Konu:Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:14
Tarih:07/11/2013


TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 490 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 35'inci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerine söz aldım.

Bu önergemizde, maddede bir yıldır, biz bunu iki yıl olarak değiştiriyoruz, daha rahatlatıcı bir sonuç getireceğine inandığımız için.

Sayın milletvekilleri, bugün 7 Kasım. Bizim Tunceli Üniversitesi, 30 Eylülde açılması gerekirken hâlâ 6 bin öğrenci eğitime başlamadı. Bunun nedeni de: Üniversitenin yeni binaları yapılıyor. Ayrıca orada bir hastanesi de var. Tayyip Erdoğan'ın keyfi ne zaman isterse, Tunceli'ye gittiği zaman bu üniversitenin açılması için bu üniversite öğrencilerini eğitimden yoksun bırakıyorlar. Bunu yapanları şiddetle kınıyorum.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, tüketicinin korunması önemli bir olay. Ancak tüketicinin korunmasının sağlanabilmesi için ülkede hukuk olması lazım. Hukukun olmadığı bir yerde tüketiciyi nasıl korursunuz? Türkiye'de maalesef şu anda hukuk yok.

İki gün önce ve bugün Ankara Adliyesinde iki tane tazminat davası görüldü. Birisi Fatma Şahin'le ilgili davaydı. Fatma Şahin bana öyle ağır hakaretler etmiş ki hâkim korkusundan, o yaptığı hakaretlerden dolayı onun davasını reddetti. Ben de ona demişim ki: "Eğer Atatürk'ün kadınlara getirdiği ilkeler olmasaydı sen şimdi Osmanlı Dönemi'ndeki bir statüye tabi olursun." Bundan benim hakkımda 20 bin lira tazminata hükmetti. Bugün de Tayyip Erdoğan'la ilgili -yine Tayyip Erdoğan da bana çok ağır hakaretler etmişti- ona karşı açtığım davayı reddetti hâkim, hem de titreyerek reddediyor. Ondan sonra, onun bana efendim, "Ben bütün milliyetleri, yani Türk milliyetini aldım, ayaklarımın altında çiğniyorum." dediği için, ben de "Benim milliyetimi çiğneyemezsin." dediğim için benim aleyhimde 4 bin lira tazminata hükmetti.

Şimdi, tabii, onların bana yaptığı küfürleri Yargıtay da eğer "Bu davada hakaret yoktur." diye onaylarsa bugün burada hem Fatma Şahin'e hem Tayyip Erdoğan'a da bu lafları söyleyeceğim. Tabii, böyle allayarak, pullayarak söyleyeceğim çünkü emsal karar olacak "Demek ki bunlarda bir hakaret yoktur." diye. O bakımdan bu konuları şey edeceğim.

Şimdi, arkadaşlar, Hükûmet sırasında oturan Hayati Yazıcı'dan öğrenmek istiyorum. Sivas katliamında, Sivas'ta 37 kişiyi diri diri yakan insanların avukatlığını yaptın mı, yapmadın mı?

MEHMET DOĞAN KUBAT (İstanbul) - Ne alakası var!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yaptınsa bu avukatlığın daha devam ediyor mu, etmiyor mu? Bunu da öğrenmek istiyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, ben, tabii, ilk defa kürsüye çıktığım için bir düşüncemi daha belirteyim. Şimdi, deniliyor ki: "Efendim, türban konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir mutabakat var." Benim mutabakatım yok.

FATİH ŞAHİN (Ankara) - Eksik kalsın!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bundan önce Merve Kavakçı bu kürsüye, bu Genel Kurula türbanla çıktığı zaman gösterdiğim tepki ve düşüncelerim ne ise bugün de aynı tepki ve düşünceler içindeyim. Türban 56'ncı maddeye göre serbest değil. Bakın, daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde MHP'yle, AKP 411 oyla anayasa değişikliğini yaptılar ve türbanı serbest ettiler. Bakın, anayasa değişikliğiyle türbanı serbest ettiler fakat bu, gitti, Anayasa Mahkemesinde iptal edildi.

Dolayısıyla, türban şudur: Türban, laik Türkiye Cumhuriyeti devletine ve Atatürk ilkelerine karşı bir başkaldırıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin laiklik ilkesini ortadan kaldırmadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu kabul edemez. (CHP sıralarından alkışlar)

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Sen hâlâ orada mısın ya!

KAMER GENÇ (Devamla) - Arkadaşlar, ben o gün burada Menemen'de başı kör testereyle kesilen Kubilay'a, o başını kör testereyle kesen zihniyetin buradaki zafer naraları olarak onu yorumladım.

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Senin zihniyetin ne, senin!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yine, 1925 yılında Atatürk'ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırıp yerine şeriat devletini getirmek için uğraşan Şeyh Sait düşüncesinin buradaki zafer naraları olarak kabul ettim. (CHP sıralarından alkışlar) Bunları burada "Tarihe geçsin." diye yazıyorum ve biz... Artık, Türkiye Cumhuriyeti devletinde hukuk yoktur, kanun yoktur.

FATİH ŞAHİN (Ankara) - Seni bir kişi alkışlıyor bak, bir kişi, başka alkışlayan yok, kendi grubun bile alkışlamıyor.

KAMER GENÇ (Devamla) - Tayyip Erdoğan çılgınlıklar yapıyor, hukuk tanımıyor, hak tanımıyor, anayasayı tanımıyor, "Ben her istediğimi yapıyorum." diyor. Böyle bir devlet ayakta kalamaz, böyle bir devlet yönetimiyle Türkiye yönetilemez. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşundaki felsefeleri yok ettiğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti devletini de yok etmiş olursunuz. Ama bunun cezasını, bunun sorumluluğunu çok ağır ödeyeceksiniz.

Bakmayın siz burada 326 tane milletvekili varsınız veya birtakım şeyler var. Ama bu devletin kurucu felsefesi her zaman için galip gelecektir. Kurucu felsefeyi yok edenlerin kendilerinin yok olacaklarını da belirtmek istiyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)