Konu:2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:13/12/2013


2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA FAZİLET DAĞCI ÇIĞLIK (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği Bakanlığının 2014 mali yılı bütçe tasarısının Meclis Genel Kurulunda görüşülmesi vesilesiyle AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyor, yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

2011 yılında kurulan Avrupa Birliği Bakanlığı genç ve dinamik kadrosuyla AB sürecimize sahip çıkmakta, önemli çalışmalara imza atmaktadır. Kamu kurumları arasında etkin bir koordinasyon sağlayan Avrupa Birliği Bakanlığı Türkiye'nin bir nevi reform mutfağı olarak çalışmaktadır. Türkiye'de son on bir yılda sessiz bir devrim gerçekleştirmiş, yapılan reformlarla Türkiye'nin çehresini değiştirmiştir. AB'ye uyum sürecinde Kopenhag siyasi ve ekonomik kriterleriyle AB müktesebatına uyum çerçevesinde atılan bu adımlara biraz yakından bakıldığında Avrupa Birliği Bakanlığının önemi daha iyi anlaşılmaktadır.

Türkiye 2005 yılı öncesinde Kopenhag siyasi kriterlerine uyum konusunda attığı adımlarla bu alandaki kritik eşiği aşmış ve katılım müzakereleri başlamıştır. Hükûmetimizin kararlı çalışmaları sonucunda bugün Türkiye çok daha demokratik, çok daha şeffaf ve çok daha özgürlükçü bir ülkedir. İdam cezası ve devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasından sivil asker ilişkilerinin yeniden düzenlenmesine, yargı reformundan yolsuzlukla mücadeleye, kültürel ve dinî özgürlüklerin genişletilmesinden kadın haklarına kadar pek çok alanda kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır. Tüm bu reformlar sayesinde bugün Türkiye'de özgür bir tartışma ortamı tesis edilmiş, yıllarca tabu olarak görülen, toplumun hassasiyetle yaklaştığı konular bile özgürce tartışılır hâle gelmiştir. Üstelik bu reformlar toplumun kadın-erkek, genç-yaşlı, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımı yapılmadan tüm kesimlerine daha müreffeh bir Türkiye yaşama fırsatı vermiştir.

Tüm Avrupa'nın ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Türkiye'nin ekonomik kriterler alanında kaydettiği mesafe ise takdirle izlenmektedir. AB sürecinde gerçekleştirilen köklü yapısal reformlar, artan doğrudan yabancı sermaye ve istikrarlı politikalarla Türkiye ekonomisi hem Avrupa'da hem de dünyada hayranlık uyandıran başarılara imza atmaktadır.

Hükûmetimiz döneminde AB Bakanlığı koordinasyonunda Avrupa Birliği müktesebatına uyum içeren 320 birincil, 1.600'e yakın ikincil düzenleme çıkarılmıştır. Reform niteliğindeki bu düzenlemeler gıda güvenliğinden katı atık yönetimine, enerji verimliliğinden tüketici haklarına kadar çok sayıda yenilikle Türk toplumunun hayat standartlarını daha da yükseltmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; müzakerelere başlamamızın üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen, Türkiye bu yolda gerekenleri yapmaya devam etmesine rağmen ne yazık ki AB'nin akıl tutulması yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Müktesebat fasıllarının üzerindeki siyasi blokajlar ve ülkemize yönelik ön yargılar Türkiye-AB ilişkilerinde zaman ve güven kaybına neden olmaktadır.

Türkiye bugün sadece AB müktesebatının gereklerini yerine getirmekle meşgul olmamakta, aynı zamanda daha önce hiçbir ülkenin karşılaşmadığı uygulamalarla ve ön yargılarla mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Ancak, müzakere sürecinde yaşanan olumsuzluklara rağmen, AB üyeliği ülkemiz için stratejik bir tercih olmaya devam etmektedir. Çağımızın hızla değişen küresel dinamikleri Türkiye-AB bütünleşmesini giderek daha önemli ve vazgeçilmez kılmaktadır. Bu minvalde, AB'nin daha güçlü, daha güvenli ve daha istikrarlı bir geleceğe ulaşmasında Türkiye'nin kilit bir rol üstleneceği açıktır. AB sürecinde gerçekleştirilen reformların da katkısıyla ülkemiz bir sosyoekonomik dönüşüm sürecinden geçmektedir. AB süreci Türkiye'de istikrarlı bir büyüme ortamının devamı açısından da önemli bir rol oynamaktadır. Mevcut krize rağmen AB hâlâ dünyanın en büyük ekonomisi ve Türkiye'nin en önemli ticari ortağıdır. Dış ticaretimizin yaklaşık yüzde 40'lık bölümü AB ülkeleri ile gerçekleşmektedir. Türkiye'ye giren doğrudan yabancı yatırımların yüzde 71'i AB kaynaklıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ iktidarı olarak bizim temel önceliğimiz halkımızın daha iyi bir yaşam standardına kavuşmasıdır. Bu amaca hizmet ettiği sürece, üye ülkelerden kaynaklanan her türlü yıldırma politikasına rağmen biz AB sürecine sahip çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de yüce Meclisimizin çatısı altındaki tüm milletvekillerini Türkiye'nin değişimine, dönüşümüne daha güçlü destek vermeye davet ediyorum.

Bu vesileyle Avrupa Birliği Bakanlığının bütçesinin ve 2014 yılı bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)