Konu:İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz’ün, (2/236) Esas Numaralı İbadet Yerlerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Önergesi
Yasama Yılı:2
Birleşim:106
Tarih:15/05/2012


İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ALİ ÖZGÜNDÜZ’ÜN, (2/236) ESAS NUMARALI İBADET YERLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ’NİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ibadet yerlerinin düzenlenmesi hakkında kanun teklifi verdik. Özü budur. Geçmişten beri ülkemizde yaşayan semavi dinlere mensup Müslüman, Hıristiyan ve Musevilerin ibadet yerlerinden kasıt cami, mescit, cemevi, kilise ve sinagoglardır. Kanunlarımızda ibadethane, ibadet yeri, mabetten kasıt bu yerlerdir diyerek bir teklif verdik.

İşin açıkçası cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması için verilen bir tekliftir. "Cemevleri ibadethane mi, değil mi?" o konuyu tartışmıyorum bile. Onu kimsenin tartışmaya da hakkı ve haddi yoktur. Bu ülkede yaşayan, ülkenin millî birliği, toprak bütünlüğüyle problemi olmayan, Kurtuluş Savaşı'nda en önde savaşan, cumhuriyetin kuruluşunda bedel ödeyen ülkedeki yaklaşık 25 milyon Alevi canın ibadetini yaptıkları yer olan cemevleri zaten ibadethanedir fakat yasal statüye kavuşturulması için bu kanunun çıkması gerekiyor. Şimdi, birazdan yapılacak oylamada kullanacağınız oylarla ne kadar vicdan ve izan sahibi olduğunuzu, ne kadar hak ve hukuku esas aldığınızı göreceğiz.

Değerli milletvekilleri "Müslüman, kendisinden emin olunan kişidir." denir. Dolayısıyla sürekli iktidar partisi din, iman, Kur'an üzerinden siyaset yaparken ne yazık ki Alevi kesimden toplanan, Alevi canlardan toplanan vergilerle sadece bir tek inanç sübvanse ediliyor, destekleniyor, hatta Alevi kesimin verdiği vergiler Alevi canların asimilasyonu için kullanılmaktadır.

Bildiğiniz gibi, Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni imzalayan bir ülkedir ve Anayasa'mızın 90'ıncı maddesine göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmeler, temel hak ve özgürlüklere ilişkin sözleşmeler iç hukuk hükmündedir. Bu uluslararası sözleşmeyle iç hukukumuz, hükümler çatıştığı anda, esas alınan mevzuat uluslararası sözleşmedir. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9'uncu maddesine göre "Herkes düşünce, vicdan, din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, dini inancını özgürce tek başına veya topluca yaşama, ibadet etme, öğretim, uygulama, ayin yapmak veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir." der. Bu durum karşısında Türkiye'nin altına imza attığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince de, yine Anayasa'mızın 24'üncü maddesinde tanınan din ve vicdan özgürlüğü gereğince de cemevlerinin  mutlaka yasal statüye kavuşturulması ve yıllarca hatta yüzyıllardır yapılan haksızlığın giderilmesi gerekir.

Değerli milletvekilleri, şu anda bu yasanın görüşülmesine onay verdiğiniz anda, bakın bir saat içinde iki maddelik bir kanun teklifi kanunlaşır, yarın da Sayın Cumhurbaşkanı onaylar. Dolayısıyla bu sorunu çözmüş oluruz. "Efendim işte cemevleri ibadethane mi, değil mi?" teolojik tartışma falan? Teolojik tartışma Parlamentonun işi değildir. Parlamentonun işi tüm yurttaşlarına eşit davranarak herkesin özgürce kimliğini, inancını yaşayacağı ortamı sağlamaktır. Dolayısıyla size düşen görev, milletvekillerine düşen görev ellerinizi vicdanınıza koyarak bu yasanın görüşülmesi, çıkması ve sosyal barışımızın, daha da sağlam bir şekilde ülkemizde sosyal barışın sürmesine katkı sağlayacağınızı umuyorum.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özgündüz.