Konu:2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
Yasama Yılı:4
Birleşim:28
Tarih:11/12/2013


2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştay bütçesi üzerinde konuşmak üzere söz aldım.

Dün burada konuşan Recep Bey dedi ki: "Efendim, okullarda eskiden 60-70 kişilik sınıflar vardı, şimdi 30 ila 35'e indirdik." Bugün bana Muradiye'nin Kandahar İlköğretim Okulundan telefon eden, 4 çocuğundan 1'inin okulda olduğu sınıfın 72 kişi olduğunu söylüyor. Ya biraz insanlara dürüst konuşun be! Makamınızdan, mevkinizden utanın ya! Yani bu insanlar sizi dinliyor, bu televizyonlardan sizi dinliyor. Burada yalan söylemekle nerede bu milleti kandırıyorsunuz?

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sen utan, sen, sen! Sen utan!

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen temiz bir dil kullanın.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar, mesele şu...

MEHMET METİNER (Adıyaman) - "Recep Bey" dediğin kim? Sen utan!

BAŞKAN - 67'nci madde ortada Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi bunu susturmayacaksanız sustururum ben bunu.

BAŞKAN - Temiz bir dil kullanın lütfen.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sana hesabını soracağım Adıyaman'da.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Senin ayarın bozulmuş.

BAŞKAN - Siz temiz dil kullanırsanız cevap vermezler oradan.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar...

BAŞKAN - Sayın Metiner, lütfen müdahale etmeyin.

SAKİNE ÖZ (Manisa) - Sayın Başkan, siz müdahale ediyorsunuz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Başkan, AKP milletvekilleri ana avrat küfrediyorlar.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, Sayıştay... Dün burada Hükûmet bütçesini, masalını sunan Bakan dedi ki: "Efendim, Sayıştay raporları gelmiştir. Biz Sayıştay raporlarının hukuksuz olanlarını mahkemeye sevk edeceğiz."

Şimdi, Plan ve Bütçe Komisyonunun Başkanı burada AKP adına konuştu, dedi ki: "Kesin hesap görüşmelerine esas olan genel uygunluk bildirimidir, mali rapor değildir."

Arkadaşlar, insanlar cahil olsa bile bu kadar laf etmez. Mali rapor olmadan genel uygunluk raporu düzenlenemez. Bunu, en basit bir mali bilgisi olan insanlar bilir. Mali uygunluk raporu nedir? Bütün bakanlıkların, ayrı ayrı kurumların harcadığı paraların ayrıntılarını gösterdiği bir rapordur. Bu rapor olmadan genel bildirim raporu verilemez.

Şimdi, niye yapmamışlar? Arkadaşlar, bakın, şimdi, burada Sayın Genel Başkanımız Gümrük ve Tekel Bakanlığıyla ilgili, Adalet Bakanlığıyla ilgili Sayıştay denetçilerinin düzenlediği... 300 sayfalık, 270 sayfalık raporları düzenledi. Şimdi, bu raporlar ne oluyor biliyor musunuz? Şurada oturan Sayıştay Başkanının başkanlığı altında Rapor Değerlendirme Kurulu diye bir kurul var. Bu kurul AKP'nin yaptığı yolsuzlukları, hırsızlıkları, suistimalleri aklama komisyonu hâline getirdi Sayıştayı. Bu raporları alıyor, içindeki bütün yolsuzlukları, suistimalleri çıkarıyor, bir kâğıt parçası olarak Meclise gönderiyor. Ben şimdi soruyorum bu Sayıştay Başkanına: Hangi sıfatla gelmiş, burada oturmuş?

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen, bir bürokrata o şekilde hitap etmeyin. Lütfen...

KAMER GENÇ (Devamla) - Devletin katrilyonlarına yapılan suistimalleri burada AKP adına aklayan bu kişi hangi sıfatla gelmiş buraya? (CHP sıralarından alkışlar)

Devleti zarara sokan bir kişi burada gelip oturamaz arkadaşlar. Bunun yetkisi buraya...

BAŞKAN - Muhatabınız bürokrat değil Sayın Genç.

AHMET YENİ (Samsun) - Suçlama, cevap veremeyecek adamı suçlama.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Bürokratlara sataşmak doğru mu?

