Konu:(10/ 27, 34, 37, 40, 102) NOLU ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İLE DİĞER BİTKİSEL YAĞLARIN ÜRETİMİNDE VE TİCARETİNDE YAŞANAN SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU KURULMASINA İLİŞKİN ÖNERGELERİNİN ÖN GÖRÜŞMELERİ MÜNASEBETİYLE
Yasama Yılı:2
Birleşim:52
Tarih:22/01/2008


(10/ 27, 34, 37, 40, 102) NOLU ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İLE DİĞER BİTKİSEL YAĞLARIN ÜRETİMİNDE VE TİCARETİNDE YAŞANAN SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU KURULMASINA İLİŞKİN ÖNERGELERİNİN ÖN GÖRÜŞMELERİ MÜNASEBETİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DEVLET BAKANI VEBAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerlimilletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Birden çokönergeyi birleştirerek konuşmuş olacağız. Konuyu gündeme getiren tümarkadaşlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum. Hükûmet olarak da bu Meclisaraştırması önergesini benimsiyoruz, böyle bir araştırma önergesininverilmesini olumlu buluyoruz. Bu konuda yapılacak çalışmalarla, inanıyoruz ki,bu sektörde çalışan vatandaşlarımız için ve hepimiz için faydalı sonuçlaraulaşma imkânını birlikte bulmuş oluruz.

Zeytinin,zeytinciliğin bizim kültürümüzde, günlük hayatımızda, ekonomik faaliyetlerimiziçerisinde önemli bir yeri vardır. Birçok vatandaşımız için de geçimkaynağıdır. Bu nedenle, konuyla ilgili gelişmelerin değerlendirilmesi,sorunların tespit edilmesi ve sonuçların ortaya konularak çözümlerinbelirlenmesi hiç şüphesiz icracılara, bizlere de ışık tutmuş olacaktır. Onedenle, bu araştırma önergesini biz de olumlu buluyoruz.

Bununla ilgilideğerlendirmemize esas olmak üzere birkaç bilgiyi de sizlere arz etmekistiyorum: Dünyada yaklaşık 10 milyon hektar alanda 900 milyon zeytin ağacıbulunduğu tahmin edilmektedir. Dünya sofralık zeytin üretimi 1,4 milyon ton,zeytinyağı üretimi ise 2,8 milyon ton seviyesindedir. Ülkemizde zeytin, 640 binhektar dikim alanıyla, tarım alanı içerisinde yüzde 2,3'lük paya sahiptir.Yaklaşık 400 bin üretici doğrudan ve 2 milyon kişi dolaylı olarak zeytinsektöründen geçimini sağlamaktadır.

Türkiye, dünyada150 milyon ağaç sayısı ve 400 bin ton sofralık zeytin üretimiyle ikinci, 800bin ton yağlık zeytin üretimiyle dördüncü, 145 bin ton zeytinyağı üretimiylebeşinci sırada yer almaktadır.

Ülkemizdezeytincilik, dört değişik ana iklim bölgesi ve bunların altında farklıiklimlere sahip küçük bölgelerde yapılmaktadır. Her bölgenin kendisine aitçeşitleri bulunmakta ve bu çeşitler ile ekolojilerinin buluşmasından farklıtatlar da meydana gelmektedir. Zeytinde bu yıl "yok yılı" sezonu yaşanmaktadır.Doğal olarak, ürün rekoltesinin düşük olması da söz konusu olacaktır. 2006-2007üretim sezonunda, 640 bin hektar alanda, 150 milyon adet zeytin ağacından 1milyon 220 bin ton üretim beklenmekte iken, kuraklık nedeniyle zeytinüretiminde yüzde 20 ila 25 civarında bir kayıp söz konusu olmuştur. Üretimmiktarı, buna paralel olarak, yaklaşık 550 bin tonu yağlık ve 350 bin tonu sofralıkolmak üzere toplam 900 bin ton olarak beklenmektedir.

Coğrafi konumuitibarıyla iklim değişikliği, kuraklık ve çölleşmeye karşı hassas bir bölgedebulunan ülkemizin toprak ve su varlığı büyük tehdit altındadır. Yaşanmakta olankuraklığın zeytincilik üzerinde olan etkileriyle ilgili olarak da aşağıdakihususları ifade etmek istiyorum:

Zeytin, bahçebitkileri arasında kuraklığa toleranslı, hatta dayanıklılığı en yüksek olanmeyve türlerinden birisidir. Ülkemiz zeytinlik tesislerinin çoğu kır, taban ve yamaçarazilerde olup, yüzde 90-93'ü sulanmamaktadır. Diğer taraftan, zeytinde bu yıl"yok yılı" sezonu yaşanmaktadır. Doğal olarak, ürün rekoltesinin zaten düşükolması da beklenmektedir.

