Konu:TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN, BİR YIL SÜREYLE, IRAK'IN KUZEYİNDEN ÜLKEMİZE YÖNELİK TERÖR TEHDİDİNİN VE SALDIRILARIN BER-TARAF EDİLMESİ AMACIYLA, SINIR ÖTESİ HAREKÂT VE MÜDAHALEDE BULUNMAK ÜZERE, IRAK'IN PKK TERÖRİSTLERİNİN YUVALAN-DIKLARI KUZEY BÖLGESİ İLE MÜCAVİR ALANLARA GÖNDERİLMESİNE VE GÖREVLENDİRİLMESİNE ANAYASA'NIN 92'NCİ MADDESİ UYARINCA İZİN VERİLMESİNE DAİR BAŞBAKANLIK TEZKERESİ (3/199)
Yasama Yılı:2
Birleşim:8
Tarih:17/10/2007


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN, BİR YIL SÜREYLE, IRAK'IN KUZEYİNDEN ÜLKEMİZE YÖNELİK TERÖR TEHDİDİNİN VE SALDIRILARIN BER-TARAF EDİLMESİ AMACIYLA, SINIR ÖTESİ HAREKÂT VE MÜDAHALEDE BULUNMAK ÜZERE, IRAK'IN PKK TERÖRİSTLERİNİN YUVALAN-DIKLARI KUZEY BÖLGESİ İLE MÜCAVİR ALANLARA GÖNDERİLMESİNE VE GÖREVLENDİRİLMESİNE ANAYASA'NIN 92'NCİ MADDESİ UYARINCA İZİN VERİLMESİNE DAİR BAŞBAKANLIK TEZKERESİ (3/199)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DEV­LET BA­KA­NI VE BAŞ­BA­KAN YAR­DIM­CI­SI CE­MİL Çİ­ÇEK (An­ka­ra) -Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bu­gün ül­ke­miz için, mil­le­ti­miz için son de­re­ce ha­ya­ti öne­miolan bir ko­nu­yu mü­za­ke­re edi­yo­ruz. Yap­mak­ta ol­du­ğu­muz bu gö­rüş­me­le­rinmil­le­ti­miz için ha­yır­lı so­nuç­la­ra ve­si­le ol­ma­sı­nı Al­la­h'­tan di­li­yo­rum.

Bu mü­za­ke­rey­le is­te­di­ği­miz şey şudur yü­ce Mec­lis­ten: Sı­nır­la­rı­mı­zınöte­sin­den, ül­ke­mi­zin bir­li­ği­ne, bü­tün­lü­ğü­ne, hu­zu­ru­na kar­şı birte­rö­rist sal­dı­rı var, sal­dı­rı­lar var, teh­dit var. Bu­na kar­şı ulus­la­ra­ra­sıhu­kuk­tan do­ğan hak­la­rı­mız var. Bu hak­la­rı­mı­zı kul­la­na­rak Ira­k'­ınku­ze­yin­den ül­ke­mi­ze yö­ne­lik bu teh­dit­le­ri, bu sal­dı­rı­la­rı ber­ta­rafet­mek üze­re Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri­nin sı­nır öte­si ope­ras­yo­nu­nave mü­da­ha­le­si­ne imkân ver­mek üze­re, Ana­ya­sa­'­nın 92'nci mad­de­si­negö­re siz­ler­den izin ta­lep edi­yo­ruz. Gös­ter­di­ği­niz il­gi ve des­tekiçin Hükûme­tim adı­na şim­di­den te­şek­kür edi­yo­rum.

Bi­li­yo­ruz ki ko­nu­yu mü­za­ke­re eder­ken yü­re­ği­miz ya­nık­tır,içi­miz de bu­ruk­tur. Bu­nun he­pi­miz far­kın­da­yız. On bin­ler­ce in­sa­nı­nıfe­da et­miş, şehit ver­miş, da­ha faz­la­sı­nı da kah­ra­man ga­zi­ler ola­rakara­mız­da ve gön­lü­müz­de ya­şa­tan bir mil­le­tin fert­le­ri, ve­kil­le­ri,tem­sil­ci­le­ri ola­rak bü­yük bir so­rum­lu­luk duy­gu­su için­de ak­lı­mı­zı,te­miz his­le­ri­mi­zin ve asil he­ye­can­la­rı­mı­zın önü­ne ko­ya­rak ve so­ğuk­kan­lıbir şekil­de tar­tış­ma­lı ve ka­ra­ra bağ­la­ma­lı­yız.

Evet, bu ve­si­ley­le ifa­de edil­di­ği gi­bi, sa­bır ta­şı çat­la­mış­tır.Ya­şa­nan bun­ca üzü­cü olay­lar­dan son­ra sab­rı­mı­zın taş­tı­ğı bir nok­ta­da­yız,ama şunun da far­kın­da­yız: Biz, bü­yük bir mil­le­tiz ve bü­yük bir dev­le­tinsa­hip­le­ri­yiz. Bü­yük mil­le­te ya­kı­şan, sab­rın taş­tı­ğı nok­ta­da sa­bırgös­te­re­rek doğ­ru yo­lu bul­mak, doğ­ru he­de­fe ki­lit­len­mek­tir. Tür­ki­yeCum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti­nin bun­ca za­man­dan be­ri yap­ma­ya ça­lış­tı­ğıiş, sa­bır ta­şı­nın çat­la­dı­ğı nok­ta­da doğ­ru ka­ra­rı ala­bil­mek için­dir.

İfa­de edil­di­ği gi­bi, biz bu ka­rar­la­rı alır­ken, dün de­ğil bu­günalır­ken gö­zet­ti­ği­miz bir tek hu­sus var. Par­ti içi he­sap­la­rı­mız, par­tiiçi den­ge­le­ri­miz yok, ora­da den­ge­ler ye­rin­de. Bi­zim gö­zet­ti­ği­miz,mil­le­ti­mi­zin den­ge­si, dev­le­ti­mi­zin den­ge­si bo­zul­ma­sın. At­tı­ğı­mızher adım­da, al­dı­ğı­mız her ka­rar­da, ba­zı ka­rar­la­rı dün de­ğil de bu­günni­ye alı­yor­sak gö­zet­ti­ği­miz tek hu­sus bu­dur, çün­kü böy­le­si­ne önem­libir me­se­le­yi ko­nu­şur­ken bir­bi­ri­mi­ze inan­ma­mız, bir­bi­ri­mi­ze gü­ven­me­mizla­zım.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, bu mü­za­ke­re­ler ve­si­le­siy­le ina­nı­yo­rumki mil­le­ti­mi­zin önem­li bir kıs­mı bu­ra­da­ki ko­nuş­ma­la­rı din­li­yor.Do­la­yı­sıy­la, ba­zı hu­sus­la­rı or­ta­ya koy­ma­mız ge­rek­mek­te­dir. Arzede­ce­ğim hu­sus­lar­da bir an­la­yış bir­li­ği­ne va­ra­ma­dı­ğı­mız za­man,bun­dan, en çok, ko­ru­ma­ya ça­lış­tı­ğı­mız de­ğer­ler, kav­ram­lar, ku­rum­lar,ne­ti­ce­de mil­le­ti­miz za­rar gö­rür. Çün­kü, çok kar­ma­şık, çok bo­yut­lubir ko­nu­yu ko­nu­şu­yo­ruz, bu­gü­nü de­ğil, ge­le­ce­ği ko­nu­şu­yo­ruz. Ha­tayap­ma lük­sü­müz de yok. Ya­şa­dı­ğı­mız coğ­raf­ya, ha­ta ya­pan top­lum­la­rınacı ha­tı­ra­la­rıy­la do­lu­dur. Bun­la­rı unut­ma­dan bu mü­za­ke­re­le­riyap­ma­mız ge­rek­mek­te­dir.

Bu ko­nu­da ev­ve­la arz ede­ce­ğim hu­sus şu: Te­rör ko­nu­su bir dev­letso­ru­nu­dur, uy­gu­la­nan po­li­ti­ka­lar da bir dev­let po­li­ti­ka­sı­dır.Bu­nun al­tı­nı önem­le çi­zi­yo­rum. Eğer bu nok­ta­da an­la­şa­maz­sak, o tak­dir­detar­tış­ma­lar uzar gi­der, bun­dan da en bü­yük fay­da­yı te­rö­rist­ler gö­rür,te­rör ör­güt­le­ri gö­rür.

Özel­lik­le, önü­nü­ze ge­ti­ri­len tez­ke­re bir dev­let po­li­ti­ka­sı­nınso­nu­cu ol­du­ğu için ve bir dev­let ta­le­bi ola­rak hu­zu­ru­nu­za gel­di­ğiiçin, bu tez­ke­re ya­zı­lır­ken öy­le aya­küs­tü ya­zıl­ma­dı. Dev­le­tin il­gi­libi­rim­le­ri, ba­şa­rı­yı el­de ede­bil­mek adı­na ne­le­re ih­ti­yaç var­sa,ulus­la­ra­ra­sı hu­kuk ne­le­re imkân ve­ri­yor­sa on­lar en in­ce te­fer­ru­a­tı­naka­dar dü­şü­nül­dü ve o çer­çe­ve­de hu­zu­ru­nu­za gel­miş ol­du. Do­la­yı­sıy­la,bi­rin­ci an­laş­ma­mız ge­re­ken hu­sus o ki te­rör bir dev­let so­ru­nu­dur.Bu olum­suz­luk­lar kalk­ma­dı­ğı sü­re­ce bu po­li­ti­ka sür­dü­rü­le­cek­tir.

Tür­ki­ye 1980 ön­ce­si ve 1980 son­ra­sı ve bu­gün de te­rö­rün her tür­lü­süy­lemü­ca­de­le edi­yor. Her dü­şün­ce­den, her gö­rüş­ten hükûmet­ler gel­di, gö­revyap­tı, Tür­ki­ye­'­nin ve Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti­nin önün­de­kien önem­li me­se­le, Millî Gü­ven­lik Ku­ru­lu top­lan­tı­la­rı­nın de­ğiş­mezgün­dem mad­de­si ola­rak bu be­la­yı bul­du. Do­la­yı­sıy­la, sa­de­ce dün, bu­günor­ta­ya çı­kan bir ko­nu­yu ko­nuş­mu­yo­ruz. Her hükûmet uğ­raş­tı, biz de uğ­ra­şı­yo­ruz.Bu tez­ke­re za­ten bu uğ­ra­şın, bu mü­ca­de­le­nin so­nu­cu­dur, onun bir par­ça­sı­dır.Eğer ko­nu bu öl­çek­te ele alın­maz­sa, te­rö­rün tu­za­ğı­na dü­şer, oyu­nu­nage­li­riz. "Ben ge­li­rim, te­rör bi­ter, akan kan du­rur" de­ni­li­yor­sa, busöy­le­mi de geç­miş­te ya­şa­dık. Tam ter­si, akan kan dur­ma­dı, her gün ölüsa­yı­sı, ha­ya­tı­nı kay­be­den­le­rin sa­yı­sı da­ha faz­la art­tı.