KAMER GENÇ (Devamla) - Dürüst görev yapmadan yapamaz. Neden yapıyorlar bunu?

Bakın, arkadaşlar, ayrıca da biliyorsunuz, Toplu Konut Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Tasarruf Mevduat Sigortası Sayıştayın denetimi dışındadır. Neden dışında biliyor musunuz? Geçen gün Bodrum'da 687 dönümlük bir arazi, en kıymetli arazi, Tayyip Bey'in her gün otellerine, her gün değil de sık sık otellerine gidip de aile efradıyla yediği içtiği Rixos otellerinin sahiplerine verildi. Kaça verildi biliyor musunuz? 150 milyon dolara. Arkasından, o Rixos otellerinin sahibi gitti, Ziraat Bankasında 180 milyon lira... Üç gün sonra, bakın, 05/07'de bunu özelleştirmede verdiler, 08/07'de gitti, Ziraat Bankasından 180 milyon dolar aldı. Bunları Sayıştay raporuna yazıyor mu? Yazmıyor.

Şimdi, arkadaşlar, diyorlar ki: "Hızlı tren yaptık." Hızlı trene bugün o harcanan paralarla iki tane hızlı tren yapılabilir. Hızlı tren yaptılar ama Devlet Demiryollarının elindeki iki travers fabrikasını durdurdular, Recep Bey'in dünürüne travers fabrikasını açtılar, 80 trilyon lira ona para ödediler. Arkadaşlar, o hızlı trenlere harcanan, o yatırımlara harcanan paralar sağlıklı incelense onların yüzde 50'sinin soygun, hırsızlık olduğu ortaya çıkar ama nerede...

Şimdi, deniliyor ki... Arkadaşlar, eskiden 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu vardı. 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu'nda devlet ödemelerinde bir ciddiyet vardı ama bu son Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gelince şimdi bunlar da öyle bir sistemi getirdiler ki, efendim müteahhitler şey ederse, istihkak raporunu getirirse hiç incelemeden ödeme yapıyorlar. Böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Yani, o usulüne göre ihale edilmiş mi edilmemiş mi, bunların hepsi incelenmiyor. O bakımdan yani suistimallerin haddi yok, hesabı var.

Şimdi, geçen gün burada bir rapor tartışması yapıldı. Bu raporun baş sorumlusu Meclis Başkanıyla Tayyip Erdoğan'dır.

Şimdi, Tayyip Erdoğan gitti Diyarbakır'da Beşir Atalay'la beraber dedi ki: "Biz Kürdistan lafını bilerek kullandık." Yani biz kendi aramızda, geldik, artık Kürdistan'ın kurulması gerektiğine karar verdik.

Şimdi, BDP'li milletvekilleri de haklı olarak Tayyip Erdoğan'ın yaptığı bu konuşma üzerine o düşüncelerini rapora intikal ettirdiler. Şimdi, bu komisyon bu raporu yazdı buraya getirdi, ondan sonra Başkanlık da bu raporu uygun gördü. Sırf burada çıkıp da millete sanki bu işe karşıymış gibi, milliyetçilik yapalım diye sahte milliyetçilik yaptılar AKP'liler yani esas, baş sorumlusu Tayyip Erdoğan'dır. Diyor: Türkiye'yi ben böleceğim. Bunun sebebi de 30 Martta yapılan seçimlerdir.

Arkadaşlar, 12 Haziran seçimlerinde oyu aldı, 16 Haziran seçiminden sonra, bakın, 180 tane şehit oldu. Şimdi, 30 Marta kadar, zaten doğu, güneydoğu karlı, bir eylem yapılmaz. Tayyip'in hesabı şu, diyor ki: Efendim, işte ben 30 Mart seçimlerinde alayım belediye başkanlığı seçimini, ondan sonra yine şehitler verilsin, ondan sonra... Perde arkasında ne konuştuğu belli değil.

Tabii, zamanımız az olduğu için düşüncelerimizi ayrıntılı olarak açıklayamıyoruz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET YENİ (Samsun) - Bu beklentileriniz olmayacak. Beklentileriniz olmayacak.

KAMER GENÇ (Devamla) - ...ama yolsuzluklarla dolu bu bütçeyi şiddetle reddediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)