Ege Bölgesi'ndeçiçeklenme döneminde gerçekleşen aşırı sıcaklar nedeniyle, meyve tutumundaazalma gözlenmiştir. Ayrıca, "yok yılı" olmakla beraber, rekoltede bir miktardüşüş olacağı, bu düşüşün yüzde 10'luk kısmının kuraklık ve sıcaklık etkisindenkaynaklanabileceği tahmin edilmektedir. Bu yıl yaşanan kuraklık vejetatif gelişmeyiyavaşlatacağından gelecek yılın ürün rekoltesinin de olumsuz olmasıbeklenmektedir. Sulanan bahçeler ile yeni tesisler, bakım tedbirleri devamettirildiği sürece kuraklıktan etkilenmeyebilecektir.

En değerlitarımsal ürünler, menşei belli ürünlerdir. Bunlar daha kolay pazarlanmakta vedaha yüksek fiyatlara satılabilmektedir.

Zeytinyağıihracatımız ortalama 70 bin ton seviyesindedir. Yıllara göre ihracat, 2002'de25 bin ton, 2003'te 76 bin ton, 2004 yılında 46 bin, 2005 yılında 91 bin ton,2006 yılında 75 bin ton arasındadır.

Zeytin üretimindeülkemizin rakipleri İspanya, Yunanistan, Tunus ve Suriye'dir. Zeytin vezeytinyağı, ülkemizin Avrupa Birliği tarım sektörü içinde rekabet edebileceğiürünler arasındadır.

Tarım BakanlığıYem ve Gıda Bilgi Sistemi'nde 388 adet zeytinyağı ve 744 adet salamura zeytinişletmesi kayıtlıdır, Körfez bölgesinde ise 171 adet zeytinyağı ve 460 adetsalamura zeytin işletmesi kayıtlıdır.

Zeytin vezeytinyağı üretiminde karşılaşılan başlıca sorunlar da şunlardır: Ağaç başınaverimin düşük olması, zeytin ağacının üretiminden dolayı yıllara göredalgalanmaların mevcudiyeti, zeytin üretim alanlarının başka amaçlarlakullanılması, ihracatın dökme yağı şeklinde yapılmış olması, uluslararasıdüzeyde tanınan markalarımızın yeterli olmaması şeklinde ifadeedilebilmektedir. Girdi maliyetlerinin yüksek olması, kişi başına zeytinyağıtüketiminin yetersiz olması, sulamanın yetersiz olması da başka faktörlerdir.

Bu noktada neleryapılabilir, onu hiç şüphesiz araştırma önergesinin sonunda, hep beraber, birdefa daha, derli toplu görmüş olacağız, ancak şu hususlara dikkatinizi çekmekisterim:

Tanıtım vemarkalaşmanın yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Dökme zeytinyağıyerine markalı ihracatın artırılmasının hedeflenmesi gerekmektedir.

Sulamanınyaygınlaştırılması esastır.

Zeytinliklerinkayıt altına alınması ve kişi başına tüketimin artırılması en öncedüşünülebilecek hususlardır.

Şüphesiz, busektörün desteklenmesi bakımından da Hükûmet ve Tarım Bakanlığı olarak birçokdestekleme çalışmaları yapılmaktadır. Bunların başında sertifikalı fidandestekleri gelmektedir. Bundan amaç, Avrupa Birliği içindeki rekabet gücümüzüartırmak ve modern bahçeler tesis etmek ve sektöre düzenli ham maddesağlayabilmektir. 2005 yılından itibaren sertifikalı zeytin fidanına destekverilmeye başlanmıştır. Dekara verilen destek miktarı 2005'te 30 YTL, 2006'da250 YTL, 2007'de de 250 YTL olarak gerçekleşmektedir. Sertifikalı fidan üretimiise 2001-2002'de 3,4 milyon, 2005-2006'da 17 milyon, 2006-2007'de ise 26 milyonadettir. Böylece, son iki yılda, 225 bin dekar alanda zeytin bahçesi tesisedilerek yaklaşık 36 milyon sertifikalı zeytin fidanı dikilmiş ve 60 milyon YTLprim ödenmiştir. Ülke genelinde sertifikalı fidan destek başvurularının yüzde56'sını zeytin bahçe tesisi oluşturmaktadır.

İkinci olaraküzerinde durduğumuz konu zeytinyağı primidir. Ülkemiz için böylesine önemliolan bir ürüne 1998 yılından beri prim verilmeye başlanmıştır. 1998 yılındanbugüne kadar toplam 133 milyon YTL prim ödenmiştir. 2006 yılında zeytinyağıdestekleme primi kilogram başına 11 yeni kuruş olarak belirlenmişbulunmaktadır.