Do­la­yı­sıy­la, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti­nin bir te­rör so­ru­nuvar. Bu­nun üs­te­sin­den gel­mek için alın­ma­sı ge­re­ken bir­çok ted­birvar. Biz, bu­gün, sa­de­ce sı­nır öte­si ope­ras­yon­la il­gi­li, Türk Si­lah­lıKuv­vet­le­ri­nin sı­nır öte­sin­de mü­da­ha­le­ye imkân ve­re­cek yet­ki­si­niko­nu­şu­yo­ruz, o çer­çe­ve­de te­rör me­se­le­si­ni ele alı­yo­ruz.

Te­rör­le mü­ca­de­le bir millî me­se­le­dir. Hep ifa­de edil­di­ği gi­bi,tek bir par­ti­nin ve­ya sa­de­ce bir hükûme­tin de­ğil, dev­le­tin tüm bi­rim­le­riy­le,tüm or­gan­la­rıy­la, mil­le­ti­mi­zin bü­tün fert­le­riy­le bir­lik­te sür­dü­rül­me­sige­re­ken bir mü­ca­de­le­dir. Böy­le an­la­ma­dı­ğı­mız tak­dir­de, me­se­le­yiyan­lış bir ze­min­de tar­tış­mış olu­ruz. Par­ti­ler üs­tü, hükûmet­ler üs­tübir me­se­le­dir ve Tür­ki­ye­'­nin ge­le­ce­ğiy­le il­gi­li­dir.

Bun­la­rı sı­ra­la­ma­mın se­be­bi, te­rör­le il­gi­li tar­tış­ma­la­rıya­par­ken kul­la­na­ca­ğı­mız ter­mi­no­lo­ji, üs­lup, onun şid­de­ti, deh­şe­ti,ne­ti­ce iti­ba­rıy­la bu ko­nu­nun ne öl­çü­de, na­sıl çö­zü­le­ce­ği­ne deolum­lu ya da olum­suz te­sir ic­ra ede­cek­tir.

Bir baş­ka hu­su­su da­ha bu ve­si­ley­le ifa­de et­mek is­ti­yo­rum: Te­rör­lemü­ca­de­le me­se­le­si bir mev­sim­lik me­se­le de de­ğil­dir. Ya­ni, sa­de­ceba­har ay­la­rın­da sür­dü­rü­len, kış ge­lin­ce gün­dem­den kal­kan bir ko­nude­ğil­dir. Ta­bi­a­tıy­la Tür­ki­ye, gün­de­mi sık­ça de­ği­şen, öğ­le­den ev­velbaş­ka, öğ­le­den son­ra fark­lı ko­nu­la­rı ko­nuş­tu­ğu­muz bir ül­ke, amaşun­dan her­ke­sin emin ol­ma­sı la­zım ki biz Hükûmet ola­rak, gün­de­me gel­di­ği­miz­denbe­ri, bu­nu de­vam­lı mü­ca­de­le edil­me­si ge­re­ken bir ko­nu, bir so­runola­rak ele al­dık, mev­sim­lik bir ko­nu ola­rak gör­me­dik ve so­ru­nun ka­rar­lı­lık­laçö­zü­le­ce­ği­nin id­ra­ki içe­ri­sin­de ol­duk.

