Konu:TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENǒİN, PÜLÜMÜR DAĞI-MUTU ARASI ANAYOLUN ASFALTLANMASI VE PERTEK KÖPRÜSܒNÜN YAPIMINA (6/22); TUNCELİ-PÜLÜMÜR’DE MEYDANA GELEN DEPREMLERDE ZARAR GÖREN BİNALARA (6/23); TUZLA GEMİ TERSANESİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERE (6/86); ŞARAPTAKİ VERGİLENDİRMENİN ÜZÜM ÜRETİMİNE ETKİSİNE (6/138); BAZI BÜROKRAT ATAMALARINA (6/146) VE AMERİKA SEYAHATİNE (6/152) İLİŞKİN BAŞBAKANDAN, İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN’İN OKUL SERVİSLERİNİN DENETİMİNE (6/85) İLİŞKİN BAŞBAKANDAN, ANTALYA MİLLETVEKİLİ TAYFUR SÜNER’İN, SİDE’DEKİ ANIT MEZAR VE ÇEVRESİNİN BAKIMINA (6/137) İLİŞKİN BAŞBAKANDAN VE MERSİN MİLLETVEKİLİ İSA GÖK’ÜN, ANAYASA DEĞİŞİKLİK TASLAĞI HAKKINDAKİ BİR TOPLANTIYA (6/159) İLİŞKİN DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK’TEN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ MÜNASEBETİYLE
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:25/12/2007


TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENǒİN, PÜLÜMÜR DAĞI-MUTU ARASI ANAYOLUN ASFALTLANMASI VE PERTEK KÖPRÜSܒNÜN YAPIMINA (6/22); TUNCELİ-PÜLÜMÜR’DE MEYDANA GELEN DEPREMLERDE ZARAR GÖREN BİNALARA (6/23); TUZLA GEMİ TERSANESİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERE (6/86); ŞARAPTAKİ VERGİLENDİRMENİN ÜZÜM ÜRETİMİNE ETKİSİNE (6/138); BAZI BÜROKRAT ATAMALARINA (6/146) VE AMERİKA SEYAHATİNE (6/152) İLİŞKİN BAŞBAKANDAN, İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN’İN OKUL SERVİSLERİNİN DENETİMİNE (6/85) İLİŞKİN BAŞBAKANDAN, ANTALYA MİLLETVEKİLİ TAYFUR SÜNER’İN, SİDE’DEKİ ANIT MEZAR VE ÇEVRESİNİN BAKIMINA (6/137) İLİŞKİN BAŞBAKANDAN VE MERSİN MİLLETVEKİLİ İSA GÖK’ÜN, ANAYASA DEĞİŞİKLİK TASLAĞI HAKKINDAKİ BİR TOPLANTIYA (6/159) İLİŞKİN DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK’TEN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ MÜNASEBETİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DEVLET BAKANI VEBAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın Başkan, değerlimilletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözleriminbaşında, geçmiş Kurban Bayramı'nızı ve gelecek yeni yılınızı tebrik ediyorum veyine sözlerimin başında, bugünkü tarih itibarıyla aramızdan ayrılmış olanistiklal mücadelemizin temel taşlarından ve cumhuriyetimizin İkinciCumhurbaşkanı olan merhum İsmet İnönü'yü saygıyla anıyorum.

Değerlimilletvekilleri, birisi hariç, Sayın Başbakan tarafından cevaplanması isteğiylesorulan sorulara cevap vermek üzere huzurunuzdayım.

Yalnız,sözlerimin bu kısmında bir hususu ifade etmek istiyorum. Tabiatıyla, sorusormak her sayın milletvekilinin hem İç Tüzük'ten hem de Anayasa'dan doğanhakkıdır. Tabiatıyla, bu denetim yolu kullanılırken, İç Tüzük'teki kurallarçerçevesinde, oradaki formata uygun olarak bu soruların sorulması bu sorununsorulmasından beklenen fayda açısından daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Ancak, sorularınbir kısmı İç Tüzük'ün 97'nci maddesindeki şartları taşımıyor. 97'nci maddededeniliyor ki:

"Sorulamayacakkonular

Aşağıdaki sorularBaşkanlıkça kabul edilemez:

a) Başka birkaynaktan kolayca öğrenilmesi mümkün olan konular;

b) Tek amacı istişaresağlamaktan ibaret konular;

c) Konusu,evvelce Başkanlığa verilmiş gensoru önergesiyle aynı olan sorular."

