Konu:2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı Nedeniyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:28
Tarih:11/12/2013


2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, sözlerime başlarken Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, arkadaşlar, ben Millî Güvenlik Kurulu, MİT ve Kamu Denetçiliği bütçesi üzerine söz aldım. Bildiğiniz gibi, son zamanlarda, son günlerde, özellikle MGK kararlarıyla birlikte, Millî Güvenlik Kurulu tartışmaya açıldı. Biz, bu konuyu geçen yıl ağustos ayında gündeme getirmiş, Sayın Başbakana bir soru önergesi vermiştik. Hâlen bu cevap verilmedi. Biliyorsunuz, soru önergeleri Meclis adına istenir, Meclis Başkanlığı ister ama anlaşılan, yürütme, Meclisi sadece kendi istediği kanunları çıkaran bir araç olarak görmekte, saygı duymamaktadır. Sayın Başbakan dün millî iradeden bahsediyordu ama öncelikle kendisini millî iradeye, Meclise saygıya davet ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu MGK konusu, Millî Güvenlik Kurulu... Az önce iktidar partisi grubu adına konuşan arkadaşımız diyor ki: "Millî Güvenlik Kurulunun kararlarını takip etme görevini MGK Genel Sekreterliğinden aldık, Başbakan Yardımcısına verdik, şeffaflaştık." falan, filan. Sonra, bir gazetede, bu Millî Güvenlik Kurulunun, sizin Hükümetiniz döneminde çıkarılan, Sayın Başbakanın, Sayın Başbakan Yardımcısının, Hükûmet üyelerinin, 7 Hükûmet üyesinin, sivilin, çoğunluğun hiçbir şerh koymadan, ihtirazi, kayıt koymadan onayladığı MGK kararını yayınlandığı zaman, Sayın Başbakan diyor ki: "Devletin mahremiyetine ait bilgileri yayınlamak düpedüz ihanettir." Sayın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da diyor ki: "Bir gazete veya bir gazeteci, daha evvelden bu konularda mahir olduğunu bildiğimiz birisi bir kararı yayınladı. MGK Kanunu diyor ki: 'Tutanaklar, görüşmeler açıklanamaz ve yayınlanamaz.' TCK 327, 328, 329, MİT Kanunu'nun 27, Basın Kanunu'nun 3'üncü maddesine göre suçtur. Şimdilik bir şey yapmayacağız, savcılar harekete geçsin."

Değerli arkadaşlar, şimdi, siz işinize geldiği zaman, daha önce aynı "mahir" gazeteci MGK kararlarını yayınladığı zaman, bunu "demokratikleşme, şeffaflaşma, aydınlanma" falan diye sunarken şimdi, size dokununca bunu bu şekilde "ihanet" mihanet, falan filan diye nitelendirmek, kusura bakmayın ama riyakârlık, ikiyüzlülük, sahtekârlıktan başka bir şey değildir. Yani realite budur. Yani işinize gelince böyle "şeffaflaşma, basın özgürlüğü, düşünce hürriyeti..." "Devletin mahremi olmaz." falan filan. Doğru, devletin mahremi olmaz. Bakın, hukuk devleti, hukuka oturan devlet gizli saklı, sinsi planlar yapmaz vatandaşı aleyhinde.

Açıklayın, açıklayın... Yani sizin döneminizde, MGK kararları... Başbakanlık tarafından hazırlanan eylem planlarına göre kaç kişi hakkında fişleme yaptınız? Sizin şu anda milletvekiliniz olan valiler kaç kişi hakkında fişleme yaptı?

Sadece türbanlıları değil, siz türbanı kullanıyorsunuz. Yani eşi türbanlı olduğu için hangi genel müdürün önü kesildi, hangi kaymakamın önü kesildi, hangi valinin önü kesildi, açıklayın. Hangi Alevi yurttaş hakkında, Kürt yurttaş hakkında, gayrimüslim yurttaş hakkında fişleme yapıldı? On yıllık icraatınızı açıklayın.

