Konu:2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı Nedeniyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:29
Tarih:12/12/2013


2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA AHMET İHSAN KALKAVAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, öncelikle, Malatya'da ölen değerli memurlarımıza Tanrı'dan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.

Bunun yanında, dün, bizi Avrupa'da gururla temsil eden Galatasaray Kulübüne, Kulüp Başkanına, şahsında futbolcularına, yöneticilerine, seyircilerine candan tebriklerimi sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Yine, bu akşam oynanacak Lazio-Trabzonspor maçında aynı başarıyı Trabzonspor'un da göstereceğini düşünüyor, onlara da şimdiden başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 2014 yılı bütçesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime, seçim bölgem olan Samsun'da yaşanan sel felaketleri sonrası oluşan sorunlara değinerek başlamak istiyorum. Bildiğiniz üzere, geçen sene ve bu sene içerisinde, yoğun yağışlar sebebiyle Samsun'da sel felaketleri meydana geldi. Selin ardından ise, heyelan ve yolların çökmesi gibi çeşitli sıkıntılar yaşandı. Bu durum, yalnız Samsun'da yaşanmıyor. Ülkenin çeşitli yerlerinde yoğun yağışların ardından maalesef hâlâ bu tür sorunlar yaşanmakta. Fakat, özellikle, Samsun'da geçtiğimiz sene çok sayıda vatandaşın ölümü bu konunun vahametini ve daha sağlam tedbirler alınması gerektiğini bizlere göstermiştir.

Şunu belirtmek isterim ki: Belediyeleri tek sorumlu olarak tutmak yerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının sorumluluğunda olan konuların; mesela, yolların yapımının ihaleyle kimlere verildiğini ve yapımında ya da onarımında nasıl denetlendiği gibi altyapısal sorunların da fazla irdelenmesi gerekmektedir. Örneğin, Bakanlığın, daha önce güzergâhı açık olan Samsun-Ankara kara yolunun 2 ila 30'uncu kilometreleri arasındaki on üç yıldır tamamlanmayan yolun izahını Samsunlulara ve Meclise izah etmesi gerekmektedir. Yapımı bir yıl süren Kırıkkale-Ankara ve Ankara-Polatlı yollarını düşününce bu ihalede Samsunluların burnuna pis kokular gelmektedir.

Selle birlikte çöken ya da heyelan sebebiyle kapanan yolların uzun süreli onarım çalışmaları da bir diğer sorundur. Günler ve haftalar süren çalışmalar vatandaşı oldukça mağdur etmektedir. Bu konunun en güzel örneği, demin bahsettiğim yol güzergâhı ve sorumlusu da orada çalışan müteahhit firmalar ve bunların kontrolleridir. Bakanlığın bütçesini görüştüğümüz bugün, altyapı sorunları ve vatandaşın mağdur olmaması için gerekli tedbirlerin alınması konusunda bundan sonra gerekli adımların atılacağını ben beklemiyorum ve ümit de etmediğimi belirtmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değinmek istediğim en önemli konu da denizciliktir. Denizcilikteki sorunların tümünü anlatmak için dokuz dakikalık süre yeterli olmadığından, önemi oldukça yüksek gördüğüm bazı konularda sizleri aydınlatmak istiyorum. Ülkemizde gemi işletme sektörüne maalesef hak ettiği değer verilmemektedir. Gemi inşası, finansmanı ve tersanelerin günümüzdeki durumu, tartışılması gereken en önemli konulardır. Türkiye'de gemicilik sektörüne devlet tarafından verilen destek ve teşviklerin Avrupa Birliğine kıyasla yetersiz olduğunu görüyoruz.

Stratejik planlama ile denizcilik üniversiteleri ve denizcilik meslek okullarının sayısının artırılması sektörün kalifiye personel ihtiyacının karşılanması için önemli bir girişim olacaktır. Böylece, tersane sayısı artırılırken istihdam konusunda sıkıntı yaşanmayacak ve teknik personel sayısı artacağından sektör kaliteli ve altyapısı sağlam bir hizmet sunacaktır. İstihdam konusundaki en büyük sorun taşeronlaşmada yaşanmaktadır. Üretim sürecinde iş güvenliğinden uzak taşeronlaşma çalışmaları engellenmelidir. Bildiğiniz gibi, tersanelerdeki ölümler bir dönem Türkiye'nin gündemindeki en büyük sorunlardan biriydi fakat taşeronlaşmanın önüne geçilmediği sürece bu tehlike her zaman devam edecek.

Bu sorunların çözümüyle eş zamanlı olarak gemi inşasını özendirmeye yönelik çalışmalar yapılmalı ve bunun için de tersanelerin iyileştirilmesine, armatöre destek verilmelidir. Geçtiğimiz sene, yine bütçe görüşmeleri için söz aldığımda bahsettiğim bazı çözüm önerilerini tekrar sıralamak istiyorum çünkü bu konuda hiçbir ilerleme kaydedilmedi ve en ufak bir değişiklik dahi yapılmadı.