Şimdi, bu açıdanbaktığımızda, Sayın Başbakana sorulan bu soruların bir kısmını Başbakanlığasormak yerine, bir başka kaynaktan bunları öğrenme imkânı vardır. Mesela, karayoluyla ilgili bir soru sorulacaksa, bu, Genel Müdürlükten pekâlâöğrenilebilir. Hatta, bazılarını hiç genel müdürlük seviyesinde değil, ilçeseviyesindeki, il seviyesindeki bir müdürlükten, valilikten de öğrenme imkânıvardır, buna rağmen Sayın Başbakana soruluyor. Peki, sorulunca ne oluyor?Sorulunca olan şey şu: Ya da, bu sorular Başbakana sormak yerine ilgili bakanasorulmuş olsa, daha tafsilatlı, daha kapsamlı cevap alma imkânı olacak. Şimdi,yapılan işlemi ben sizin takdirlerinize arz ediyorum, ondan sonra, eğer bu yoldevam edecekse, onu bir vuzuha kavuşturmamız lazım.

Şimdi, diyelimki, filanca ilçenin yolunun ne zaman asfalt yapılacağıyla ilgili bir sorugeliyor, Başbakana soruluyor. Başbakanlık bunu ilgili bakanlığa, ilgilibakanlık genel müdürlüğe, genel müdürlük bakanlığa, bakanlıktan Başbakanlığayazılmak suretiyle bir defa kırtasiyecilik yapıyoruz, israf yapıyoruz bunoktada. Hâlbuki, doğrudan ilgili bakana sorulmuş olsa, o bakanlar, nasıl şimdibiraz sonra diğer arkadaşlarınız kendileriyle ilgili konulara cevap verecekse,onlara da verebilir.

Şimdi, bugüncevaplayacağım sorulardan iki tanesi dışında, hepsi, bu söylediğim usullecevaplanması mümkün olan sorulardır. Biz ne yapacağız şimdi? Sayın Başbakanhakkında ilgili bakanlıklardan gelen cevabı burada kısaca ifade etmiş olacağız.Hâlbuki ilgili bakana sorulmuş olsa daha tatminkâr cevap alma imkânı daolacaktır, bunu ifade etmek istiyorum. Soru sormak hakkınız ama bu usullesorulursa, bu yolla denetim yapılırsa, daha maksada uygun bir düzenlemeyapılmış olur, aksi hâlde kırtasiyeciliği artırmış oluyoruz.

Şimdi, birincisoru: Pülümür Dağı-Mutu arası ana yolun asfaltlanması ve Pertek Köprüsü'nünyapımına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi. Bunu, demin ifade ettiğimgibi, pekâlâ, Karayolları Genel Müdürlüğü ve şimdi Ulaştırma Bakanlığıcevaplayabilirdi. Ben, şimdi, oradan gelen yazıyı kısaca bilginize sunmuşolacağım.

Pülümür 16'ncıBölge hudut yolu 22 kilometre olup bugüne kadar 16 kilometre asfalt kaplamaseviyesinde bitirilmiştir. 2007 yılında 8 kilometre yeni asfalt kaplamayapılmıştır. Kalan 6 kilometre olup bunun 2 kilometresi temel seviyesindebitirilmiş, 4 kilometresindeki toprak işleri 2008 yılı içinde tamamlanacak veyolun tamamı asfaltlanacaktır.

Ayrıca Pertekilçesinde baraj gölünün bir köprüyle geçilmesi konusu eskiden beri sıkçagündeme gelen bir konu olup, yapılan teknik değerlendirmeler ve araştırmalarsonucunda yapım maliyeti yüksek ve baraj gölü içinde yüksek dolgu yapılmasızorunluluğu gerektiğinden teknik olarak yapılabilirliliği mümkün olamamaktadır.Alternatif güzergâh arama çalışmaları baraj gölünün sığ olduğu kesimde devametmektedir.

