Konu:ORDU MİLLETVEKİLİ RIDVAN YALÇIN’IN, TOKİ KONUTLARI VE TOPLU AÇILIŞ TÖRENLERİNE (6/163), TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU’NUN, TOKAT’IN BAZI İLÇELERİNDE TOKİ’NİN KONUT YAPIP YAPMAYACAĞINA (6/180), TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENǒİN, KÜTAHYA ŞEKER FABRİKASININ SATIŞINA (6/185), BAKANLARIN ASKERLİK DURUMUNA (6/234), GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ YAŞAR AĞYÜZ’ÜN, TÜRK TELEKOM’DAKİ GREVE (6/195), İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN’İN, THY’NİN BAŞBAKANLIĞA SATMAK İÇİN UÇAK ALACAĞI İDDİASINA (6/230) VE İLİŞKİN BAŞBAKANDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ MÜNASEBETİYLE
Yasama Yılı:2
Birleşim:52
Tarih:22/01/2008


ORDU MİLLETVEKİLİ RIDVAN YALÇIN’IN, TOKİ KONUTLARI VE TOPLU AÇILIŞ TÖRENLERİNE (6/163), TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU’NUN, TOKAT’IN BAZI İLÇELERİNDE TOKİ’NİN KONUT YAPIP YAPMAYACAĞINA (6/180), TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENǒİN, KÜTAHYA ŞEKER FABRİKASININ SATIŞINA (6/185), BAKANLARIN ASKERLİK DURUMUNA (6/234), GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ YAŞAR AĞYÜZ’ÜN, TÜRK TELEKOM’DAKİ GREVE (6/195), İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN’İN, THY’NİN BAŞBAKANLIĞA SATMAK İÇİN UÇAK ALACAĞI İDDİASINA (6/230) VE İLİŞKİN BAŞBAKANDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ MÜNASEBETİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DEVLET BAKANI VEBAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan,değerli milletvekilleri; biraz evvel okunan soru önergeleriyle ilgili olarak,sırasıyla Hükûmet adına cevaplamak üzere -Sayın Başbakan adına- huzurunuzdayım.Hepinizi saygıyla selamlıyorum. 

Sayın Başbakandansorulan birinci soru önergesi: Muhtevasından da anlaşılacağı üzere, 22 Temmuzseçimleri öncesi Türkiye'nin muhtelif yerlerinde toplu konut ve benzeri devletfaaliyetleriyle ilgili açılışlar yapılmaktaydı. Bunlardan bir tanesinin de Orduilinde yapıldığı anlaşılıyor. Burada, başkaca hizmetlerin yanı sıra, TOKİ'nininşa ettiği konutların açılışında yaşanan bir kısım hususları dilegetirmektedir.

Değerlimilletvekilleri, Toplu Konut İdaresi son beş yıl içerisinde gerçekten önemlibaşarılara imza atmıştır, çok büyük hedefleri de gerçekleştirmiştir. Bundandolayı, başta TOKİ Başkanı olmak üzere, emeği geçen herkese buradantebriklerimi ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Şu an iki yüzaltmış binin üzerinde konut inşaatı bitmiştir veya devam ediyor, hedefimizbirkaç yıl içerisinde bunu beş yüz bine çıkarmaktır. Bu projeyi bizönemsiyoruz. Bu çalışmalara da gerçekten hem destek veriyoruz hem önemveriyoruz hem de teşvik etmeye çalışıyoruz. Birçok sebebi var bunun. Bir defa,maalesef, en önemli şehirlerimiz dahi çarpık görüntüler içerisindedir.Kentleşmeyi şehirlerimizde tam olarak gerçekleştirebilmiş değiliz. O nedenle,Toplu Konut İdaresi yoluyla hem şehirlerimize güzellik katmak, kentsel dönüşümüsağlamak hem orta ve daha düşük gelirli vatandaşlarımızın konut sahibiolmalarını temin etmek hem konut inşaatlarına kalite getirmek hem de inşaatsektörü Türk ekonomisinin önemli bir sektörü olduğu için, motor sektörü olduğuiçin, bu alanda bir canlanmaya da sebebiyet vermek ve başkaca sebeplerle de buinşaatlar Türkiye'nin her yerinde yaygın bir şekilde devam etmektedir.Dolayısıyla, biten konutların da zaman içerisinde, ne zaman bittiyse, belli birprogram dâhilinde açılışı yapılmaktadır.

Şimdi, buradadikkat edilecek husus şudur: Ordu ilinde gerçekleşen bu açılış töreni elbettebir seçim dönemine denk geliyor. Bir açılışın seçim dönemine gelmesi ayrıdır,seçim yasaklarına girmesi ayrıdır. Son 22 Temmuz seçimleriyle birlikte gördükki, Türkiye'de seçimler seksen günden evvel yapılamamaktadır. Dolayısıyla,seçim kararı alındıktan sonra, seçim yasaklarının başlaması için daha yetmişgün var demektir. Eğer bu açılış törenleri seçim yasakları içinde gerçekleşmişolsaydı, tabiatıyla yasalar açısından doğru bir açılış olmayacaktı, yasalaraçısından sakıncalı bir durum olacaktı. Zaten böyle bir durum var ise, ilgilimakamlar da bununla ilgili gerekli soruşturmayı yapmakta, o türlü dosyalar dazaten buraya gelmektedir. Dolayısıyla, seçimlerin başlamış olması devletfaaliyetlerinin durdurulması, askıya alınması anlamına gelmiyor vegelmeyecektir.

O nedenle,yapılan bu törenler evvela devlet törenidir, bir partinin faaliyeti değildir.Ancak, seçimin başladığı tarihten itibaren bütün şehirlerimizde hep berabergörüyoruz, belki bazen de şikâyet ediyoruz, o ilin ya da ilçenin, hatta köyüncaddesi, sokakları parti bayraklarıyla donatılmaktadır. Dolayısıyla, Orduilinde vaki bir parti bayrağı, flaması varsa veya başka türlü tanıtımmalzemeleri varsa, bu tören dolayısıyla değil, seçimin başlamış olmasısebebiyledir. O nedenle, TOKİ idaresinin de esasen bu törenle hemen hemenhiçbir ilgisi yoktur, Valilikle düzenlenmiş bir törendir. Sadece topluaçılışlar yapıldığı için, TOKİ'nin yaptığı iş, orada bu faaliyetlerinigösterebilmek, tanıtabilmek adına yaptığı bir afiş ya da bez asımındanibarettir. Yapılan tören bir devlet törenidir ve burada yasalarımız açısındanda sakıncalı bir durum söz konusu değildir.

İkinci olarak,yine toplu konutla ilgili, Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru'nun soruönergesi? Biraz evvel de ifade etmeye çalıştım. Toplu Konut İdaresi,Türkiye'nin her tarafında, hemen hemen her ilinde ve mümkünse her ilçesindeprojelerini hayata geçirmeye çalışıyor. Özellikle kamu konutları bakımındanihtiyaç duyulan yerlere öncelik vermek kaydıyla bu faaliyetlerini belli birplan dâhilinde sürdürüyor. Şimdi, Toplu Konut İdaresi bu faaliyetlerinisürdürürken, bu yatırımları yaparken, konutları yaparken nasıl yapıyor, onunla ilgiligenel kuralı burada bilginize sunmak istiyorum. Ondan sonra da sorunun cevabızaten kendiliğinden gelmiş olacaktır.

Toplu Konutİdaresi tarafından gerçekleştirilen toplu konut projeleri, ilgili kaymakamlıkya da belediyenin kamu ya da hazine mülkiyetinde konut yapımına uygunözelliklerde arazi ya da arsa belirleyerek idareyle yaptığı başvurularındeğerlendirilmesi sonucunda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, Toplu Konutİdaresinin genellikle bir yere konut yapımında en evvel işi harekete geçirenbelediye başkanlarımız, kaymakamlarımız, illerde tabiatıyla valiliklerimiz butürlü taleplerde bulunuyor, arsayı gösteriyor. Sonra, bu arsalar ya hazinearazisidir veya belediyenin arazisidir, oraya değer kazandırmak ve şehrin deminsöylediğim amaçlara uygun bir görünüm kazanabilmesi için de bu arsalar tahsisedilmek suretiyle, İdareyle karşılıklı görüşmeler içerisinde bu yatırımlargerçekleştirilmektedir. Eğer böyle bir karşılıklı talep ve anlaşma olmadığıtakdirde, o zaman boş yere bir yere kaynak israf edeceksiniz. Talep olmadığıhalde konut yaparsanız, o takdirde o kadar yatırım boşa gidebilecektir. Yaşanantecrübelerden sonra, esas itibarıyla bugün Toplu Konut nereye yatırımyapıyorsa, bu taleplerin sonucudur.

Ayrıca, TopluKonut İdaresi tarafından nüfusu 40 binin altında bulunan yerleşim birimlerindebelediyeler ya da kaymakamlıklarla işbirliği içinde talep örgütlenmesiyapılmaktadır. Demek ki, eğer ilçenin nüfusu, yerleşim merkezinin nüfusu 40binin altındaysa, şimdi oraya Toplu Konut İdaresinin kendiliğinden gidip konutyapmasının bir anlamı yok, çünkü bunu yapıp satmak üzere, ister kamu konutlarıiçin lojman olarak isterse vatandaşlarımıza teker teker satmak için; 40 bininaltındaysa, bizim bugüne kadar uyguladığımız, belediye başkanlarımız,kaymakamlarımız bir talep örgütlenmesi yapıyor. Diyor ki: "Bizim, burada 150konutluk bir talebimiz var, bunların isimleri belli." Bunları tespit ediyorlar,sonra Toplu Konut İdaresine diyorlar ki: "Burada da bir arsamız var, 150 tanede vatandaşımız bu konutlardan almak istiyor." Böylece, bu karşılıklı mutabakatve değerlendirmelerin sonucunda, 40 binin altındaki yerlere konutlaryapılabilmektedir. Yukarıda ismi geçen, zikredilen Tokat ilimizin ilçelerindeşu ana kadar belediyeler ya da kaymakamlıklar tarafından bir başvuru söz konusudeğildir. Hiç şüphesiz, başvuru söz konusu olduğunda, hiçbir ayrımyapılmaksızın, oralarda da bu hizmetler götürülebilir, bundan da memnun oluruz.Dolayısıyla, şimdi yapılacak iş, bu talep örgütlenmesinigerçekleştirebilmektir. İlgili belediye ya da kaymakamlıklar müracaatı yapmışolması hâlinde, o ilçelerimize de toplu konut yapılabilecektir.

Üçüncü bir soru,Kütahya Şeker Fabrikasının arsalarıyla ilgili konudur ve burada dört tane soruvar. Bununla ilgili ifade etmek istediğimiz hususlar şu: Şimdi, söz konusutaşınmaz Kütahya Şeker Fabrikası Anonim Şirketinin sabit kıymetlerinde yeralmakta olup Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketinin sabit kıymetlerindekayıtlı değildir. Demek ki bahse konu arsa, taşınmaz, Türkiye ŞekerFabrikalarının değil Kütahya Şeker Fabrikasının mal varlığı içindegözükmektedir. Ayrıca, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi bu taşınmazlailgili satın alma bedeli ödemediği gibi bugüne kadar emlak vergisi, vesaireherhangi bir ödeme de yapmamıştır. Konunun belirtilen hususlar ve ilgilimevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği Tapu ve KadastroGenel Müdürlüğüne de bildirilmiştir. Kütahya Şeker Fabrikası Anonim Şirketininarazileriyle ilgili idare tarafından herhangi bir imar çalışması da yapılmış değildir.Dolayısıyla bunu da bilgilerinize sunuyorum.

