Konu:Adalet Komisyonunda Yaşanan Olaylara İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:46
Tarih:14/01/2014


ADALET KOMİSYONUNDA YAŞANAN OLAYLARA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

İlgili İç Tüzük hükümleri çerçevesinde gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çağdaş sistemlerde parlamentoların iki tane temel işlevi vardır. Bunlardan biri yasa yapmak, diğeri ise yürütmeyi denetlemektir, hükûmeti denetlemektir. Ancak, 24'üncü Dönem Parlamentosu içinden geçtiğimiz süreç içinde, hepinizin de malumları olduğu gibi, bu iki işlevini de tam olarak yerine getirememektedir, yerine getirmekten çok uzaktır.

24'üncü Dönem Parlamentosu, örneğin yürütmeyi denetleyememektedir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki Sayıştay raporlarıyla ilgili yaşanan süreçler, Hükûmetin vatandaşın vergisinin nereye aktarıldığının yasama organı tarafından tam olarak denetlenemediği bir noktaya getirmiştir. Bu çok açıktır, çok nettir. Geçen sene 2011 yılına ilişkin denetim raporları bu Parlamentoya gelmemiş, 2012'ye ilişkin denetim raporları da Sayıştay raporları da gereği gibi gelmediğinden denetlenememiştir.

Ancak, 24'üncü Dönem Parlamentosu yasama işlevinin de tam olarak yerine getirilemediği bir parlamento olarak tarihe geçmektedir. Parlamentoda, yasa yapma tekniğinin çok uzağında olduğumuz, Parlamento geleneklerinin çok uzağında olduğumuz bir yasa yapma tekniğiyle karşı karşıyayız bugün. Tasarı olarak gelmesi gereken yasaların konunun uzmanlarından kaçırılmak, daha ayrıntılı ve detaylı çalışılmasının önlenmesi için teklif olarak Parlamento gündemine geldiği, komisyon çalışmalarının bunun üzerinden yürütüldüğü bir zemini, bugün, Türkiye'ye AKP hükûmetleri sunmuştur, sunmaktadır. Torba yasalarla yasa yapma konusunda son derece ciddiyetin uzağında olduğumuz bir yapıyı da Türkiye'nin önüne sunmuştur.

Ancak, benim burada asıl konuşmak istediğim ve asıl tartışmak istediğim şey: 24'üncü Dönemde, ilk defa kaba kuvvetin, zorun Parlamentoda bir yasa yapma tekniği olarak Türk hukuk sistemine ve Türk Parlamento geleneğine eklemlendiği bir süreç yaşıyoruz. Biz aslında bunu, 4+4+4 gibi kesintili eğitim sistemine ilişkin yasa getirildiği zaman gördük. AKP milletvekillerinin, eğitim sistemini kendi yaşam biçimlerinin, kendi ideolojik duruşlarının bir yansıması olarak dizayn etme motivasyonuyla komisyonda hem İç Tüzük'e hem de Parlamentonun geleneklerine aykırı bir biçimde, muhalefet partisinin taleplerini yerine getirmez bir biçimde, üzerimize saldırarak bu yasanın nasıl çıkartıldığını bütün kamuoyunda gördük ve izledik. Ancak, bu bir ilk değildi. Geçen cumartesi günü ve pazar günü Adalet Komisyonunda yaşananlar da aslında bu eğilimin ve bu yaklaşımın bir uzantısıydı. Bugün bu Parlamentoda, 24'üncü Dönemin Parlamentosunda artık kaba kuvvet ve zor da bir yasa yapma tekniği olarak tarihe geçmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) AKP'li milletvekilleri, kendi çoğunluklarına güvenerek, kaba kuvvet kullanarak bir yasayı çıkartmaya çalışmaktadırlar. Ancak, 4+4+4'ten farklı olarak farklı bir motivasyonla konuya yaklaşmaktalar. 4+4+4'te kendi yaşam biçimlerine uygun bir eğitim sistemi dizaynıyla bunu yapmaya çalışıyorlardı. Ancak, şimdi, mevcut yasanın yolsuzlukların üstünü örtmeye çalışan, yargıyı müdahale edemez hâle getiren, yargıyı idareye bağlamaya çalışan bir yasa olduğunu çok iyi biliyorlar; hukuku ayaklar altına almaya çalışan bir yasa olduğunu, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmaya çalışan bir yasa olduğunu, Parlamentonun geleneğine uygun olmayan bir yasa olduğunu çok iyi biliyorlar. Bunu bildikleri için, iktidar partisine mensup milletvekilleri, bu durumu ve bu pozisyonu savunamadıkları için, fakat başka bir motivasyonla, kaba kuvvet kullanarak bir yasa yapmaya çalışıyorlar. Ne o motivasyon? O motivasyon, AKP'nin aslında gitmekte olduğunun, AKP'nin aslında erimekte olduğunun, AKP'nin aslında iktidardan uzaklaşmakta olduğunun vermiş olduğu baskı ve strestir. AKP'li milletvekilleri, bu baskıyı ve bu stresi üzerlerinde hissederek gitmekte olduklarının telaşesi içerisinde, sözün bittiği yerde kaba kuvveti kullanarak bir yasayı çıkartmaya çalışıyorlar.

Ben, Meclis Başkanını göreve çağırıyorum. Parlamento çatısı altında milletvekillerine zor ve baskı uygulanmaktadır. Ve her şeyden önce, Meclis Başkanının bulunduğu pozisyondan çok daha net tavırlar takınması, çok daha net pozisyonlar alması gerekmektedir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)