Diğer taraftan,üzerinde durduğumuz bir başka konu zeytinyağı ihracatını teşvik etmektir. DışTicaret Müsteşarlığı tarafından hazırlanan tebliğ kapsamında, sofralık zeytiniçin ton başına 100 ila 150 Amerikan doları, zeytinyağı için ton başına 150 ila350 Amerikan doları ihracat teşviki verilmektedir.

Bunların dışında,Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi çalışmalarını da Hükûmet olarak önemsiyoruzve bunların bir an evvel hayata geçmesi noktasında yoğun bir çaba sarfediyoruz. Ülkemizin uygulayacağı tarımsal programların, Dünya Ticaret Örgütü veAvrupa Birliği ortak tarım politikalarıyla uyumlu olması yönünde yoğunçalışmalar yapılmaktadır. Ülkemiz zeytinciliğindeki sorunların acilen çözümekavuşturulması için sektörün güçlü örgütlenmeye gitmesinde de zaruretgörmekteyiz. Ülkemizde, ürün konseylerinin hazırlık çalışmaları 2003 yılındaetkin olarak başlamış ve 2005 yılından sonra daha da hızlanmıştır. 2006 yılında,Hükûmetimiz döneminde çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 11'incimaddesiyle, ürün konseyleri kurulmasına yasal zemin hazırlanmıştır. Pamuk,zeytin ve zeytinyağı, fındık ve turunçgillerde ulusal ürün konseyyönetmelikleri 5 Nisan 2007 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegirmiştir. Aynı konu, Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi için de 2007'de bu konseygerçekleşmiştir.

Türkiye olarakzeytincilikteki hedef, 180 ila 200 milyon ağaç sayısına ulaşmaktır, 1 milyonhektarda dikim gerçekleştirmektir, 4 milyon ton üretime ulaşmaktır, 750 bin tonzeytinyağı üretimine ve 300 bin ton zeytinyağı ihracatına ulaşmaktır ve kişibaşına 1 kilogramolan zeytinyağı tüketimini 5 kilograma çıkarmaktır. Diğer taraftan, bitkiselyağlarla ilgili olarak da aynı hassasiyetle, Hükûmet  olarak ve Tarım Bakanlığı olarak, üzerindedurulmaktadır.

Ülkemizinpetrolden sonra en fazla ithalat yaptığı ürünlerden birisi bitkisel yağlardır.Dolayısıyla, bitkisel yağ açığının kapatılması, öncelikli olarak üzerindedurmamız gereken bir konudur. Bitkisel yağlar genellikle yağlık ayçiçeği,pamuk, soya, aspur, mısır ve zeytin gibi bitkisel ürünlerden elde edilmekteolup 2006 yılı itibarıyla bitkisel yağ üretimi 600 ila 650 bin ton, bitkiselyağ tüketimi 1,7 milyon ton, dolayısıyla aradaki açık da 1 milyon tondur. Hiçşüphesiz, bu kadar büyük açığın kapatılabilmesi için bu alanda desteklere ciddiölçüde ihtiyaç vardır. Hükûmet  olarak damümkün olduğunca bu alanı desteklemeye gayret ediyoruz.

2006 yılında 950milyon YTL destek verilirken, 2007 yılında bu miktar 1,25 milyar YTL'yeyükselmiştir. Zeytine 250 YTL sertifikalı fidan desteği verilmektedir. Ayrıca,doğrudan gelir desteği, mazot, gübre, toprak analizi, sertifikalı tohum,basınçlı sulama tesislerine destek verilerek üretim artırılmaya çalışılmaktadır.Yağlı tohum üretimimiz yıllara göre 2,5-3 milyon ton arasında değişmektedir.Üretimin artırılması için 2006-2011 projeksiyonu hazırlanmıştır. Bu doğrultudadestekleme çalışmaları da devam etmektedir.

Hiç şüphesiz,araştırma komisyonu kurulduğunda, Tarım Bakanlığı olarak, bu araştırmadanbeklenen maksadın hasıl olabilmesi ve gerçekten bu konudaki çabaların en iyişekilde değerlendirilebilmesi bakımından her türlü destek verilecektir.İnanıyorum ki bu rapor -araştırmanın sonucunda düzenlenecek rapor- söylediğimizaçıklamalara ilaveten belki bize yeni ufaklar açacak, yeni tedbirlerinalınmasına da imkân verebilecektir.

Böyle de birbeklenti içerisinde olduğumuzu ifade ediyor, tekraren, bu konuyu gündemegetiren tüm arkadaşlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.(AK Parti sıralarından alkışlar)