Konu:DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ AKIN BİRDAL’IN, ÜLKEMİZDE İNSAN HAKLARININ DURUMU VE SON GELİŞMELERE İLİŞKİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMASI DOLAYISIYLA
Yasama Yılı:3
Birleşim:23
Tarih:27/11/2008


DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ AKIN BİRDAL’IN, ÜLKEMİZDE İNSAN HAKLARININ DURUMU VE SON GELİŞMELERE İLİŞKİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMASI DOLAYISIYLA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - SayınBaşkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

10 Aralık bütün dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.Bu sene 10 Aralık tarihi bayrama denk geldiği için biz Hükûmet olarakgruplarımızla da anlaşmak suretiyle Meclisimizin bayram öncesi son tatil günüolan 4 Aralık günü bu konuyu burada konuşmayı arzu etmiştik. Yine de buniyetimizi, bu yöndeki teklifimizi sizlere arz etmek istiyoruz. Ümit ediyorum,4 Aralık günü burada bu konuyu gruplarımızla beraber enine boyuna tartışmaimkânını bulabiliriz.

İnsan hakları konusu önemlidir. Bugün de bu kürsüden dilegetirildiğine göre bu konuyla ilgili düşüncelerimizi söylemekte ve hervesileyle bu konuya vurgu yapılmakta fayda görüyoruz çünkü insan hakları konusubütün dünyada en önemli ve en öncelikli konudur. Dolayısıyla bu konununüzerinde ne kadar durulsa yeridir, ne kadar üzerinde söz söylenirse o kadarfaydalıdır, ne kadar iş ve işlem yapılırsa, bu konu "artık yeter,tamamlanmıştır" diyemeyeceğimiz kadar da ucu açık bir konudur. Onun için herplatformda, her vesileyle konunun görüşülmesinde, konuşulmasında hiçbirkomplekse kapılmadan, eksiğimiz varsa bunları samimiyetle kabul edip üzerinegidilmesinde fayda var çünkü çağımız insan hakları çağıdır ve insan haklarıkonusu bir iç hukuk meselesi olmaktan da çıkmıştır.

Evrensel bir konuyu konuşuyoruz. Evrensel bir konu olduğu içindirki, bu konuyla ilgili en başta Birleşmiş Milletler olmak üzere -EvrenselBeyannamesi- birçok düzenlemeleri yapılmış, birçok metinler orta yereçıkarılmış ve Türkiye de hemen hemen bunların tamamını imzalamış vebenimsemiştir. Geçen dönem yaptığımız Anayasa'nın 90'ıncı maddesindekideğişiklikle de, insan haklarıyla ilgili konular iç hukukumuzda kanunlardanevvel gelmektedir. Dolayısıyla her hâlükârda uygulanması gereken, riayetedilmesi gereken metinlerdir.

Onun için, Türkiye belli bir süreden beri demokratikleşmearzusunun ve çabasının gereği olarak insan hakları konusunda eksikliklerimizigiderebilmek için, en başta demin bahsettiğim Anayasa maddesi, Anayasamaddeleri dâhil olmak üzere, önemli yasal düzenlemeleri yapmıştır, gerekiyorsadaha da yapılabilir. Ama artık uygulamalardan şunu görüyoruz ki: Mesele sadecebir yasal düzenleme meselesi değildir. Aslında yeteri kadar düzenleme devardır. İnsan onuruyla bağdaşmayan fiili kim işlerse işlesin -ister kamugörevlisi ister düz vatandaş- bunun karşısında hep beraber olmamızda,mevzuatımızı bu istikamette yorumlamamızda fayda var. Belli ki mevzuateksikliğimiz yeteri kadar olmasa bile? Çünkü önemli düzenlemeler yapıldı geçtiğimizdönemde; Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere, işkence ve kötü muameleye karşıİnsan Hakları Komisyonunun burada kurulmuş olması, mevzuattaki düzenlemeler,Anayasa değişikliği, Türkiye'nin uluslararası arenada bu yönüyle ilgilikarşılaştığı problemler de dikkate alındığında, bu konu, hakikaten hepimiz içinönemli bir konu. Üzerinde duruyoruz, durmalıyız. Ama gördüğümüz bir şey şu,samimiyetle itiraf edelim: Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, bu Başkanlığaulaşan bilgilerin hiçbirine bir sansür koymaksızın, hiçbirini kısaltmaksızın,üstünü örtmeksizin, "Ya bunu yayınlarsak şöyle mi olur?", "Bunu açıklarsakböyle mi olur?" tarzındaki bir endişeye kapılmaksızın bunların hepsiniyayınlamaktadır. Bunlardan dolayı da gocunmamıza da gerek yok. Nerede yanlışımızvarsa bunlara kafa yormamız gerekiyor. Ama uygulamalardan şunu gördük: Belli kibu insan hakları konusu bir eğitim konusu, bunu bir içselleştirme meselesi. Enbaşta uygulayıcıların bu yöndeki eğitimlerine daha fazla ağırlık vermemizgerekiyor. Eğitimleri yapılıyor; gerek güvenlik güçlerimizde gerekse uyumyasaları açısından geçtiğimiz dönemde ve bugün en fazla eğitim yapan kurumlarınbaşında Adalet Bakanlığı geliyor, İçişleri Bakanlığı geliyor. Ama buna rağmeneksikliklerimizin olduğunu da görüyoruz. Onun için eğitime devam etmemiz lazımve insan hakları konusunu, sadece 10 Aralığa münhasır bir gün olarak değil,sadece devletin üzerinde duracağı şeyler değil. Mesela televizyon programlarınabaktığımızda, medyaya baktığımızda bu eğitimin, toplumsal eğitimin verilmesikonusunda çok ciddi bir çaba çok fazla gözükmüyor. Ne zamanki polisiye birolay, sansasyonel bir olay gündeme geldiği zaman bir iki gün tartışıyoruz,ondan sonra bu konu gündemden düşüyor. Hâlbuki eğitim devamlı bir faaliyet.Bunu, hem toplumsal eğitim hem de yasaları uygulayanlar açısından üzerindedurmamız, yanlış yapan varsa, suç işleyen varsa da bunları hiçbir şekildehimaye yoluna gitmeksizin üzerine hassasiyetle ve kararlılıkla gitmemiz lazım.Biz bu düşünceyi taşıyoruz Hükûmet olarak. Yaptıklarımız eksik bulunabilir amakararımız budur, düşüncemiz budur. Bu yönde de önemli çabaların, gayretleriniçerisinde olduğumuzu görmemiz gerekiyor.

En büyük insan hakkı ihlali işkence ve kötü muamele. Ama değerliarkadaşlarım, bir şeyi de unutmamak lazım. İnsan hakları yaşayan insanlariçindir, insan öldüyse ona çok fazla hak lazım olmuyor. Dolayısıyla bütündünyada en büyük insan hakkı ihlali terördür. Gelin, "insan hakkı" denildiğizaman terörle beraber meseleye bakarsak, o zaman bir ortak zeminde buluşma,ortak zeminde sorunlara çare arama imkânını bulabiliriz. Meselenin sadece birtarafını görüp öbür tarafı için amasına, fakatına, gerekçesine zihnimizeyoracağımıza, gayretimize oraya vereceğimize, kim ihlali yapıyorsa, en baştahayat hakkını ortadan kaldıran, çoluk çocuk demeden iki yaşındaki bebeleri bilekatleden örgütlerle ilgili vurgulamalar yapılmadan bu konular konuşulursa birazeksik oluyor. Onu dikkatlerinize arz etmek istiyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarındanalkışlar)