Konu:DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ’NİN, 7 AĞUSTOS 2008 TARİHLİ YAZILI SORU ÖNERGESİNE İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY’IN VERDİĞİ CEVAPTA, İSMİNİ YANLIŞ YAZMAK SURETİYLE ŞAHSINI VE TBMM’Yİ CİDDİYE ALMADIĞINA İLİŞKİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMASI DOLAYISIYLA
Yasama Yılı:3
Birleşim:53
Tarih:04/02/2009


DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ’NİN, 7 AĞUSTOS 2008 TARİHLİ YAZILI SORU ÖNERGESİNE İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY’IN VERDİĞİ CEVAPTA, İSMİNİ YANLIŞ YAZMAK SURETİYLE ŞAHSINI VE TBMM’Yİ CİDDİYE ALMADIĞINA İLİŞKİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMASI DOLAYISIYLA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) -Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Soruönergelerini genelde bir gündem konusu yapmış olması sebebiyle de SayınErçelebi'ye huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.

Tabii, konuşmanın içeriğini bilemediğimiz için, burada dilegetirilen husus ne anlam ifade ediyor, bir yanlışlık varsa neden olmuştur, okonuyu bugün cevaplama imkânım yok. Ama bir zühul eseri ise ben buradan -SayınBakanım da yok ama onun adına da- kendilerinden özür diliyorum. Zaman zamanyazışmalarda bu tip hatalar oluyor. Demek ki Meclis Başkanlığı da böyle birhata yapmış, olabilir, hepimiz hata yaparız. Mühim olan kasten bir şeyyapmamaktır. Bu çatı altında görev yapan insanların hiçbirisi diğerine karşıkasti bir davranış içerisinde olamaz, olmamalıdır. Bu, birbirimize saygının,millet iradesine saygının da gereğidir.

Ancak, "Milleti hiçe sayan Hükûmet" diyor. Siyaset yapan hiç kimsemilleti hiçe sayamaz. Milleti hiçe sayanı da millet hiçe sayar, bir daha daburaya gelemez. Biz -bu vesileyle bir polemik konusu açmak istemem ama- milletiradesine en çok vurgu yapan, en çok saygı duyan ve gücünü de milletten alanbir iktidarız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Biz bununla övünüyoruz. Biz,başka bir yerden iktidar gücünü ne devraldık ne de ona dayandık. Zaten milletiradesine karşı çıkanlarla da epey uğraşımız var. Bunu da herkes görüyor,biliyor. Onun için biz -millete büyük saygımız var- millet ne karar veriyorsaonu başımızın tacı yaparız.

Değerli milletvekilleri, soru önergeleri tabiatıyla Anayasa'mızınilgili maddelerinde ve İç Tüzük'ümüzün de 96 ve müteakip maddelerinde birdenetim yolu olarak gözüküyor. Hiç şüphesiz Anayasa'nın 87'nci maddesinde,milletvekillerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin esas itibarıyla iki önemligörevi var: Bunlardan bir tanesi yasa koymak, ikincisi de denetim göreviniyapmaktır. O nedenle, değerli milletvekili arkadaşlarımızın ister yazılı istersözlü soru sormaları hem onların haklarıdır hem de görevleridir, iktidar icraatlarınıdenetlemek adına. Biz de bunlara İç Tüzük hükümleri çerçevesinde, hatta bazenzaman zaman İç Tüzük hükümlerine uymamış olmasına rağmen, değil mi kimilletvekili arkadaşımız sormuştur diyoruz, bunları da cevaplamaya çalışıyoruz.Mesela soru önergeleri kısmına baktığımızda, diyelim ki bir arkadaşımız kendiilinde ne kadar köy varsa "Bu köyün yolu ne zaman yapılacak?" "?okul ne zamanyapılacak?" veya "?içme suyu ne zaman gelecek?" diye köyde ne kadar bu türlühizmetler varsa hepsine ayrı ayrı soru önergeleri veriyor. Böylece sorularkısmındaki rakamlar giderek kabarmaya başlıyor. Hâlbuki 97'nci maddede İçTüzük'ün "Başka bir kaynaktan elde edilebilecek bilgiler, kolayca öğrenilmesimümkün olan konular soru önergesi olarak sorulamaz." diyor. Biz, tabiatıylabunların cevabını veriyoruz, demin söylediğim saygımızın gereği olarak.Hâlbuki, mesela bu tip bilgiler çok rahatlıkla vilayetlerden alınabilir, ilgiligenel müdürlüklerden alınabilir; hatta bazılarını ilçe müdürlüklerinden bilealma imkânı varken bakanlardan soruluyor. Hatta, ikinci bir konu, SayınBaşbakandan bu sorular soruluyor. Yalnız bugün değil, geçmişte de bu türlüdurumlar oluyor. Bunu bir tespit olarak ifade ediyorum. Şimdi, o zaman neoluyor? Bürokrasi artıyor. Bir soru ilgili bakandan sorulması mümkün iken veoradan daha çabuk yazılı cevap alma imkânı varken evvela Başbakanlığa geliyor,sonra biz ilgili bakanlığa yazıyoruz, bakanlıktan cevap geliyor, biz onlarıderleyip toparlayıp yeniden cevap hâline getirmek suretiyle bir manada kırtasiyeciliğide artırmış oluyoruz. Bu da 97'nci madde açısından üzerinde durulması gerekenbir husus.

Şimdi, bir de geriye dönük bir mukayeseyi sadece bilgilerinizesunmak istiyorum. Şimdi, burada esas aldığımız 20, 21, 22 ve 23'üncü Dönem.Bugünkü dönem 23'üncü Dönem. Şimdi, mesela, 20'nci Dönemde, üç yıl üç aylıksüre zarfında -o dönemin yasama süresi bu- 1.261 sözlü soru sorulmuş, bunun353'üne cevap verilmiş, oranı yüzde 28. Demek ki, 20'nci Dönemde yüzde 28cevaplama olmuş sözlü soruları. 21'inci Dönem: 1.980 sözlü soru önergesi var,467'sine cevap verilebilmiş, oran da yüzde 23,6. Geliyoruz 22'nci Dönem, geçendönem: 2.297 sözlü soru önergesi sorulmuş, 981'ine cevap verilmiş. Öbürleriyüzde 28, 23 iken bu dönemde verilen cevap sayısı yüzde 42,7; yani yaklaşıkyüzde 43'üne cevap verilebilmiş. 23'üncü Dönemin bir yıl beş ay itibarıyla1.209 sözlü soru önergesi sorulmuş, bugünküler hariç yüzde 48,3'üne cevapverilebilmiş. Demek ki, giderek sözlü sorulara cevap verme noktasında hem geçendönem hem de bu dönem geçmişle kıyas kabul etmeyecek derecede çok önemli ölçüdebu konuya önem vermişiz, millet iradesine saygımızın da gereği olarak.

Yazılı soru önergeleri var. Yine 20'nci Dönem 6.950 yazılı soruönergesi verilmiş, bunun 4.729'u yüzde 68; 21'inci Dönem, 8.240 yazılı soruönergesi, 6.697'si yüzde 81. 22'nci Dönem 22.627 yazılı soru önergesi verilmiş,14.385'i cevaplanmış. Şimdi, 23'üncü Dönem ise 6.709 yazılı soru önergesiverilmiş bir yıl beş aylık süre içerisinde, 3.493'ü cevaplanmış, yüzde 52,1'i.

Demek ki, arkadaşlarımızın lütfedip sorduğu, öğrenmek istediğikonulara, 97'nci madde kapsamında olsun ya da olmasın, değil mi ki bilgiedinmek istiyor biz bu bilgileri vermeye çalışıyoruz ama verdiğimiz bilgilerde,bazen, biraz evvel Değerli Milletvekilimizin ifade ettiği gibi bir yanlışlıkvarsa, bir sıkıntı varsa buna hep beraber dikkatli olmamız gerektiği deortadadır. Bundan başka türlü bir yorum çıkarmak ve millet iradesini hiçesaymak tarzında ağır bir sonuca işi götürmek de bence doğru değil.

Konuyu gündeme getirdiği için tekrar kendilerine teşekkürediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)