Konu:Pan-avrupa-akdeniz Tercihli Menşe Kurallarına Dair Bölgesel Konvansiyonun Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:139
Tarih:13/07/2013


PAN-AVRUPA-AKDENİZ TERCİHLİ MENŞE KURALLARINA DAİR BÖLGESEL KONVANSİYONUN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir milletvekili olarak burada çok büyük bir baskı altındayım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bana devamlı hakaretler yapılıyor, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi salonunda hiçbir kimseye yapılmayan hakaretler ve tehditler bana yapılıyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Neden bu hakaretleri bana yapıyorsunuz? Çünkü, ben bu milletin, bu devletin birlik ve bütünlüğünden yanayım. Ben yolsuzluklarla savaşıyorum, ben memleketi talan edenlerle savaşıyorum, bu memlekette hainlik yapanlarla savaşıyorum, ihalelerde yolsuzluk yapanlarla savaşıyorum. Tabii ki, bu memlekette siyasi iktidarı elinde bulunduranlar büyük yolsuzluklar yapınca, bu memleketi talan edince, bu memleketin millî değerlerini yok edince, bu memleketin bayrağını ortadan kaldırınca, bu memleketin en büyük, milletimizin en heyecanlı günleri olan 30 Ağustosu yok edince, cumhuriyetin kuruluş yıl dönümlerini ortadan kaldırınca, 19 Mayısı kutlamayı yasaklayınca ve ben bunlara karşı tepki koyunca da siz burada bana hakaret ediyorsunuz, bana saldırıyorsunuz. Bu kürsüde kendimi güvende hissetmiyorum, bunu millete söylüyorum. En başta, bana karşı tavırlı davranan Sadık Yakut'tur. Sadık Yakut, seni Allah'a havale ediyorum. Sen bana karşı? Söz istiyorum, vermiyorsun.

BAŞKAN - Ben de sizi mahkemeye havale ettim, orada görüşeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, MHP Grubundaki arkadaşlara, başkanlara o kadar büyük taviz gösteriyorsun ki? Ben arkadaşlara saygı duyuyorum tabii ki ama ben söz istiyorum, bana vermiyorsun; sataşılıyor, söz vermiyorsunuz. Mustafa Elitaş bu konuları bilmiyor, grup başkan vekiliniz. Mustafa Elitaş, keşke senin yüzde 1'in kadar benim burada konuşma hakkım olsa da seni paçavraya çevireyim ama maalesef böyle bir gücüm yok.

Şimdi, biraz önce bana diyor ki arkadaşlar: "Sen darbelerden yanasın." Bakın, ben Tunceli'nin milletvekiliyim ve Tunceli, Türkiye'nin en ezilen bir bölgesidir. Askerî darbelerde en büyük acıyı çeken Tunceli halkıdır. Hükûmetiniz zamanında en büyük acıları, en büyük yatırım yoksulluklarını çeken Tunceli halkıdır. Bizim Tunceli hudutları içindeki kara yollarının vaziyetine, gelin gidelim, bakalım. Bir tek Çemişgezek yolu yapıldı, onun dışında bir kara yolu yapılmadı. Bir küçük çift şeritli yol var yani 10 kilometrelik duble yol var. Onun dışında, Nazımiye, Mazgirt, Pülümür, Pertek, Hozat ilçelerimizin yolları maalesef çok kötü vaziyette, bunlar yapılmadı. Köy yollarımız topraktan geçilmiyor. Arkadaşlar, köylere gittiğimiz zaman her taraf toz toprak içinde. Bunları eğer inanmıyorsanız, gelin gidelim, görelim. Bunları dile getiriyoruz.

Ayrıca da iktidarınız zamanında Tunceli halkına düşmanca bakıyorsunuz. Bakın, Tuncelili bir vatandaşı işe almıyorsunuz, imtihanlarda hepsini eliyorsunuz. Yani her şeyi ortada bunun. Onun için, bunu devamlı dile getiriyorum.

Şimdi, sizin o Bekir Bozdağ geçen gün diyor ki: "Kamer Genç gibi birisinin uzun zaman Parlamentoya gelmesi?" "Bu Parlamentonun yüz karası." diyor. Ya, Bekir, senin yürüyüşüne bakıyorum, çok faullü bir yürüyüşün var. Yani böyle, sen kimsin yahu Bekir, senin tahsilin ne? Ben Parlamentoya geldiğim zaman daha sen kısa donla geziyordun. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Onun için, benim bu memlekette yaptığım hizmetin yüzde 1'ini siz yapmıyorsunuz.

Ama bu Meclis başkan vekilinin bu kadar tarafsız hareket etmesi? Bakın, burada on üç gündür çalışıyoruz, hiç konuyu bilmiyor, inisiyatif koymuyor. Anayasa'ya göre, İç Tüzük'e göre işleme konulmaması gereken önergeleri işleme koyarak, saatlerce ara vermek suretiyle, bu Meclisin  zamanını heba ediyor. Dolayısıyla, hiç olmazsa, içinizde İç Tüzük bilen birisini buraya çıkarın da boşu boşuna ara vererek? İşleme konulabilecek önergelerle konulmayacak önergeler arasında bir ayrım yapabilecek kapasitede bir insan olsun.

Biraz önce bir önerge verildi, "Türk' kelimesini çıkarın." diyor. Yani Türk Sivil Havacılık? Bu, bir kurumun adı. Ama onu işleme koyuyor. Ondan sonra birisi işte itiraz etmese, MHP Grup Başkan Vekili Sayın Oktay itiraz etmese işleme koyacak. Ondan sonra da araya çekiliyor, zamanı koyuyor.

Burada bir önerge getiriyor, beş yüz kelimeden fazla; özet yapılmış, özetin altında bir imza var, kim tarafından önerge verildiği belli değil, gerekçeleri kime ait belli değil.

Yani çiftlik yöneten insanlarda bile bir nefis olur, bir bilgi olur, bir sorumluluk olur ama sen hâlâ o sorumlulukları şey etmedin. Orada gülmekle sen hiçbir şey kazanamazsın. Seni her yerde millete şikâyet ediyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) 

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)