Ta­bi­a­tıy­la, te­rör ko­nu­sun­da çö­züm arar­ken en ev­vel göm­le­ğinilk düğ­me­si­ni doğ­ru ilik­le­me­miz la­zım, eğer onu yan­lış ilik­ler­sek so­nu­naka­dar yan­lış gi­der. O da şudur: Ev­ve­la te­rö­rün ta­nı­mın­da bir an­laş­mışol­ma­mız ge­re­kir. Eğer be­nim "te­rö­rist" de­di­ği­me bir baş­ka­sı "öz­gür­lüksa­vaş­çı­sı" di­yor­sa, bi­zim "te­rör ör­gü­tü" de­di­ği­mi­ze bir baş­ka­sıonu teb­cil an­la­mın­da baş­ka bir şey söy­lü­yor­sa bir ara­ya ge­lip çö­zümbul­mak­ta zor­la­nı­rız. Do­la­yı­sıy­la, eğer te­rör ko­nu­su­na bir olum­luyak­la­şım ser­gi­le­ne­cek­se bun­dan ra­hat­sız olan her­ke­sin ta­nı­mın­dabir mu­ta­ba­ka­ta var­ma­sı ge­re­kir. Ak­si tak­dir­de, fark­lı şey­le­ri ko­nu­şu­ruz,fark­lı so­nuç­la­ra va­rı­rız. Ay­rı­ca, te­rör gi­bi kar­ma­şık bir ko­nuiçin, za­man za­man te­le­viz­yon ek­ran­la­rın­da gör­dü­ğü­müz, ba­zen "stra­te­jist",ba­zen "ana­list" fi­lan di­ye al­tı­na bir kı­sım önem­li sı­fat­la­rın ya­zıl­dı­ğıbir kı­sım in­san­lar, böy­le­si­ne ka­rı­şık, kar­ma­şık, çok bo­yut­lu, de­rin­li­ğiolan bir ko­nu için si­hir­li çö­züm­ler üret­mek­te ve va­tan­da­şı­mı­za doğ­rubir bil­gi ver­me­mek­te­dir. Şu an üze­rin­de ko­nuş­tu­ğu­muz tez­ke­re, âde­tate­rör­le mü­ca­de­le açı­sın­dan yegâne bir çö­züm yo­lu ola­rak ka­mu­o­yu­mu­zatak­dim edil­miş, bu da is­ter is­te­mez bir kı­sım yan­lış an­la­ma­la­ra, ken­diiçi­miz­de bir kı­sım fark­lı dü­şün­me­le­re yol aç­mış­tır. Hâlbu­ki bu­nunsi­hir­li hiç­bir çö­zü­mü yok. As­kerî mü­ca­de­le, as­kerî mü­da­ha­le so­ru­nunbir yö­nü­nü ele al­mak­ta­dır, çö­züm­ler­den bir ta­ne­si­dir. Bu­nun, baş­ka­cated­bir­ler­le ve eş za­man­lı ola­rak, ko­or­di­ne­li ola­rak sür­dü­rül­me­sige­rek­mek­te­dir ve şu an Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti hükûmet­le­ri ola­rak vebi­zim Hükûme­ti­miz ola­rak yap­ma­ya ça­lış­tı­ğı­mız iş de bun­la­rı or­ta­yakoy­mak ve bu­nun ge­re­ği­ni yap­mak­tır.

Zan­ne­di­yo­rum göz ar­dı et­ti­ği­miz bir hu­sus var. Bu, ay­nı za­man­dadev­le­ti­mi­ze de bi­ze de hak­sız­lık olu­yor. Za­man za­man te­rö­rist­le­rinsa­yı­sıy­la il­gi­li bir kı­sım ra­kam­lar te­laf­fuz edi­li­yor; sa­yı­sı şuka­dar­dır, bu ka­dar­dır. San­ki Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti ve biz,sa­de­ce bu 3 bin ki­şiy­le, 5 bin ki­şiy­le mü­ca­de­le edi­yo­ruz. "70 mil­yon­lukbir ül­ke, bu ka­dar as­kerî gü­cü, bu ka­dar gü­ven­lik gü­cü olan bir ül­ke,sa­yı­sı bu ka­dar olan bi­ri­le­riy­le ni­ye ba­şa çı­ka­mı­yor?"

O hâlde, bi­zi din­le­yen va­tan­daş­la­rı­mı­zın da ya­ki­nen bil­di­ğigi­bi, ifa­de et­mek is­ti­yo­rum ki te­rör ör­güt­le­ri, ulus­la­ra­ra­sı po­li­ti­ka­nınbir ens­trü­ma­nı­dır, ar­ka­sın­da bir ve­ya bir­den faz­la dev­let ya da ulus­la­ra­ra­sıgüç yok­sa bu şer odak­la­rı­nın bir gün­den faz­la ya­şa­ma şan­sı da yok­tur.Dış des­tek ol­ma­dan hiç­bir te­rör ör­gü­tü var­lı­ğı­nı sür­dü­re­mez. Bu­gündün­ya­da­ki te­rör ör­güt­le­ri içe­ri­sin­de en faz­la des­te­ğe sa­hip olanda PKK'­dır. Onun için ta­ri­hin en kan­lı te­rör ör­gü­tü­dür. O ne­den­le­dirki hiç­bir te­rör ör­gü­tü müs­ta­kil ha­re­ket ede­mez, müs­ta­kil ka­rar al­maka­bi­li­ye­ti yok­tur, des­tek ve­ren­le­rin ma­şa­sı­dır, kuk­la­sı­dır, ip­le­ribaş­ka­la­rı­nın elin­de­dir, ya­şa­mak için öl­dür­mek zo­run­da­dır­lar. Bu­nunen gü­zel ör­ne­ği de PKK'­dır.

Şim­di, bu ör­gü­tün ar­ka­sın­da kim­le­rin ol­du­ğu­nu, han­gi güç­le­rinol­du­ğu­nu, ki­min ki­mi kul­lan­dı­ğı­nı söy­le­ye­rek bu Mec­li­sin za­bıt­la­rı­nıka­rart­mak ve kir­let­mek is­te­mi­yo­rum, ama şunu bi­li­yo­ruz: Bir­kaç günev­vel gö­zal­tı­na alı­yor­su­nuz, son­ra, bir­kaç gün son­ra ser­best bı­ra­kı­yor­su­nuz,son­ra özel uçak­lar­la Kan­dil Da­ğı­'­na gön­de­ri­yor­sa­nız, bu­nun bir iza­hıol­muş ol­ma­lı­dır.

