Konu:Chp Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Gündeminin "genel Görüşme Ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" Kısmında Yer Alan Fındık Üreticisi Ve Sektörünün Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Verilmiş Olan (10/280) Esas Numaralı Meclis Araştırması Önergesi'nin Ön Görüşmelerinin, Genel Kurulun 5 Kasım 2013 Salı Günkü Birleşiminde Yapılmasına İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:12
Tarih:05/11/2013


CHP GRUBUNUN, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİNİN "GENEL GÖRÜŞME VE MECLİS ARAŞTIRMASI YAPILMASINA DAİR ÖNGÖRÜŞMELER" KISMINDA YER ALAN FINDIK ÜRETİCİSİ VE SEKTÖRÜNÜN SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA VERİLMİŞ OLAN (10/280) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ'NİN ÖN GÖRÜŞMELERİNİN, GENEL KURULUN 5 KASIM 2013 SALI GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUSTAFA HAMARAT (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisinin gündeme ilişkin grup önergesi aleyhinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Grup önergesinde fındık üreticilerinin sorunlarının tespit edilerek çözüm önerilerinin araştırılması konusunda bir Meclis araştırma önergesi gündeme alınmak istenmektedir. Malumunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemi aslında belirlenmektedir ancak, her gün, alışılageldiği üzere böyle grup önerileriyle doldurulmaya çalışılmaktadır. Fındık konusunun da aslında böyle bir doldurma, dolgu malzemesi olarak kullanılmasını yadırgadığımızı da ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Basite almanız yakışmıyor. Fındık üreticilerine saygısızlık yapıyorsun hemşehrim.

MUSTAFA HAMARAT (Devamla) - Üreticinin... Fındık konusunda AK PARTİ'nin kafası çok nettir. Hükûmetimiz fındık konusunda hiçbir zaman kaçak güreşmedi ve olayın üzerine cesaretle gitmiştir.

Birinci strateji olarak biz, üreticinin korunmasını öne aldık ve üreticinin her zaman yanında olduk. Burada sıkıntı olduğunda, hiç Toprak Mahsulleri Ofisi yokken devrede fındık için devreye soktuk ve üç yıl fındığı Toprak Mahsulleri Ofisi alarak piyasayı dengeledi ve üreticiyi ezdirmedi.

Bunun dışında, alan bazlı desteklemelerle ilgili bir karara varıldı ve üç yıl uygulandı, üç yıl daha uygulanmasına karar verildi. Sadece ve sadece Ordu'da bu sene dağıtılan para 238 milyon TL. Yani bunu başka yatırımlarla kıyasladığımız zaman ne kadar büyük bir destek verdiğimizin ve üreticiyi ne kadar önemsediğimizin en açık delilidir ve bu paranın Türkiye geneline tekabülü de 720 milyon TL'dir, bu sene dağıtılan sadece, toplamda bunu 6'yla çarptığınızda ne kadar büyük bir destekle üreticimizin yanında olduğumuzu herhâlde açık ve net bir şekilde görürüz.

Bunun yanında, bununla yetinmedik, lisanslı depoculuk konusunu ele aldık. Fındıkla ilgili her daim, üreticilerle, fındığı işleyenlerle, fabrika sahipleriyle ve ticaretini yapanlarla istişare hâlinde oldu. "Fındık konusunda lisanslı depoculuk gerekli." dendi ve Ünye ve Düzce'de olmak üzere pilot uygulama başladı ve lisanslı depoculuğu da devreye soktuk.

Her yıl gübre desteği vermeye devam ettik, devam edeceğiz. Üreticinin hep yanında olduk, yanında olmaya devam edeceğiz, öyle göstermelik yanında olmadık, gerçekten samimi ve büyük rakamlarla yanında olduk.

