Konu:Sözleşmeli Erbaş Ve Er Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin; Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi
Yasama Yılı:3
Birleşim:138
Tarih:12/07/2013


SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE CUMHURİYET HALK PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ YALOVA MİLLETVEKİLİ MUHARREM İNCE'NİN; TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EDİP SEMİH YALÇIN (Gaziantep) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 1'inci maddeyle alakalı söz almış bulunuyorum.

Öncelikle şu hususu, Sayın Bakanım da buradayken izah etmekte fayda mülahaza ediyorum. Biraz evvel 37'nci madde ile alakalı olarak "Neden onu da değiştirmediniz?" şekli ile milletvekili arkadaşlarımızdan birisi bir sözlü soru yöneltmişti, aynı soruyu -Sayın Bakan da hatırladı- ben de Komisyon görüşmeleri sırasında ifade etmiştim. Bunun temel sebebi şudur: Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel döneminde, eski Cumhurbaşkanımız yazılı ve resmî bir sorgulamayla Genelkurmaydan bu 35'inci madde ile alakalı olarak "Darbelere neden dayanak oluyor? Bunun dışında kanunlarımızda dayanak olabilecek başka hususlar veya maddeler var mı?" şekli ile yazılı soru yöneltmişti. Buna karşılık, Genelkurmayımızdan Cumhurbaşkanlığına iletilen yazıda, 35'inci maddenin yanı sıra, biraz evvel bizim sorguladığımız 37'nci maddenin de darbelere dayanak olabileceği hususu görüş olarak beyan edilmişti. Bizim ısrarla "35'i kaldıran zihniyet, değiştiren zihniyet neden 37'yi de bu anlamda orada muhafaza ediyor?" şekli ile bir sorgulamaydı. Onu kısaca ifade etmiş olayım.

Değerli milletvekilleri, gördüğünüz gibi kanunla, yasayla ilgili görüşmeler başladığı andan itibaren, dikkat ederseniz, mevzu iki önemli noktaya kilitleniyor. Benden önce konuşan çok değerli hatiplerimiz özellikle 2'nci maddedeki askerliğin tanımı hususunda ve 35'inci maddede silahlı kuvvetlerin görev tanımı hususunda bazı ciddi endişelere sahip. Bu endişelerin mutlak surette Hükûmet ve iktidar tarafından giderilmesi lazım çünkü daha sonraki dönemde, bugün itibarıyla gideremeyeceğimiz bu sıkıntıların devletin ve iktidarın başına gaileler açacağı kanaatindeyiz.

Herşeyden evvel, ben, biraz evvel yaptığım konuşmada "Tanım neden bu kadar yavanlaştırıldı?" derken, yanlış anlaşılmasın, orada mevcut hâlde duran eski 2'nci maddede "Türk vatanı" tabirinin kaldırılmasına anlam veremediğimizden kaynaklanıyor bu kafa karışıklığımız, bu düşüncemiz ve bunun ısrarla sizden cevabını istedik komisyonlardan bu tarafa ama şu ana kadar tatmin edici bir cevap aldığımız söylenemez. O hâlde şöyle bir netice ortaya çıkmıyor mu: Halkımızın kabul ettiği o meşhur "Peygamber ocağı" tabiri, askerlikle alakalı bugün itibarıyla böyle bir algının ortadan kaldırıldığını düşünmüyor musunuz? Çünkü o tabirin orada kalması esasında yapmak istediklerinizi kesinlikle engellemeyecekti, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizi de bu anlamda düşünceye sevk etmeyecekti.

Bir diğer husus, yine, 35'inci maddeyle alakalı. Eş zamanlı olarak hem 32'nin hem de 2'nci maddenin değişiklikleri paralel gündeme geldiğinde kimliksiz bir ordunun orta yere çıkmaya başladığını görüyoruz. Endişelerimiz bunlardır. "Yurt dışı" tabirini 35'inci maddede tek başına bıraktığınızda, Türk ordusunun dışarıdaki uluslararası güçlere orduluk yapacağı gibi bir anlam ortaya çıkıyor. Diğer taraftan, 2'nci maddede de "Türk vatanı" tabirini kaldırdığınızda çok muğlak iki madde örtüşüyor. Yoksa dikkat ederseniz, değerli arkadaşlar, şu ana kadar partim ve grubumun yaptığı çalışmalarda 43 maddelik bu kanunla alakalı olarak askerlerimizin, erbaşlarımızın, erlerimizin özlük haklarıyla ilgili bir itirazımız söz konusu olmadı, bundan sonraki süreçte de olmayacak. Bu nedenle, tekrar ve ısraren bu hususun dikkate alınmasını arz ediyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (MHP sıralarından alkışlar)