Sektör acilen özel önem taşıyan sektörler arasına alınmalıdır. Eğer alınmazsa başta tersaneler ve armatörler tamamen yok olacaktır.

Ürün odaklı gemi inşasına yönelik prim sisteminin tanımlanması gerekmektedir.

Koster filosu yenilenmeli ve buna kaynak sağlanmalıdır. Avrupa Birliğinde geçerli olan modernizasyon yatırımları ve desteklerine kendi mevzuatımızda da yer verilmelidir.

Sadece deniz yolu taşımacılığından alınan serbest sağlık resmî ücretleri kaldırılmalı, fener ücretlerinde indirim sağlanmalıdır.

Mevcut gemi sayısı artırılarak yük taşıyan gemilerin millî bayraklı olması sağlanmalıdır. Bu konu da son yıllarda dünyada var olan ekonomik durgunluk ve belirsizlik yüzünden gerileyen deniz ticaretinin Türkiye'yi daha az etkilemesinin sağlanması açısından önemlidir.

Türkiye yük taşıtan değil yük taşıyan ülke konumuna gelirse denizcilikte hak ettiği yere gelmiş olacaktır.

Bir diğer konu ise liman altyapısı ve kapasitesinin genişletilmesidir.

En önemlisi de bu konular, bu çalışmalar Deniz Ticaret Odasıyla koordineli olarak, beraber çalışarak yapılmalıdır. Tekrar ediyorum: Bütün bu çalışmalar Deniz Ticaret Odasıyla koordineli olarak ve beraber çalışarak yapılmalıdır.

Türk denizcilik sektöründe yaşanan en sıkıntılı durum ise armatörlerin kredi kullanımındaki zorluklardan kaynaklanmaktadır. Yabancı bankalardan kullanılmak istenen kredilerin verilmesi ve kullanılan kredilerin geri ödemelerinde armatörlerimiz yalnız bırakılmıştır. İlgili bankalardan Bakanlık ve Hükûmet aracılığıyla taleplerde bulunulması ve şartların kolaylaşması sağlanmalıdır.

Başka ülkelerdeki ihracat kredi kuruluşları gibi, deniz taşımacılığını kendi ülke bayraklı gemilerimizin tekeline verme şartı koyulmalıdır. Yani Türk EXIMBANK'ın kredilendireceği ihracata ilişkin taşımalarda Türk bayraklı gemi şartı getirilmeli, getirilen bu şart da Türk denizciliğine ve daha önemlisi de Türk ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.

Ülkemiz kıyılarının yanlış ve gelişigüzel kullanımını önlemek, denizciliğin planlı ve doğal yaşamı da dikkate alınarak geliştirilmesi amacıyla denizcilik sektörünün tüm bileşenlerini kapsayacak bir kıyı master planı hazırlanmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hedefimizin özel bir denizcilik bakanlığı olduğunu bir kez daha söylemekte fayda var. Böylece, denizcilik sektörü kapsamındaki tüm faaliyetler ve sorunların çözümü dayanışma ve eş güdüm sağlanarak daha kolay gerçekleştirilecektir.

Ülkemiz için önemli bir konu olarak da, Batum-Samsun demir yolu hattının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Son olarak da, Sayın Bakan ve bürokratlarımıza şunu söylemek istiyorum: Ülkelerin havaalanları, VIP salonları o ülkelerin aynası sayılır. Son iki üç yıldır, bilhassa Ankara ve İstanbul Atatürk havalimanlarımızın VIP salonlarının görünümü ülkemiz için iyi bir görüntü vermiyor. Yolcu olarak giren çıkan belli değil, bunu tasvip etmiyoruz. Hele hele, 20 Kasım 2013'te benim bizzat VIP 1 salonunda çekmiş olduğum resmi şimdi Sayın Bakanıma sunacağım.

Çıplak ayaklı, sözde misafir... Bunun için görevlileri uyardığımızda, görevliler, "Bir bakalım, kimin misafiri." diye cevap veriyorlar. Ama ben onlara "Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir şeye müsaade ediyor mu?" dedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET İHSAN KALKAVAN (Devamla) - "O zaman, bir bakalım, kimin misafiri." deyince, "Bırakın, ben onu çıkarayım." dedim. Buna müsaade etmediler, bir görevli çağırdılar, çıkardılar.

Şayet bunlara müsaade ediliyorsa çok yanlış yoldayız, şayet etmiyorsak...

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kalkavan.

AHMET İHSAN KALKAVAN (Devamla) - Özür diliyorum.

...bunu disiplin altına almamız lazım.

Bu duygu ve düşüncelerle 2014 bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)