Konu:YARGI HİZMETLERİ İLE İLGİLİ OLARAK BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI 475)
Yasama Yılı:3
Birleşim:126
Tarih:27/06/2013


YARGI HİZMETLERİ İLE İLGİLİ OLARAK BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI 475)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 475 sıra sayılı Yasa Tasarısının 10'uncu maddesiyle ilgili olarak verilen önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, tabii AKP iktidarı zamanında hukuk kalmadı, anayasa kalmadı. Anayasa'nın 91'inci maddesine göre yetki kanunuyla yetki verilecek maddeler belirlendiği hâlde maalesef Hükûmet çıktı, 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Danıştayı düzenledi. Hâlbuki bu, kanun hükmünde kararnameyle düzenlenecek bir konu değildi, bunlar biliyordu. Ama tabii, bu Hükûmet sırasında oturan zat buraya, Adalet Bakanlığı makamına geldiği zaman "Adalet Bakanlığı" diye bir şey bırakmadı, "yargı" diye bir şey bırakmadı. E, Çankaya'da oturan Abdullah Gül öyle tasarruflarda bulundu ki Tayyip Erdoğan'ın en yakın akrabasını, İslam enstitüsü mezununu getirdi, Danıştaya üye atadı.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Cumhurbaşkanına bu şekilde hitap edemezsin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ve oraya atanan adamların hepsi böyle kişisel, kendi düşüncesindeki insanlar. "Yargı" diye bir şey kalmadı, Danıştayın bir itibarı kalmadı.

Şimdi bu maddeyle diyor ki: "Dairelerin iş güçleri arasında dengesizlik olursa, işte, Başkanlar Kurulu kararı ile bu düzenlenir." Aslında bunun kanunla olması lazım, Başkanlar Kurulunun bu kadar keyfî bir tasarruf yetkisi olmaması lazım.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii burada çok fazla konuşma hakkımız olmadığı için? Memleketimizde rejim büyük bir çöküntüye gidiyor. Bakın, Tayyip Erdoğan Tunus dönüşünde havaalanında diyor ki: "Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti pisliktir."

Şimdi, bir partinin zihniyeti nedir? Onun tüzüğü ile programıdır. Cumhuriyet Halk Partisinin tüzüğü ve programında devlet şeklimizin cumhuriyet olduğunu ve laik olduğunu söylüyor. Tayyip Erdoğan burada diyor ki: "Laiklik ve cumhuriyet pisliktir." Ayrıca "Kirliliktir." diyor.

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen?

KAMER GENÇ (Devamla) - Bunları gidin kendisine sorun.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Böyle bir şey demedi. Uydurma ya!

BAŞKAN - Temiz bir dille konuşalım Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, neyse.

Ayrıca, arkadaşlar, bakın, bu Gezi Parkı'nda?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Ya, bırak nerede böyle bir şey demiş?

KAMER GENÇ (Devamla) - ?oradaki o eylemi yapan gençler çok asil ve soylu gençlerdir. Bunlar Atatürk'ün gençliğidir, bunlar Atatürk'ün Bursa Nutku'nda söylediği şartların Türkiye'de oluştuğunu fark ettiler ve Atatürk'ün gençleri olarak bu işe müdahale ettiler.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Türk Bayrağı'nı yakanlar Atatürk'ün gençleri olamaz!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu insanlara Tayyip Erdoğan tarafından iftira atıldı, yalan söylendi.

BAŞKAN - Sayın Genç?

KAMER GENÇ (Devamla) - Hâlbuki o gençler hiçbir zaman bu memleketin rejimine yönelik bir değişiklik yapmadılar. Bakın, bu olaylar sırasında ben 2 genci gördüm; polis gidiyor bu çocukların, 12 gencin gözüne ateş ediyor. 2 tanesini gördüm. Arkadaşlar, bu memleketin evladı olan bir polis karşısındaki gencin gözüne mermiyle ateş edemez. Bunlar olsa olsa Tayyip Erdoğan'ın kendisine göre oluşturduğu, polis teşkilatı içine aldığı El-Kaide, Müslüman Kardeşler ve Hamas'tan getirilen elemanlardır; bunu inceleyelim. Bununla Türkiye'de bir hedef belirleniyor. Tayyip Erdoğan kendisine göre bir polis teşkilatı oluşturarak Türkiye'de bir kavga çıkarmaya çalışıyor çünkü çok zengin oldu, malı mülkü çoğaldı.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, sen oğlunun mal varlığını söylesene. Sen daha onun hesabını vermedin burada.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bunu normal bir rejimle yiyemeyeceğini bildiği için diyor ki: "Ancak bir dikta rejimini getirmek suretiyle yiyebilirim." Şimdi, gidiyor Suudi Arabistan'a, Katar'a gidiyor, bakıyor ki Suudi Arabistan Kralıyla Katar Kralının, tabii, karşısında bir güç yok. Onun için ona özeniyor, Türkiye'de o tip rejim kullanmaya çalışıyor.

Arkadaşlar, böyle bir şey olur mu? Bakın, Türkiye'de, işte, adalet diye bir şey yok. En ufak bir şeyde hemen Sadullah Bey?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Yine karıştırdın, çorbayla bamyayı karıştırdın!

KAMER GENÇ (Devamla) - ?gidiyor mahkemelere istediği kadar istedikleri yönde değişiklikler yapıyorlar. Böyle bir adalet sistemi yok. Türkiye'de insanların güvendiği bir adalet sistemi yok. Bir memlekette demokrasinin olabilmesi için bağımsız yargının olması lazım. Türkiye'de "bağımsız yargı" denilen bir kavram yok ve artık insanların hak arama özgürlüğü yok. Ve maalesef polislerin, artık, ateş ettiği, öldürdüğü insanlar? Gücünü Hükûmetten almak suretiyle tutuklanmıyorlar bile. En ilkel bir toplumda bile bir adam öldürüldüğü takdirde o adam o öldürülen kişinin yakınlarının acılarının durması için hiç olmazsa bir içeri alınır. Şimdi, Tayyip Erdoğan diktatörlük kurmaya çalışıyor ama onun gücü yetmez. Onun o servetlerine, bir gün CHP iktidara gelir biz ona el koyarız, onların hepsini vatandaşa getirir şey ederiz.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Hadi oradan!

KAMER GENÇ (Devamla) - Tayyip Erdoğan'ın da kendisinden öyle hesaplar sorarız ki çarşıya çıkamaz. Yiğitliği varsa gelsin Kızılay'da gezelim. 6 bin polisle gezmek bir şey ifade etmiyor. Onun için, Türkiye sizin rejiminizle çok kötü yönetiliyor, kardeş kavgasını çıkarmaya çalışıyor, devamlı Alevi meselesini kaşımaya çalışıyor. Aleviler onun oyununa gelmez. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bugüne kadar yaptığı uygulamalar da orada. Ama Tayyip Erdoğan diyor ki: "Gezi meselelerinde o sokağa çıkan Alevilerdir." Nereden biliyorsun ya? Kimin alnında Alevi, Sünni yazıyor? Böyle bir alçakça düşünce tarzı olur mu?

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)