Şimdi, burada konuşan milletvekili arkadaşımız dedi ki: "Fındığa değil de niye alan bazlı destek veriliyor? Fındığa verilsin." Alan bazlı destekle fındığa verilen desteği kıyasladığımızda alan bazlı desteğin daha adil olduğunu görüyoruz. Niye? Fındık olduğu zaman kişi ne kadar fındık götürürse pazara ona o kadar destek veriyorsunuz yani Allah'ın verdiğine siz de veriyorsunuz, vermediğine siz de vermiyorsunuz ama burada biz, fındık olsa da olmasa da -fındıkla ilgili üreticinin orada beklemesi, vatanında fındık ürettiği için, yerinde durduğu için ona destek verme babında- desteğimizi tam olarak veriyoruz, asıl destekleme de budur. Burada şöyle bir gizli adalet daha var, o da: Sahil kesimlerinde fındık verimi daha yüksek, iç kesimlerde daha düşük ancak eşit verdiğimiz için fındık verimi düşük olan yerlerde de daha çok para almış oluyor. Dolayısıyla, alan bazlı destekleme gerçekten akla, mantığa daha uygun bir desteklemedir ve üreticimiz de bundan memnundur. İlk defa bu yaz, seçim bölgem Ordu'nun her tarafını dolaştım, fındıkla ilgili bir tane bile soruyla karşılaşmadım çünkü üreticimiz fındıkla ilgili politikamızdan alabildiğine, son derece memnundur, memnun olmaya da devam etmektedir ve bu politikaya devam etmemizi bizden istemektedirler.

Asıl sorun fındığın işlenmesidir, fındığın işlenmesi ve katma değerinin Türkiye'de kalmasıdır. Bununla ilgili de biz fındık fabrikalarının makine ve ekipmanlarının yenilenmesi açısından onlara destek verdik ve yüzde 50 hibelere varan desteklerle fındık fabrikaları üretim için altyapılarını yenilediler, makinelerini yenilediler ve fındık üretimine çikolatanın hammaddesine kadar yerli olarak devam etmektedirler ve bu üretimin de her geçen gün arttığını görüyoruz. Bu, fındığın Türkiye'de işlenmesi başka sektörleri de tetikleyecektir ve katma değerin Türkiye'de kalmasına büyük katkısı olacaktır diyorum.

Çikolata Vadisi Proje'miz var, DOKA destekli. Zaten bu proje hayata geçtiğinde fındığa bakışımız tamamen değişecektir. Çikolata Vadisi Projesi'ne Ordu-Giresun Havaalanı'nın hemen yanında çok geniş bir arazide yer ayrıldı ve hayata geçirilmek üzere Çikolata Vadisi'nde fındık yerinde işlenecek ve çikolata hâline getirilecek. Bu, aynı zamanda Karadeniz turizminin de altyapısını desteklemek anlamına gelmektedir, oraya mahsus el ürünü çikolata üretilmesi anlamına gelmektedir. Nihai amaç, fındığın daha çok yerinde işlenmesi ve fındığı sadece toplayıp değerini bilmeden satan ülke olmaktan çıkıp fındığın değerini bilen, değerlendiren ve yerinde işleyen, tam mamul hâline getiren bir ülke olmak AK PARTİ'nin isabetli politikalarıyla. Fındıkla ilgili -kısaca şunu söyleyeyim- aklın, bilimin gerektirdiği, istişarelerin önümüze koyduğu ne varsa hepsi yapılmaktadır, hiçbirisi ötelenmemektedir ve yapılmaya da devam edecektir.

Biraz önce fındık üreticisi bir dostumla telefonla konuştum, dedim ki: "Fındıkla ilgili önerge var, ne diyorsunuz? Nasılsınız?" Bana dedi ki: "Hükûmet gibi dimdik ayaktayım, elhamdülillah." Ben de "Bunu aynen söyleyeceğim." dedim. O konuda fındık üreticisiyle aramızda hiçbir anlaşmazlık yok.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - O fındık tüccarıdır, senin konuştuğun fındık tüccarıdır.

MUSTAFA HAMARAT (Devamla) - Değil, fındık üreticisi, tüccarı değil.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Tüccardır, tüccardır.

MUSTAFA HAMARAT (Devamla) - Tüccar da bu memleketin evladı, üreticisi de evladı, işleyeni de evladı.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Ben üretici bir ailenin çocuğuyum, biliyorum. Herhâlde senin fındık bahçen yok.

MUSTAFA HAMARAT (Devamla) - Hepimiz ülke için çalışıyoruz.

Ben tekrar çok teşekkür ediyorum.

Bu önergeyi vererek fındık konusundaki duygularımızı, düşüncelerimizi paylaşma fırsatı verdiğiniz için hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)