Konu:2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
Yasama Yılı:4
Birleşim:28
Tarih:11/12/2013


2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA TURGAY DEVELİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletimin bana verdiği bütçe hakkını kullanarak vatandaşımızın ödediği vergilerin usule uygun olarak harcanıp harcanmadığını tespit etmem Hükûmetçe ve Sayıştay üst yönetimi tarafından engellendi. Sözlerime bu durumu protesto ederek başlıyorum.

Geçen bütçe görüşmelerinde Radyo Televizyon Üst Kurulunu, Adalet ve Kalkınma Partisinin Türkiye'yi bir AKP stüdyosuna dönüştürmek için kullandığı bir sopaya benzetmiştim. Bugün konuşmamın ilerleyen saatlerinde bundan örnekler vereceğim.

Değerli milletvekilleri, burada bir sistemi, bir aygıtı besleyecek, onun dişlilerini çalıştıracak sistemi muhasebeleştirmeye çalışıyoruz. Devlet, iktidar erkini kullananların dışında, sömürdüğü köylülerin, işçilerin, esnafın, emeklilerin gelecekleri üzerinde kendi geleceğini kurmaya çalışıyor. Doksan yıllık cumhuriyet çürüye çüreye, köhneleşe köhneleşe... Artık, bu çatının altındaki biz milletvekilleri, sokaktaki vatandaşın temel taleplerini karışlamaktan uzak halkın gündemi yerine, Meclisin kendi gündemi içerisinde daraldıkça daralıyoruz.

Bugün, Yüksekova'da, Adana'nın Dağlıoğlu Mahallesi'nde, Taksim Meydanı'nda, Gezi direnişlerinde, Gever'de anaların ağıtları kulaklarımıza gelmeyecek kadar duvarlar ördük aramıza. Toplumu, ulusu alt kimlikler ve mezhepler üzerinden tanımlayarak gerçekten eşitlik, kardeşlik ve adalet temelli bir araya gelmemiz gereken bütün değerleri öteledik. Bu halkın yüzde 90'ı yoksul. Türkiye'deki işsizlik oranı dünya ülkelerinin üzerinde. Memurların aldığı ücret yaşamlarını sürdürmeye yetmiyor. Öğrenciler okuldan mezun olduktan sonra atanamıyorlar iş yok. Çiftçinin durumu gerçekten işler acısı. Biz bu bütçeyle yoksulların, çaresizlerin, umutsuzların taleplerine derman olmuyoruz, onlara cevap vermiyoruz.

Bu kirli aygıtın, sistemin sürmesi için, çatırdayarak sürmesi için dişlilerin arasına bir yıllık bir yağ daha sürülüyor. Eğer bu düzen rehabilite edilmezse halktan alınan vergilerle, yoksullardan alınan vergilerle bu devlet aygıtını besleyen sistem yenilenmezse, reforme edilmezse hepimiz bu çatıyla beraber bunun altında kalırız arkadaşlar. Çünkü bu Meclis ne özgürlük taleplerini karşılayabiliyor ne işçilerin, köylülerin, yoksulların ekonomik taleplerini karşılayabiliyor. Bu sistem sürdürülemez. Bu sistem sürdürülemediği zaman bunun altında başta iktidar erkini kullananlar kalacaktır.

Seneca'nın milattan önce kırkıncı yılda söylediği bir laf var: "Başlayan her şey biter." İster doksan yıllık cumhuriyet, ister on bir yıllık AKP iktidarı, isterse bundan sonra gelecek iktidarlar; halka dayanmayan, temsil iradesini halktan almayan bu Siyasi Partiler Yasası'yla, bu seçim yasasıyla Meclis oluşturulduğu sürece bu Meclis halkın temel taleplerini karşılayamaz arkadaşlar.