Bakın, daha önce, Fazilet Partisi Milletvekili Mahfuz Güler, 1999 yılında, rahmetli Ecevit döneminde soruyor: "Başbakanlık Takip Kurulunun dayanağı nedir? Bunun üyeleri kimlerdir? İrtica değerlendirmesinde hangi kriterler göz önünde bulundurulmuştur?"

Yine, Zeki Ünal, Fazilet Partisinden, 31/8/2000'de Batı Çalışma Grubunu soruyor. Çok güzel.

Efendim, yine Konya Milletvekili Hüseyin Arı 2000 yılında soruyor.

Evet, biz de sormuşuz, Başbakanlık cevap vermiş, sizin Başbakanlığınız. Ne diyor?

"Kurul en son toplantısını 19 Aralık 2006 tarihinde yapmıştır. Bizim Hükûmete geldiğimiz tarih olan 14/3/2003 tarihinden Ocak 2007'ye kadar 43 defa toplanmıştır." Ne yaptınız toplandınız da açıklayın. Samimi misiniz, dürüst müsünüz, açıklayın. Açıklamayan namerttir! Bütün her şeyi... Yani, devletin kozmik odalarına girerken "demokrasi, özgürleşme, şeffaflaşma", size dokununca "Aman efendim, ört üstünü." Niye örtüyorsunuz?

Bir vatandaş, bir yurttaş, kendisine karşı gizli dahi olsa raporu öğrenme hakkına sahiptir. Gizlilik kamuya dönüktür, kişiye dönük değildir. Bana ait tutulan rapor benimle ilgiliyse, bana karşı gizli olamaz. Bana karşı gizli olamaz!

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - AK PARTİ getirdi size.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bilgi Edinme Kanunu'na göre istedik, vermiyorsunuz. Vermiyorsunuz vatandaşa, "gizlidir" diyorsunuz.

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - AK PARTİ getirdi!

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - İstedim şimdi. İstedik, vermiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, samimi değilsiniz.

Gelelim, MİT'e. MİT ne yapıyor arkadaşlar? MİT hepinizi dinliyor. Bak, hepinizi dinliyor. Sadece bizi değil biliyor musunuz, sizi de, iktidar partisinin bütün milletvekillerini, bakanlarını, valilerinizi, belediye başkanlarınızı, müsteşarlarınızı... Nedir, ne yapıyorsunuz, nereye gidiyorsunuz, kiminle ne tür ilişki içindesiniz, zaaflarınız nelerdir, bunlar dinleniyor, bunu bilin. Bir tarafa kaydediliyor, arşivleniyor. Bugün için belki çıkmıyor ortaya ama yarın bir gün, işine gelmediği zaman, birileri servis eder. Böyle bir şey olmaz! Eğer Millî İstihbarat Teşkilatıysa, benim istihbarat teşkilatımsa benim ülkeme karşı yapılacak terör eylemlerini, tertipleri önlesin, onları dinlesin. Efendim, gitsin, Reyhanlı'da Suriye uyruklu Amerikan vatandaşını, "restorancılık", "lokantacılık" adı altında karargâh kuran adamı dinlesin, izlesin. Sonra Reyhanlı patlaması oluyor, 53 kişi ölüyor. Gitsin, bugün, El Kaide'ye, El Nusra'ya, eli kanlı teröristlere silah taşıyanları takip etsin. Ha, MİT bunlarla iş birliği içinde midir? O zaman da dürüstçe bunu söyleyin, "Benim millî menfaatim bunu gerektiriyor." deyin, biz de ikna olalım. Ne yapıyor MİT? Öğrencileri dinliyor, fişliyor, milletvekillerini; Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekillerini, Milliyetçi Hareket Partisinin milletvekillerini, Barış ve Demokrasi Partisinin milletvekillerini. Ya başka işi yok mu kardeşim MİT'in? Bu mudur MİT yani?

Bakın, samimi söylüyorum, bir devlet hukuka oturmazsa, hukukla kurumsallaşmazsa o organize bir çete olur, çete. Hukuktan kopan bir devlet devlet değildir, meşruiyetini yitirir, çeteleşir ve size de zarar verir. Gelin, hukuk devletini oturtalım, demokrasiyi oturtalım, insan haklarını oturtalım diyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)