Dördüncü soru,Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar Ağyüz'ün Telekom greviyle ilgili sormuşolduğu sorudur. Esas itibarıyla, bu sorunun bugün itibarıyla konusu kalmamıştırama kısaca şunu ifade etmek isteriz: Anayasa'nın 53'üncü ve 54'üncü maddeleritoplu sözleşme, grev ve lokavt hakkını düzenlemektedir. Böyle olunca toplusözleşme müzakereleri sırasında, şartlar gerçekleştiğinde işçi sendikalarıyasalar çerçevesinde bu hakkını kullanabilir, taleplerini karşılasın diye. Birmanada işverene baskı olsun diye greve gidebilir. Dolayısıyla greve gitmek işçisendikasının, toplu sözleşmenin taraflarından birinin anayasal ve yasalhakkıdır. Bu hakkı kullanmak adına da ilgili sendikamız greve gitmiştir. Fakatbu grevin safahatı sırasında Hükûmet olarak müteaddit defalar çaba sarfedilmiştir, grevin uzamaması için, iki tarafın da mağdur olmaması açısından.Nitekim, bu konuyla ilgili gündem dışı, hatırlayabildiğim kadarıyla SayınŞandır burada bir gündem dışı söz almıştı. Buna da Sayın Ulaştırma Bakanıyaptığı çalışmalarla ilgili bilgi vermişti. Neticede aradan geçen süreiçerisinde şunu gördük ki, yine grevin bitirilmesinde Hükûmet olarak önemli birçaba sarf edilmiştir ve doğrusu da olumlu bir sonuca da ulaşılmıştır. Bu açıdanbaktığımızda, biz üzerimize düşeni yaptık ve grev de bugün itibarıyla bitmiştirve bundan da memnunuz. Soru önergesinin bu manada konusu da kalmamıştır.

Bir başka soru,İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Ersin'in. Türk Hava Yollarının Başbakanlığa satmak için uçak alacağı iddiasınailişkin sorular.

Değerliarkadaşlarım, daha evvel de ifade etmeye çalıştım -tabii, soru önergeleriyleilgili olarak 97'nci madde bu işin çerçevesini çizmektedir- hangi konulardasoru sorulabilir, hangi konularda sorulamaz diye. Şimdi, bu konu doğrudan biziilgilendirmiyor, sebebi de şudur: Türk Hava Yolları, soru önergesinde ifadeedildiği gibi, artık çoğunluk hissesi özel sektöre geçmiş, özel şahıslarageçmiş bir kuruluştur. Kamunun hissesi yüzde 50'nin altına düşmüştür. Dolayısıyla,Türk Hava Yolları, bugün itibarıyla özel sektör kuruluşudur ve özel hukukhükümlerine tabidir. Neye karar verecek, neyi nasıl yapacak, faaliyetalanlarında ne gibi işlemler, ne gibi kararlar alacak, verecek; bunun bizimle,idareyle, Hükûmetle bir alakası yok. Lehine olan, müdebbir bir tüccar gibineleri yapması gerekiyorsa, hangi kararları alması gerekiyorsa onu kendisialabilecektir. Dolayısıyla, doğrudan bizi ilgilendiren bir yanı da, bu sorunun,yoktur.

Son olarak SayınBaşkan, Bakanlar Kurulu üyeleriyle ilgili sorulmuş olan sorudur: "Askerliğiniyapmayan var mı? Paralı askerlik yapan var mı? Bakanlar arasında geçmişte İrandevrimi kutlamalarına katılan var mıdır?"

Şimdi, MillîSavunma Bakanlığından gelen, soru önergesine verilen cevap şudur: "BakanlarKurulu üyelerinin tümü askerlik hizmetlerini ilgili dönemlerdeki mevzuathükümlerine uygun şekilde tamamlamışlardır. Bakanlar Kurulu üyelerininbazılarının geçmişte İran devrimi kutlamalarına katıldıklarına ilişkin herhangibir bilgiye de rastlanmamıştır."

Durumubilgilerinize saygıyla arz ediyorum.

Teşekkür ediyorumSayın Başkan.