İkinci soru:Tunceli Pülümür'de meydana gelen depremlerde zarar gören binalara ilişkinBaşbakandan soru önergesi. Afet İşleri Genel Müdürlüğü bu soruyla ilgilişunları ifade etmektedir: 27.1.2003 tarihinde meydana gelen Pülümür depremindendolayı 216 konut "evini yapana yardım" metoduyla yapılarak afetzedelere teslimedilmiştir. 1968 ve 1992 yıllarında afetler nedeniyle hak sahibi olup konutunualamayan afetzedeler için 384 konut, 14 ahır yaptırılmış, afetzedelerin iskânısağlanmıştır. 2007 yatırım programında 1968'den bu yana yapılamayan konutlarınyapımı için 194 konut programlanmış, 3/9/2007 tarihi itibarıyla 73 konutbitirilmiştir ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2007 yılında 2.340 binYTL bu işler için ödenek ayrılmıştır.

Tunceli iliPülümür ilçesi ve bağlı köylerinde 1978 yılında meydana gelen deprem afetinedeniyle 7269 sayılı Kanun hükümleri gereğince hak sahibi kabul edilen 178aile için Pülümür merkez Meydanlar Mahallesi'nde beş grup hâlinde 1988-1992yılları arasında ihale yöntemiyle konutları bitirilmiş ve noter kurasıyla haksahiplerine dağıtımları da yapılmıştır. Söz konusu konutların 2003 yılındameydana gelen depremden dolayı hasar gördüğü belirtilmekteyse de, Bakanlıktarafından yapılan incelemelerde ve teftişler sonucunda, konutların depremdenaz hasar gördüğü, müteahhit firmanın, projeleri esasına göre uygulamadığı vesorumlulukları bulunduğu belirlenmiş ve bununla ilgili işlemler yapılmıştır.Hasarlı konutların güçlendirilmesi veya ikmalinin yapılması için makam olurualınmış ve gereğinin yapılması ile ödeneklerin güncelleştirilmesi, 2008 yatırımprogramına alınması için makam oluru 5/11/2007 tarihinde Yapı İşleri GenelMüdürlüğüne yazı ekinde aktarılmıştır.

Üçüncü soruönergesi: İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Ersin'in, okul servislerinindenetimine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi.

Değerlimilletvekilleri, okul servis araçlarının geçmişte denetimi ve bununla ilgiliyönetmelik 28/8/2007 tarihine kadar İçişleri Bakanlığı tarafındanyürütülmekteydi. 28/8/2007 tarihinden itibaren ilgili bakanlıkların bir arayagelerek ortak bir mutabakatı sonucunda, bu tarihten itibaren bu işlemlerinyürütülmesi Ulaştırma Bakanlığına devredilmiştir ve bununla ilgili yönetmelikde 28/8/2007 tarih 26627 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğegirmiştir.

İçişleriBakanlığınca yürütülen Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği'ndeki kılıkkıyafetle ilgili 8'inci madde, Ulaştırma Bakanlığınca yürütülen HizmetYönetmeliği'nin 8'inci maddesinde de yer almıştır.

Bu birleştirmenintemel amacı ise, hizmetlerin daha etkin daha kontrollü yürütülmesini amaçlamakiçindir ve bu niyetle yapılmış bir çalışmadır. Bundan böyle de okul servisaraçlarının yönetimi, denetimi, bununla ilgili mevzuatların -varsa eksiğinin-hazırlanması Ulaştırma Bakanlığına aittir.

