Konu:24 Ekim Birleşmiş Milletler Kuruluş Günü'ne İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:9
Tarih:24/10/2013


24 EKİM BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KURULUŞ GÜNÜ'NE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 24 Ekimin Birleşmiş Milletler Kuruluş Günü olması sebebiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

24 Ekim 1945'te dünya barışının güvenliğini korumak ve uluslararası toplumda ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan Birleşmiş Milletler günümüz politikasında da uluslararası örgütler bağlamında çok önemli bir misyona sahiptir.

Kuruluşunun temelini milletler arasında adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği temin etmek olarak belirleyen Birleşmiş Milletler insanların yaşam haklarına kuruluşunun temel maddelerinde yer vermekle beraber, 10 Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun Paris'te yapılan oturumunda kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'yle de yaşam hakkına verdiği önemi resmî anlamda bir kez daha kuvvetlendirmiştir.

Kurulduğu yıllarda 51 üyesi bulunan örgütün üye sayısı bugün 193'tür. Birleşmiş Milletlerin Amerika, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa olmak üzere 5 daimî temsilcisi bulunmaktadır. Kurucu üyeleri arasında olduğumuz Birleşmiş Milletler örgütünün merkezi New York'tadır ve BM'nin siyasi ve barışla ilgili konularının yer aldığı New York dışında, Cenevre'de, Viyana'da, Nairobi'de tematik ofisleri bulunmaktadır.

Ülkemizin dünya genelinde ve BM zemininde yaptığı yardımlar, mağdurun ve mazlumun yanında aldığı tavırla yıllardan beri belirgin bir şekilde BM'deki görünürlüğü artmıştır. Bu durumu pekiştirmek amacıyla İstanbul'un da BM bakımından bir merkez hâline dönüştürülmesi düşüncesi BM'ye yönelik politikamızın unsurlarından biri hâline gelmiştir ve hâlen İstanbul'u BM'nin önemli merkezlerinden biri hâline getirmek üzere de çalışmalarımız devam etmektedir.

Bu bağlamda bugüne kadar BM ile yürüttüğümüz tüm çalışmalarda Sayın Başbakanımızın desteklerini hep arkamızda gördük ve Sayın Başbakanımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Kalkınma Bakanlığımızın destekleriyle Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu UNFPA' in Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesel ofisinin İstanbul'a taşınması sağlanmış, ayrıca BM Kalkınma Programı UNDP'nin Uluslararası Kalkınmada Özel Sektör Merkezi de İstanbul'da konuşlandırılmıştır.

Bunlara ilave olarak, 2010 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Biriminin yani UN Women'ın bölgesel yapılandırılması çalışmaları çerçevesinde UN Women'ın Avrupa ve Orta Asya'dan sorumlu bölgesel ofisi de 2012 Kasımından itibaren İstanbul'da kurulmuştur ve bu vesileyle de Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'ye desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

İstanbul'u bir BM merkezine dönüştürmek yolundaki politikamız kapsamında yapılan yoğun girişimlerimiz sonucunda ayrıca UNDP'nin Slovakya'nın başkenti Bratislava'daki Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölge ofisinin İstanbul'a taşınması kararı da alınmıştır.

Ayrıca, diğer bazı BM ihtisas örgütünün bölge ofislerinin de ev sahipliği yapılması hedeflenmektedir. BM'nin ara buluculuk faaliyetlerinde istifade edebileceği bir merkez kurulmasına yönelik temaslarımız da sürmektedir.

Bu kadar güzel çalışmaları yapan Birleşmiş Milletler ne yazık ki günümüzde ve yakın tarihte dünyanın birçok noktasında yaşanan ölümlere, işkencelere sessiz kalmış ve kalmaya da devam etmektedir. Geçmişte Somali'de, Kıbrıs'ta, Filistin'de ve şimdi Suriye'de yaşananlara kayıtsız kalmaya da devam etmektedir. Sayın Başbakanımızın da belirttiği gibi: "Zulüm ile abat olunmaz, ya elimizle müdahale edeceğiz ya dilimizle müdahale edeceğiz ya da bunları yapamıyorsak kalben buğuz edeceğiz. Birleşmiş Milletler susmuş, insanlık dramını seyretmekle yetinmiştir. BM'nin adım atmaması insanlık tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. BM'yi beş daimi üyenin iki dudağı arasına hapsetmek asla demokratik değildir, antidemokratiktir. Birinci Dünya Savaşı'nın koşullarında alınmış bir karar diye böyle mi kalacak? Gençler bir kampanya başlattı 'Dünya beşten büyüktür.' diye. Ben de bu kampanyayı destekliyorum." demişti Sayın Başbakanım.

Evet, buradan açık ve net bir şekilde seslenmek istiyorum: İnsanlık onuru, insanların yaşam hakları her türlü siyasi ve ideolojik fikrin üstündedir. Hiç kimse dünyanın hiçbir bölgesinde yaşanan ölümleri açıklayacak ne ahlaki ne de hukuki bir tanımlamayla bu işin altından kalkamaz. Birleşmiş Milletleri kuruluşunun ilk günlerindeki misyon ve vizyonuna yönelik çalışma yapmaya çağırıyor ve ben de "Dünya beşten büyüktür." diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZNUR ÇALIK (Devamla) - Bugün Birleşmiş Milletler Kuruluş Günü için söz almışken son bir sözü tekraren ifade etmek istiyorum. Yarın Yavi katliamının seneidevriyesi. Ben, bu karanlıkta kalan ve şimdi aydınlatılması gerektiğini düşündüğüm Başbağlar, Sivas katliamı gibi Yavi katliamını da bir kez daha lanetliyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)