Bir baş­ka­sı: Tür­ki­ye, biz­den ev­vel­ki hükûmet­ler dö­ne­min­de,biz de mü­te­ad­dit de­fa­lar "Bun­lar te­rör ör­gü­tü­nün men­sup­la­rı­dır,yö­ne­ti­ci­le­ri­dir, bun­la­rı bi­ze ia­de edin." de­di­ği­miz­de, gös­ter­me­liksı­ğın­ma­cı sta­tü­süy­le bun­la­rı ia­de­den vaz­ge­çi­yor­lar­sa ya da birsi­la­hın oto­ma­tik mi ya­rı oto­ma­tik mi ol­du­ğu­na dört se­ne­de ka­rar ve­re­mi­yor­lar­saotu­rup dü­şün­mek la­zım ge­lir, bun­lar ki­min he­sa­bı­na, ki­min na­mı­nabu ey­lem­le­ri or­ta­ya ko­yu­yor­la­r?

Onun için, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, şunu ifa­de et­mek is­ti­yo­ruz:PKK kan­lı te­rör ör­gü­tü bi­zim hal­kı­mı­zı tem­sil et­mi­yor. Da­ha 1984'teEru­h'­ta, Şem­din­li­'­de ve da­ha baş­ka­ca yer­ler­de iki ya­şın­da­ki ço­cu­ğu,sek­sen ya­şın­da­ki ih­ti­ya­rı, ha­mi­le ka­dın­la­rı kur­şu­na di­ze­bi­li­yor­sa,o böl­ge­nin in­san­la­rı­nı kur­şu­na di­zi­yor­sa, kim ve na­sıl, ne hak­laon­la­rı tem­sil et­miş ola­cak­tır?

PKK te­rör ör­gü­tü, bu­gün, en bü­yük za­ra­rı do­ğu ve gü­ney­do­ğu­daya­şa­yan va­tan­daş­la­rı­mı­za ve­ri­yor ge­liş­me­yi ve kal­kın­ma­yı en­gel­le­ye­rek,ya­tı­rım­la­rı en­gel­le­ye­rek. Eğer bu­gün GAP pro­je­si bi­ti­ri­le­me­diy­se,en bü­yük so­rum­lu­luk PKK'­nın­dır. Bu pro­je­nin ma­li­ye­ti­nin 10 mis­li­nibu mil­let, bu dev­let te­rör­le mü­ca­de­le­ye har­ca­mış­tır. Da­ha bir­kaçgün ev­vel ga­ze­te­ler­de­ki mik­tar 300 mil­yar do­lar­dır. GAP pro­je­si­nintop­lam ma­li­ye­ti­nin 32 mil­yar do­lar ol­du­ğu dik­ka­te alın­dı­ğın­da,Tür­ki­ye, son yir­mi üç se­ne içe­ri­sin­de 10 ta­ne GAP pro­je­si­ni bi­ti­re­bi­lir­di.

Bi­tin­ce ne olur­du de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri? O böl­ge­de o pro­jekap­sa­mı içe­ri­sin­de 22 ta­ne ba­raj var­dı; bu­nun 15'i bit­ti, 7'si bit­me­di.19 ta­ne san­tral ya­pı­la­cak­tı; bu­nun sa­de­ce 9'u bit­ti, 10'u bit­me­di.1 mil­yon 800 bin hek­tar su­la­na­cak­tı.

Ba­kı­nız, o böl­ge­nin bu­gün en önem­li sı­kın­tı­sı iş­siz­lik­tir,is­tih­dam so­ru­nu­dur. Bir kı­sım in­san­la­rı­mız si­ze ge­li­yor, bi­ze ge­li­yor,iş is­ti­yor, aş is­ti­yor. Do­la­yı­sıy­la, eğer bu pro­je bi­ti­ri­le­bil­mişol­say­dı, 1 mil­yon 800 bin hek­tar ara­zi su­la­na­bi­le­cek -ki, bu­gün sa­de­cebu­nun 360 bin hek­ta­rı su­la­na­bi­li­yor- 3 mil­yon 800 bin ki­şi­ye de işve aş imkânı bu­lu­na­cak­tı.

Şim­di, kim ki­mi tem­sil edi­yor? Kan dö­ke­rek, kin ku­sa­rak o böl­ge­yige­ri bı­ra­kan, aç su­suz bı­ra­kan kim­ler?

GAP bit­sey­di, ki­şi ba­şı­na ge­lir­de en az yüz­de 209 bir ar­tış ola­cak­tı,millî ge­lir­de ki­şi ba­şı­na. Oto­yol­lar, ka­ra yol­la­rı, ha­va­a­lan­la­rı,de­mir yol­la­rı, sa­na­yi te­sis­le­ri, eği­tim ku­rum­la­rı, ih­ra­cat mer­kez­le­ri,bun­la­rın hep­si o böl­ge­ye şim­di­ye çok­tan gel­miş ola­cak­tı. Do­la­yı­sıy­la,o böl­ge­nin re­fa­hı çok bü­yük öl­çü­de ar­ta­cak, Tür­ki­ye­'­nin millî ge­li­ride şim­di­ye çok­tan 1 tril­yon do­la­rı bul­muş ola­cak­tı. Do­la­yı­sıy­la,bu­gün Gü­ney­do­ğu­'­ya en bü­yük za­ra­rı ve­ren, ora­da­ki in­san­la­rı­mı­zınçek­ti­ği sı­kın­tı­la­rın baş­lı­ca so­rum­lu­su bu ör­güt­tür. Bu­nun bi­lin­me­sila­zım.

