dönün." önerisidir. "İlkelere dönün. Eğer yalnızca içkide değilse bozukluk, bozukluk içkinin içinde olduğu kaptan geliyorsa yapılacak tek şey vardır: İlkelere dönün."

Şimdi, Türkiye'de ne yazık ki tarafsız ve bağımsız yargı bozulmuştur. Yapılması gereken şey, tarafsız ve bağımsız yargı sistemini kurmaktır. Bunun yolu bellidir; bunun yolu şimdi bizim önümüze gelen HSYK kanun teklifi değildir.

Biz son altı yedi yıldan bu yana, haksız yere suçlandıkları, sahte delillerle tutuklandıkları, gizli tanık uygulamasıyla insanoğlunun kabul edemeyeceği muamelelere maruz bırakıldıkları ve ne yazık ki hapishanede daha yargının sonucunu görmeden can verdikleri için -Ergenekon, Balyoz davaları gibi- tutukluların haksız yere yargılandıklarını söyledik. Burada, kulakları duymayan hâkimler, söyleyecekleri kendilerine başkaları tarafından sufle edilmiş savcılar var dedik. O mahkemeleri gittik gördük, dinledik, vicdanlarımız kanadı. Orada can verenleri, orada haksız yere tutukluyken evlatlarını kaybedenleri, Fatih Hilmioğlu gibi aynı zamanda kanserle baş etmeye çalışanları ne yazık ki ne o mahkemeler duydu ne yargıçlar duydu ne Hükûmetiniz ne Cumhurbaşkanınız ne de yazık ki sizler duydunuz.

Ve şimdi, ne iyi ki Başbakanlık Başdanışmanı "Millî orduya kumpastır bu Balyoz." dedi. Onu söylüyorduk, ortada kumpas var diyorduk. Sayın Baykal'a, Erbakan'a ve Sayın Demirel'e benzer kaset komploları kuruldu. Sayın Başbakandan duyduk, biz bunu diyorduk. Türkiye'nin siyasetine komplolarla ve kasetlerle yön vermeye çalışan ele geçirilmiş bir yargı var diye son altı yıldan bu yana bas bas bağırıyorduk. Dinlemeler ve izlemelerle her türlü ahlaki değeri yitirmiş bir çetenin Hükûmetiniz tarafından korunup kollandığını ve biz de gözlemimize göre âdeta o çetenin Hükümetiniz olduğu izlenimini dile getiriyorduk.

Şimdi diyorsunuz ki: "Bir çete var, bir paralel devlet var." Elbette var ve buna karşı elbette mücadele edilmeli ama o mücadele susmuş vicdanlarla nasıl yapılacak? Hâlâ evladının acısı üzerine canıyla boğuşan, Malatya'da İnönü Üniversitesi Rektörlüğü yapmış değerli bilim adamı Fatih Hilmioğlu'nun sesini siz hâlâ duymuyorken bu hesaplaşma nasıl yapılacak? Bir an önce bu haksız yargılamaların sonuçlarıyla beraber ortadan kaldırılması gerekir. Bir an önce, yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarını dile getirmiş olanlar bu kumpasçı ve komplocular olsa bile, yargı organlarının içinden konuştukları için tarafsız ve bağımsız bir HSYK yaratılarak soruşturulması gerekir. Türkiye'nin bu ağır yükten kurtulması ilkeyi hatırlamaktan geçiyor. Bozulma, bozulan içki değil, bozulan içkinin kabı. Kap bozulmuşsa çözüm bellidir, ilkeleri hatırlamak. İlke, tarafsız ve bağımsız yargıdır.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)