Şimdi, gelelim RTÜK'le ilgili değerlendirmelere. Arkadaşlar, RTÜK çürüyen sistemin sopası ama 1993 yılından bu yana, 1994 yılından bu yana, yaklaşık yirmi yıldan bu yana benim de içinde bulunduğum, çok yakından izlediğim bir kurum ve çürümüş, dökülüyor. Öylesine dökülüyor ki, öylesine... Şimdi, az önce AKP'li arkadaşımız RTÜK'ün bütçesini saydı, "Bu görüşmeler sırasında bunlar konuşulmadı." dedi. 480 milyon lira 2014 yılı bütçesi. İhale yapıldı. Sayın Sakine Öz arkadaşımız da söyledi, Sayın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da bir demecinde söylemişti bunu "Devlete 1 milyon liralık gelir elde ettik." diye. Şimdi, ihaleler iptal oluyor. Bundan önceki iktidarlarda olduğu gibi AKP iktidarı da RTÜK frekanslarını beceremedi; bir bir ihaleler iptal oluyor. Şimdi, "Bu kadar para topladık, gelir elde ettik." deniyor. Peki, o verilen teminat mektupları, o, günde 50 lira, 100 lira reklam geliri dahi elde edemeyen, Türkiye'deki bine yakın radyo ve televizyon -ulusal televizyonlardan bahsetmiyorum- bu insanlar teminat mektuplarını faizle aldılar, paralarını krediyle aldılar. Bunların bu zorluklarına karşı acaba RTÜK bir çare bulacak mı?

Şimdi, RTÜK'te "tweetsavar" diye bir uzman var. Bu uzman...

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ne savar?

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Tweetsavar.

Bunun işi gücü oturup tweet atmak. Ben yüzüm kızarır diye Sayın Bülent Arınç'a dahi yazdığı "tweet"leri buradan okuyamıyorum, Sayın Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya yazdıklarını okuyamıyorum. Diğerlerine, diğer AKP milletvekillerine yazdıklarına hiç gerek yok. Bu adamın -adamın, kusura bakmayın- bu memurun, uzmanın çok da özel bir koruması var. Mesela TRT'de ve diğer devlet kurumlarında öğretmenler mahkemeye verildi Gezi direnişlerinden, eylemlerinden dolayı; gençler Facebook'ta, Twitter'da çağrı yaptıkları için. TRT'de 15 kişi soruşturuluyor, bu arkadaşımız özel, müstesna bir koruma altında. Bakana dahi, tırnak içinde söylüyorum "sallıyor" bakanlara ama bu arkadaş hakkında RTÜK'te bir işlem yapıldı ve "Soruşturmaya gerek yok." dendi.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Nasıl yetenekli bir arkadaşmış bu. Egemen Bağış'ın akrabasıdır kesin.

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Orasını bilmiyorum Haydar.

Şimdi, Halk TV'ye, Ulusal TV'ye, muhalif televizyon ve gazetelere Gezi direnişlerinden sonra cezalar artırılıyor ya, şimdi AKP ile Gülen hareketi içindeki dershaneler tartışmasından sonra -gözünüz aydın mı diyeyim, gözünüze yazık mı diyeyim- Samanyolu, STV ve diğer televizyonlara da RTÜK sopa göstermeye başladı arkadaşlar. Düne kadar diğer televizyonlara cezalar yazılıyordu, anında tahsilat yapılıyordu, gönderiliyordu, şimdi Gülen hareketinin televizyonları ve radyolarına şakır şakır cezalar yazılmaya, uyarılar gitmeye başladı.

Son bir sözüm şu: Sayın Başbakanın AK PARTİ Grubunda ve diğer yerlerde yaptığı aday tanıtımlarında, TRT, sadece bir tanesinde, iki saat dört dakika canlı yayın yaptı 2 televizyonuyla. "Meclis Televizyonunu açalım." diyoruz. Sayın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Beyefendi, geçen, Plan ve Bütçe Komisyonunda "Getirin kanun teklifini, açalım Meclis televizyonunu." dedi. 3 tane kanun teklifi var. Sonuncusunu yaklaşık on beş gün önce ben verdim. Meclis televizyonu açılırsa hiç olmazsa -sadece şu anda çalışmaları Meclis yayınlıyor, televizyon yayınlıyor ama- bundan sonraki çalışmaları da halkımız buradan çok net olarak izler, dinler ve hepimiz hakkında kararlarını kendisi verir.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)