Bir baş­ka hu­su­su da­ha ifa­de et­mek is­ti­yo­rum: Te­rör, hem ül­ke­mi­zinhem böl­ge­mi­zin hem de dün­ya­nın bir ger­çe­ği. Hiç­bir ül­ke­nin te­rö­rekar­şı yüz­de yüz mu­a­fi­ye­ti yok­tur, ko­run­ma­sı yok­tur. 11 Ey­lül ger­çe­ğibu­nun en açık de­li­li­dir. Do­la­yı­sıy­la te­rör­le mü­ca­de­le­de ulus­la­ra­ra­sıay­maz­lı­ğın or­ta­dan kalk­ma­sı la­zım. Ge­lin, bu­ra­dan bü­tün dün­ya­ya,ev­vel ken­di içi­miz­de, ül­ke­miz­den, kim için, ne için, ne mak­sat­la, neadı­na olur­sa ol­sun, te­rö­rün, la­net­len­me­si ge­re­ken bir ger­çek ol­du­ğu­nubü­tün dün­ya­ya ifa­de et­me­miz la­zı­m? (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)?ama içi­miz­de hâlen bu­nu la­net­le­me­yen­ler var. Bu ör­gü­te des­tek ve­ren­lergös­ter­me­lik da­hi ol­sa bu ör­gü­tü "te­rör ör­gü­tü" ola­rak ifa­de et­ti­ğihâlde, hâlen bu­na "te­rör ör­gü­tü" di­ye­me­yen­le­ri­miz var. Bu­nu doğ­rubu­la­mı­yo­ruz. Ka­lı­cı bir ba­şa­rı için mu­hak­kak ve mut­la­ka ulus­la­ra­ra­sıiş bir­li­ği, da­ya­nış­ma, sa­mi­mi­yet şart­tır. İki­yüz­lü, al­çak­ça ta­vır­larte­rö­rün en bü­yük güç kay­na­ğı­dır. Millî ça­ba­lar, so­nuç al­mak için tekba­şı­na yet­mi­yor. Bu alan­da da en bü­yük ba­şa­rı­yı sağ­la­yan bi­zim mil­le­ti­miz­dir,Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti­dir bu ka­dar kar­ma­şık bir ko­nu kar­şı­sın­da.Do­la­yı­sıy­la, biz, bu­gü­ne ka­dar te­rör­le mü­ca­de­le­miz­de hiç­bir ül­ke­dendoğ­ru dü­rüst, ye­ter­li des­tek gör­me­dik. Bu ör­gü­tü "te­rör ör­gü­tü" ola­rakilan eder­ler, ta­zi­ye me­sa­jı gön­der­me­nin dı­şın­da, ben, adım ata­nı­narast­la­ma­dım.

Beş se­ne­ye ya­kın gö­rev­de bu­lun­du­ğum sü­re içe­ri­sin­de, bir tekte­rör ör­gü­tü men­su­bu Tür­ki­ye­'­ye ia­de edil­me­miş­tir, ama te­rör­lemü­ca­de­le adı­na söy­le­nen laf çok, ted­bir adı­na or­ta­ya ko­nan so­mutbir ne­ti­ce yok­tur. Do­la­yı­sıy­la biz, bu­gü­ne ka­dar el­de et­ti­ği­mizba­şa­rı­yı, mil­le­ti­mi­zin sağ­du­yu­su­na, fe­ra­se­ti­ne; gü­ven­lik güç­le­ri­mi­zinve si­lah­lı kuv­vet­le­ri­mi­zin üs­tün fe­dakârlı­ğı­na borç­lu­yuz. Bun­dando­la­yı da mü­sa­a­de eder­se­niz hem ken­di adı­ma hem siz­ler adı­na şük­ran­la­rı­mıifa­de et­mek is­ti­yo­rum. Do­la­yı­sıy­la, des­te­ğin ve da­ya­nış­ma­nın ol­ma­dı­ğıbir ko­nu­yu ko­nu­şu­yo­ruz, bu­nu da dün­ya­da en iyi bi­len ül­ke bi­ziz.

Ulus­la­ra­ra­sı söz­leş­me­ler var suç­lu­la­rın ia­de­siy­le il­gi­li,ma­a­le­sef bu söz­leş­me ça­lış­mı­yor. Adi suç­lar için bi­le iş­le­me­si zorbir söz­leş­me, te­rör suç­la­rı için he­men he­men hiç iş­le­mi­yor. O ne­den­lebiz bu mü­ca­de­le­yi, ken­di imkân ve ka­bi­li­yet­le­ri­miz­le sür­dür­dük,sür­dü­rü­yo­ruz, sür­dü­re­ce­ğiz ve şunun id­ra­ki içe­ri­sin­de­yiz bir ata­sö­zü­müz­deifa­de edil­di­ği gi­bi: "El­den ge­len öğün ol­mu­yor, o da vak­tin­de bu­lun­mu­yor."

