Konu:İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın, (2/67) Esas Numaralı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:7
Tarih:22/10/2013


İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ERDOĞAN TOPRAK'IN, (2/67) ESAS NUMARALI TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ'NİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SENA KALELİ (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İç Tüzük'ün 37'nci maddesi gereği öne alınmasını istediğimiz, Sayın Erdoğan Toprak'a ait kanun teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, cinsel istismar, özellikle de çocuklara yönelik istismar, bütün haykırışlara ve feryatlara rağmen, Türkiye'nin kanayan yarası olmaya devam etmektedir. Rakamlar hepinizin malumudur; her dört saatte 1 çocuk tacize uğramaktadır. Türkiye, topyekûn bir çürümenin içindedir. Devlet ne için vardır? Kurumların görevi nedir? Her türlü kalıpları, vesayeti yıkmaya çalışırken neden kadına, çocuğa şiddeti, cinsel istismarı meşru kılan kalıpları değiştirmek için çalışmıyoruz? Parlamentoda bile kadın dayanışmasını cinsiyet üzerinden namus gibi algılayıp hakaret ediyoruz. Erkeklerin kadınları sahiplenme, kontrol etme anlayışına, biz kadınlar, onların onayını almak için niye onay veriyoruz? Şiddet ve tecavüzü içinde barındıran çocuk evliliklerinin nedenleri geri kalmışlık, feodal yapı, eğitimsizlik olarak açıklanıyor da giyimine göre istismarı hoş gören, şiddet uygulayan, aile bütünlüğü için evine gönderen, tacize karışan polisler, sosyal hizmet görevlileri, askerler, cinsel istismar ve şiddet suçunu hafifleten yargıç, suçu ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu görevlileri, "Ruh sağlığı yerindedir." raporu veren Adli Tıp Kurumu görevlileri, "Rızası vardır." diyen bilirkişiler, yaş büyütmeye muvafakatname veren noterler, çocuk evlilikleri için fetva veren, resmî nikâh olmadan imam nikâhı kıyan din görevlileri, eğitim sistemini, koruma sistemini ve yasal düzenlemelerle yaşam biçimini şekillendiren biz vekiller, Hükûmet üyeleri, bizler eğitimsiz miyiz? Kusura bakmayın ama hepimiz bu suçun, intiharların, cinayetlerin, kurban yaratmanın ortağıyız, suçluyuz.

Toplumsal cinsiyet politik bir sistemdir. İnsani ve cinsiyete dayalı gelişmişlik sorunu yaşayan ülkeler kalkınma sorunu da yaşar. Bir taraftan dinî geleneklerin radikal biçimde yaşanmasının cesaretlendirildiği, erken evliliğin teşvik edildiği, diğer yandan her alanda var edilmek istenen kadın çelişkisi kadının varoluş sorununu çözmüyor. Eğitim ve her alanda kadınla-erkeği birbirinden ayrı tutan ayrımcı ve baskıcı tabulaştırılmış cinsellik, ne yazık ki sosyalleşemeyen insanların cinsel açlık ve kontrolsüzlük yaşamasına neden oluyor. Evliliği yaşam döngüsünün ana unsuru gibi gören zihniyet, çocuğu tecavüzcüsüyle evlenmeye zorunlu kılıyor.

Cinsel suç kapsamına giren eylemlerin en önemli özelliklerinden biri de sadece kurbanlarını değil, toplumdaki başka bireyleri ve toplulukları da yıkabilecek etkilerinin bulunmasıdır. Cinsel özgürlüğe karşı işlenen suçlar en yaygın toplumsal sorunlardan birisidir ama bu yaygınlık oranında ceza yargılaması söz konusu değildir. Cinsel suçlar hangi boyutta olursa olsun aynı sonuçları doğurmaktadır, bir diğerini tetiklemekte ve cesaretlendirmektedir. Türk Ceza Kanunu'nda cinsel suçlarda korunan hukuki değerlerin genel ahlak, toplum ya da aile yerine cinsel özgürlük olarak belirlenmesi olumlu bir değişikliktir ama ceza hukuku bu alanda görevlerini tamamlamamıştır.

Çok değerli milletvekilleri, Cinsel Suçlar Yasa Tasarısı ile yapılan çalışmalar ülke kalkınması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığı için önemlidir, çabuklaştırılmalıdır. Lütfen, okumak ve oynamak isteyen çocuklarımız için üzerimize düşen görevi yapalım.

Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)