Dördüncü soru:Tuzla Gemi Tersanesinde çalışan işçilere ilişkin soru önergesi. Evet,belirtilen tarihlerde ölümlü iş kazası meydana gelmiş, 5 vatandaşımız bukazalar sonucunda hayatını maalesef kaybetmiştir, Allah'tan rahmet diliyoruz.Bununla ilgili, bu kazalar meydana geldikten sonra, işçi sağlığı ve işgüvenliği mevzuatı açısından gerekli denetimler Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı tarafından yapılmıştır ve bu denetimler zaman zaman belli aralıklarlada, zaten, kaza olsa da olmasa da yapılmaktadır. Olayı takiben ise bununlailgili raporlar düzenlenmiş, işleme konulmuştur. Tabiatıyla, sigortasız işçi çalıştırmaylailgili olarak çeşitli mevzuatlarda zaten cezai müeyyideler söz konusuolmaktadır ve işçi çalıştırmanın kaçak olup olmadığıyla ilgili denetimler isezaten iş müfettişleri ya da ilgili vatandaşların zaman zaman ilgili idareyebaşvurmalarının sonucu olarak, bu denetimler, doğrudan veya dolaylı olarak dasürdürülmektedir.

Beşinci soru:Antalya Milletvekili Sayın Tayfun Süner'in Side'deki anıt mezar ve çevresininbakımına ilişkin soru önergesi. Evet, önergede belirtilen mezarın mülkiyetiKültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Lahit mezar için özel cam sipariş edilmişve yerleştirilmiş bulunmaktadır. Ayrıca, bugün itibarıyla çevre temizliği dedüzenli olarak yapılmaktadır.

Bir başka soruönergesi şaraptaki vergilendirmenin üzüm üretimine etkisine ilişkin soruönergesi. Üzüm fiyatları serbest piyasa koşullarında belirlenmekte olup, üzümüreticileri, doğrudan gelir desteği ve sertifikalı asma fidanı desteğiyle diğerbazı tarımsal desteklerden yararlanmaktadır, bu yönde teşvikler vardır. Ayrıca,ülkemizde mevcut ÖTV sisteminde, şarap için maktu vergi tutarları, diğeralkollü içkilere nazaran daha düşük uygulanmaktadır. Daha düşük vergininuygulanıp, uygulanmaması ekonomik gelişmeye bağlı ve o izlenen ekonomikpolitikalar çerçevesinde önümüzdeki günlerde gerekiyorsa değerlendirilmesiyapılabilecektir.

Yine, bürokratatamalarına ilişkin olarak sorulmuş olan bir soru var Sayın Başbakandan.Bürokrat atamaları Türkiye'deki mevzuat çerçevesinde yapılmaktadır. Türkiye birhukuk devletidir. Hangi makama atama yapılacaksa onun tabi olduğu bir usul var.Bazıları bakan tasarrufuyla, bazıları üçlü kararnameyle, bazıları BakanlarKurulu kararlarıyla bu atamalar yapılmaktadır. Dolayısıyla, bu atamalar, ilgiliyasadaki usullere ve o çerçevede orada aranan niteliklere göre yapılmaktadır.Eğer, bunlarda bir takdirde hata varsa veya başka türlü bir hata varsa,tabiatıyla ilgilinin yargı yoluna başvurması da zaten Anayasa'da, yasalarımızdaönceden belirlenmiş olan bir husustur. Soru önergesinde bahsedilen hususlar,yasal şartlar yerine getirilmediğinden değil, makamın takdirinden kaynaklananbir farklılıktan kaynaklanmaktadır. Nitekim, eğer bir atama SayınCumhurbaşkanları tarafından geri gönderiliyorsa, neden bunun geri gönderildiğio geri gönderme yazısında yazılmış olsa biz de bunun neden dolayı olduğunuanlama imkânımız olacaktır; sadece "Uygun görülmemiştir." demektedir,spekülasyonlara da açıktır. Bundan dolayı, ümit ederiz ki yeni Anayasaçalışmaları yapılırken, işte yargı denetimine kapalı olan bu türlütasarruflarla ilgili kişinin neden o göreve layık görülmediği, atamasınınyapılmadığının gerekçesi de yazılırsa o takdirde yargı yoluyla bunu vuzuhakavuşturmak ve bu tartışmaları da ortadan kaldırmak mümkün olacaktır. Ancak, şuana kadar yaptığımız atamalar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra damevzuatta hangi usul ve esaslar belirtilmiş ise onlara uygun olarak yapılmayadevam edecektir.