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, bir şeyi da­ha ifa­de et­mek is­ti­yo­rum:Ta­bi­a­tıy­la, te­rör so­ru­nu­nu çö­zer­ken, hu­ku­kun dı­şı­na çık­ma­dan,de­mok­ra­si için­de çö­ze­ce­ğiz. Ka­lı­cı çö­züm bu­ra­da­dır, de­mok­ra­siiçe­ri­sin­de kal­mak­ta­dır; bun­da hiç te­red­dü­dü­müz yok. Bu­nun dı­şın­dabir ara­yış içe­ri­sin­de kim var­sa, kim ola­bi­lir­se, te­rör me­se­le­si­niçöz­mek­ten da­ha çok, te­rö­rü az­dı­ra­cak­tır. Onun için de­mok­ra­si, çö­zümiçin mü­sa­it bir or­ta­mın ha­zır­lan­ma­sı ba­kı­mın­dan önem­li­dir. An­cak,şunu da gör­me­miz la­zım: Çö­zü­mü de­mok­ra­si içe­ri­sin­de bu­la­cak­sak,ara­ya­cak­sak, doğ­ru­ya böy­le va­ra­cak­sak, in­san­lı­ğa kar­şı, mil­le­ti­mi­zekar­şı suç iş­le­miş olan­la­rın bir de­mok­ra­tik töv­be­ye de ih­ti­yaç­la­rıvar­dır; bu da bu işin ön şar­tı­dır. Çün­kü, eğer biz yan­lış yap­tıy­sak, ha­tayap­tıy­sak, mil­le­ti­miz­den özür di­le­me­yi bi­le­mi­yor­sak, o za­man,fark­lı dil­den ko­nu­şu­yo­ruz de­mek­tir. Zan­ne­di­yo­rum de­mok­ra­si, buma­na­da, yan­lış­tan dö­ne­bil­mek içi­n?

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­kan, sü­re­niz bit­ti, ek sü­re ve­ri­yo­rum.

Bu­yu­run.

DEV­LET BA­KA­NI VE BAŞ­BA­KAN YAR­DIM­CI­SI CE­MİL Çİ­ÇEK (De­vam­la) -Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Zan­ne­di­yo­rum de­mok­ra­si, işin doğ­ru­su­nu yap­mak -kay­bet­tik­le­ri­mi­zibel­ki ge­ri ge­tir­me­ye­cek ama- bun­dan son­ra­ki önem­li ka­za­nım­lar açı­sın­dan,böy­le bir ne­fis mu­ha­se­be­si­ne, de­mok­ra­si­nin sağ­la­dı­ğı imkânlar­danis­ti­fa­de ede­rek, so­ru­nun par­ça­sı ol­mak, be­la­nın par­ça­sı ol­mak ye­ri­ne,çö­zü­mün bir par­ça­sı ol­mak adı­na önem­li fır­sat­la­rı önü­mü­ze koy­muş­tur,ko­ya­cak­tır. Bu­nu da iyi de­ğer­len­dir­me­miz ge­re­ki­yor.

Ta­bi­a­tıy­la biz, bu­gün bu tez­ke­re­yi, ulu­sal gü­ven­li­ği­mi­zinko­run­ma­sı için is­ti­yo­ruz. Ül­ke­mi­zin bir­li­ği, dir­li­ği, hu­zu­ru veba­rı­şı için is­ti­yo­ruz. Do­la­yı­sıy­la, şun­dan emin ola­sı­nız ki, buizin ve­ril­di­ği tak­dir­de, ül­ke­mi­zin men­fa­a­ti ne­yi ge­rek­ti­ri­yor­sa,hiç te­red­düt­süz, bu­nun ge­re­ği ya­pı­la­cak­tır. Bu­ra­da bir kı­sım ifa­de­le­rinçok net ve açık ola­rak ve­ril­me­miş ol­ma­sı, tez­ke­re­nin bir ku­su­ru de­ğil­dir.Bi­len­ler bi­lir ki, her cüm­le­nin bir se­be­bi, vürûdu var­dır. Her şeyi bu­ra­daaçık açık söy­le­mek de, ta­bi­a­tıy­la yap­tı­ğı­mız işin ge­re­ği, ica­bı ola­rakdoğ­ru ol­ma­ya­ca­ğı­nı dü­şü­nü­yo­ruz. Onun için, söy­le­di­ği­miz şey, butez­ke­re­nin he­de­fi, doğ­ru­dan doğ­ru­ya te­rör ör­gü­tü­dür; bu doğ­ru­dur.Biz geç­miş­te de yir­mi dört ope­ras­yon yap­mı­şız. Ma­sum in­san­lar­la te­rö­rist­le­ribu­gü­ne ka­dar hep ayır­dık, bun­dan son­ra da doğ­ru olan bu­dur. Ak­sihâlde, za­ten te­rö­rist­le­rin is­te­di­ği, ken­di ta­raf­tar­la­rı­nı ço­ğalt­makve dış dün­ya­da Tür­ki­ye­'­nin aley­hi­ne bir kı­sım kam­pan­ya­la­rın sür­dü­rül­me­si­nite­min et­mek­tir. Bu, on­la­ra en bü­yük ko­lay­lı­ğı sağ­lar. Onun için bi­le­rek,is­te­ni­le­rek ve ina­na­rak seç­ti­ği­miz bir cüm­le var­dır, o da "Bu tez­ke­re­ninhe­de­fi, Ku­zey Ira­k'­ta­ki te­rör ör­gü­tü­dür." Ama, şunu da bi­li­yo­ruz:Hır­sı­za mâni ol­ma­yan, hır­sı­zın dos­tu olur. Bu da bir baş­ka ger­çek­tir,ha­ya­tın ger­çe­ği­dir.

