Konu:Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi
Yasama Yılı:4
Birleşim:16
Tarih:13/11/2013


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İÇTÜZÜĞÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR İÇTÜZÜK TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de başka bir mesele yokmuş gibi kadınların Türkiye Büyük Millet Meclisinde pantolon giymesi meselesi Meclisin gündemini işgal ediyor. Çok enteresan bir şey. Aslında, tabii, biraz önce bir soru sordum. Bakın arkadaşlar, bilim adamı kimliğinde olan insanların fikir namusunu taşıması lazım. Fikir namusunu taşıyan bilim adamı da doğru söyler. Eğer fikir adamı, bilim adamı fikir namusuna sahip değilse o bir militandır. Bilimden, akıldan kendisini soyutlamış ve belirli bir kitlenin emrine göre hareket eden bir kişi pozisyonundadır. Biraz önce sorduk, maalesef, diyoruz ki: Türban inançtan mı kaynaklanıyor, özgürlükten mi kaynaklanıyor? Doğru bir cevap verilmiyor bize.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Hala çözemedin mi?

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, bakın, Atatürk'ün kurduğu laik, çağdaş ve uygar Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünyada emsali görülmemiş devrimlerin özünde bir medeniyet projesi yatar. Şimdi, maalesef, on bir senedir karşı devrimciler bundan çok rahatsız oluyorlar ve bu medeniyet projesini yok etmeye çalışıyorlar.

Şimdi, mesele şu arkadaşlar: Burhan Kuzu anayasa profesörüdür. Anayasa Mahkemesi kararı var, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, Danıştayın kararı var, "Türban dinî simgedir. Dinî simge kamu hizmeti alanında kullanılamaz." diyor. Bunu söyle, bunu söyle de ondan sonra de ki: "Kardeşim, yani bizim bugün çoğunluğumuz var, bu çoğunluk bunu sağlıyor." Ben bir şey demiyorum buna.

Bakın, bu sene bize bir haber geldi, dediler ki: "AKP'liler toplanmışlar, hacca birtakım kadın milletvekillerini götürecekler, o kadın milletvekilleri hacdan döndükten sonra -yeni bir seçime gidiyor ya- bunları Meclise sokacaklar. Cumhuriyet Halk Partisi bunlara saldıracak, biz de bunu seçimde kullanacağız, bunun nemasını elde edeceğiz." Şimdi, bu çok önemli ve çok sağlıklı bir istihbarat aldım.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen kaynaklarını bir kontrol etsene! Nereden aldın o bilgiyi?

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben size bir hikâye anlatayım: İki köyün arasından bir nehir geçiyormuş. Haftada bir gün, o nehrin bir tarafına bir kadın, öteki tarafına da bir kadın, geliyorlarmış, birbirlerine hakaret ediyorlarmış, bağırıyorlarmış, çağırıyorlarmış. Kadının birisinin işi çıkmış, "Ya, ben gidip o kadına bağırmayacağım, benim yerime sen git bağır." demiş. Tabii, o gitmeyince, karşıdaki kadın bağırmış, çağırmış, hakaret etmiş, o yeni gelen kadın susmuş. Susunca, o hakaret eden, bağıran kadın kederinden, üzüntüsünden çatlamış.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Ah canım!

KAMER GENÇ (Devamla) - Dolayısıyla biz de sizin kederinizden, üzüntünüzden çatlamanız için bu işe ses çıkarmadık. Yani bu işin özü böyle, bunu bilesiniz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi canım sen de!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar, bakın, bütün mesele şu...

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Öyle mi arkadaşlar?

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sayın Hamzaçebi, öyle mi? Bu yüzden mi karşı çıkmadınız?

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, şimdi, bugüne kadar çok bu işin peşine düştünüz. Biz bunu vatandaşa bırakıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti, çağdaş, ilerici, medeni bir ülkedir. Medeniyet projesi. Medeniyet projesi Türkiye'de yalnız şey değil ki. Şimdi, vatandaşlarımız... Seçime gidiyoruz. Siz, dini çok istismar ediyorsunuz. İslam dini çok kutsal bir dindir, çok yüce bir dindir.

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Senden mi öğreneceğiz ya! Sen işine bak!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu yüce dini kavramak için İslam dininde görev yapan, İslam dininde olan insanların dünyada lider olması lazım. Bu liderlik kadınları kara çarşafa sokmakla olmaz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Rozet takarken iyimiydi.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bir gün benim odama 3 tane kız geldi. Şimdi, güzel de kızlar. Başlarını örtmüşler. Ya dedim, bakın, kızlar, şimdi, sizin en güzel yeriniz gözleriniz, dudaklarınız, yüzünüz.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Allah Allah! Saygısızlık yapma!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, dedim ki bu yüzünüzü açın, saçlarınızı açın; sendeki de kıl, bendeki de kıl. Yani bunun bir farkı yok ki.

ÜLKER CAN (Eskişehir) - Aa! Ne diyor bu ya!

KAMER GENÇ (Devamla) - İslam dini bir akıl ve izan dinidir. Akıl ve izana inanmayan insanların zaten İslam diniyle ilgisi yok. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Ya ben bunları size söylüyorum, anlayasınız diye. Bakın, beyler, ben otuz senedir bu kürsüde konuşuyorum. Otuz senedir -özellikle Meclis Başkan Vekilime de söylüyorum, söyledim belki size- öyle günler olmuştur ki burada tek ses çıkmıştır ama öyle anlar olmuştur ki o dil, o tek ses bir anda en büyük tepkiye neden olmuştur.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Konuşuyorsun ama boş konuşuyorsun. Otuz senedir boş konuşuyorsun.

BAŞKAN - Sayın Milletvekili, lütfen hatibi dinleyin, aydınlanın lütfen.

AHMET BERAT ÇONKAR (İstanbul) - Hakaret ediyor, neyini dinleyeyim Sayın Başkan!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bugün siz burada çoğunluktasınız.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi oradan, yürü!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ama ben inanıyorum ki Türk milleti yüce bir millettir, medeniyete inanan bir millettir, Atatürk'ün getirdiği devrimlere sahip çıkan bir millettir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Atatürk'ün getirdiği devrimler sayesinde artık Türkiye Cumhuriyeti devleti yükselecek ve dünyada lider bir devlet olacaktır.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Otur yerine!

KAMER GENÇ (Devamla) - Kadınları kara çarşafa sokmakla bu memleket medeniyet seviyesine kavuşamaz.

Saygılar sunuyorum.