Bir başka soruönergesi Sayın Başbakanın Amerika seyahatiyle ilgilidir. Sayın Başbakan,beraberinde Saygıdeğer Hanımefendi olmak üzere Birleşmiş Milletler 62'nci GenelKurulu vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmiştir. BeraberindeHanımefendi'nin gitmiş olması usul gereğidir, geleneklerimizde vardır ve SayınBaşbakana mahsus, istisnai bir durum da değildir. Geriye dönüp baktığımızdabirçok kişi, ister Silahlı Kuvvetler mensubu ister Hükûmet üyesi isterCumhurbaşkanı, Başbakan bu ziyaretlere eşleriyle beraber katılabilmektedir.Burada usullere, yasalara aykırı bir taraf yoktur ve teamüllere uygundur.

Sayın BaşbakanınBirleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle 20-29 Eylül 2007 tarihlerindeAmerika'da gerçekleştirdiği ziyaretin Washington kısmının masrafları devletbütçesinden karşılanmamıştır, Sayın Başbakan bizzat kendisi karşılamıştır.

Soru önergesindesorulan bir başka madde: Washington'da 22/9/2009 tarihinde düzenlenen iftaryemeğinin bedeli de devlet bütçesinden karşılanmamıştır.

Son soru, MersinMilletvekilimiz Sayın İsa Gök'ün Anayasa değişikliğiyle ilgili benden sorduğubir sorudur.

Evet, TürkiyeOdalar Birliği, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk-İş, Hak-İş, TESK,TİSK, Türkiye Ziraat Odaları Birliği gibi yedi sekiz tane önemli meslekkuruluşumuzun "Anayasa'yla ilgili tartışmalara ve düzenlemelere biz aktifolarak katılmak istiyoruz." tarzında bir talepleri oldu ve bu talepleringereğini yerine getirmek üzere de kendi aralarında birçok toplantılar yaptılar,bunlardan bir tanesi de TOBB Üniversitesinde yapılmıştır. Bu toplantının evsahipliğini yapan, bu toplantıya kimlerin katılacağını belirleyen biz değiliz, Hükûmetde değil, ben de değilim, bir başkası da değil, doğrudan doğruya buinisiyatifin kendisidir. Daha sonraki çalışmalarda, benim bildiğim kadarıyla,Türkiye Barolar Birliği bu toplantılara katılmıştır, hatta son kamuoyunaaçıkladıkları bu meslek kuruluşlarının bildirisinde ve yeni anayasada görmekistedikleri hususlarla ilgili olarak önemli ölçüde Barolar Birliğiningörüşlerinin etkin olduğunu, oradan istifade ettiklerini de biliyoruz.

Dolayısıyla,bizim düzenlemediğimiz ancak davete icabetle ve Hükûmet üyesi sıfatıyla dadeğil, partide yürütülen anayasa çalışmalarına katılmış olmam sebebiyle -ki,onu da orada ifade ettim- ben de misafir olarak katıldım.

Dolayısıyla,eğer, Barolar Birliğinin katılmamış olması bir eksiklik gibi kabul ediliyorsabu bizden kaynaklanmıyor, tam tersi, biz, Barolar Birliğinin bu sürece dahilolmasını hep baştan beri söyledik, üstelik de parti olarak "Neden yeni biranayasa?" sorusuna cevap ararken de en evvel başladığımız husus, daha 1982yılında Türkiye Barolar Birliğinin bu işe öncülük ettiğini, bu Anayasa'nınTürkiye'nin şartlarına uymayacağını daha 1982 yılında Anayasa yürürlüğegirmeden evvel ifade ettiğini söylemeye çalıştık.

Dolayısıyla,bundan sonraki çalışmalara, eğer biz davet edersek Barolar Birliğini şüphesizdavet etmekten büyük onur duyarız. Ama, o çalışma bizim yaptığımız bir çalışmadeğil. Bunu da bilgilerinize arz ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (AKParti sıralarından alkışlar)