Ta­bi­a­tıy­la, te­rör ör­gü­tüy­le mü­ca­de­le eder­ken alı­na­cakyegâne ted­bir bu de­ğil. Gö­re­ve gel­di­ği­miz gün­den be­ri bir­çok ted­bi­ridev­re­ye sok­tuk. Ba­kı­nız, de­min GAP pro­je­siy­le il­gi­li ra­kam­la­rısöy­le­me­ye ça­lış­tım. Bu­nun bir an ev­vel bi­ti­ril­me­si la­zım. Hükûmetola­rak ön­ce­li­ği­miz de za­ten bu­dur, bu pro­je­le­rin bir an ev­vel ha­ya­tage­çi­ril­me­si­dir. Eği­tim­de, sağ­lık­ta ve en me­de­ni ih­ti­yaç­la­rın kar­şı­lan­ma­sıiçin şu beş se­ne içe­ri­sin­de önem­li mik­tar­da, büt­çe imkânla­rı­nı zor­la­ya­rak,Gü­ney­do­ğu­'­ya ya­tı­rım yap­tık 5,5-6 kat­ril­yon. Baş­ka kay­nak­lar­danda ya­tı­rım­lar ya­pıl­dı. O böl­ge in­sa­nıy­la her za­man be­ra­ber ol­duk,üzün­tü­sü­nü pay­laş­tık, se­vin­ci­ni pay­laş­tık. Onun için­dir ki, bu­günte­rör ör­gü­tü az­gın­laş­mış­tır, al­dı­ğı­mız so­nuç­lar­dan ra­hat­sız­dır,de­mok­ra­tik açı­lım­lar­dan ra­hat­sız­dır. Te­rör ör­gü­tü­nün kork­tu­ğu,çe­kin­di­ği en önem­li şey de­mok­ra­si­dir. Ya­ra­sa­nın ay­dın­lık­tan çe­kin­di­ğigi­bi te­rör ör­gü­tü de­mok­ra­si­den kor­kar ve ka­çar, ka­çı­nır. (AK Par­tisı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Biz ise de­mok­ra­tik açı­lım­la­rı sür­dür­me­yeka­rar­lı­yız ve so­ru­nu de­mok­ra­si içe­ri­sin­de çö­ze­ce­ğiz. Bun­dan dahiç kim­se­nin te­red­dü­dü ol­ma­ma­sı ge­re­kir.

Do­la­yı­sıy­la, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­tidün ol­du­ğu gi­bi bu­gün de ül­ke­si ve mil­le­tiy­le bö­lün­mez bü­tün­lü­ğü­nüko­ru­ma ide­a­liy­le, ken­di­si­ne kar­şı yö­ne­len her tür­lü teh­di­di gö­ğüs­le­ye­reküni­ter ya­pı­sı­nı, top­rak bü­tün­lü­ğü­nü, cum­hu­ri­ye­tin te­mel ni­te­lik­le­ri­nimu­ha­fa­za et­me az­min­de­dir. Mil­le­ti­mi­zin des­te­ği, gü­ven­lik güç­le­ri­mi­zincan­si­pa­ra­ne ça­lış­ma­la­rı, tüm ku­rum, ku­ru­luş­la­rı­mı­zın, en baş­tayü­ce Mec­li­si­mi­zin yo­ğun iş bir­li­ğiy­le, te­rör­le mü­ca­de­le­yi ge­li­şenşart­la­ra uy­gun ola­rak en et­ki­li şekil­de sür­dür­me­ye ka­rar­lı­yız.

Bu­gün Sa­yın Elek­dağ ta­ra­fın­dan di­le ge­ti­ri­len hu­sus, bi­zimde mem­nu­ni­yet­le kar­şı­la­dı­ğı­mız bir hu­sus­tur. Baş­ta da ifa­de et­tim,biz bir dev­let po­li­ti­ka­sı sür­dür­me­ye ça­lı­şı­yo­ruz; eğer de­ğer­lipar­ti­le­ri­mi­zin bu ko­nu­da bu­ra­da di­le ge­tir­me­dik­le­ri, va­kit bu­lupge­ti­re­me­dik­le­ri baş­ka­ca dü­şün­ce­ler var­sa, Hükûmet ola­rak bun­la­rıal­ma­ya, bu­nun­la il­gi­li bir me­ka­niz­ma­yı iş­let­me­ye ha­zır ol­du­ğu­mu­zuda bu ve­si­ley­le ifa­de et­mek is­ti­yo­rum. Te­rö­rizm­le mü­ca­de­le­ninçok bo­yut­lu ol­du­ğu­nu, hu­ku­ki, si­ya­si, eko­no­mik ve sos­yal alan­lar­daba­zı ted­bir­le­rin alın­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni bi­li­yo­ruz. Bu­gü­ne ka­darbir­çok ted­bir alın­dı, bu­gün alı­nı­yor, ya­rın da bun­la­ra ye­ni­le­ri ila­veedi­le­cek­tir.

Bu­gün ve­re­ce­ği­niz izin yet­ki­si­nin, tez­ke­re­nin mil­le­ti­miziçin, üze­rin­de ko­nuş­tu­ğu­muz prob­lem için, so­run için ha­yır­lı bir so­nunbaş­lan­gı­cı ol­ma­sı­nı te­men­ni edi­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum.(AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)