Konu:Chp Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi Ve Arkadaşları Tarafından 2/b Taşınmazları İçin Belirlenen Satış Bedelleri İle İlgili Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla 22/5/2013 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Verilmiş Olan Meclis Araştırması Önergesinin, Genel Kurulun 11 Temmuz 2013 Perşembe Günkü Birleşiminde Okunmasına Ve Görüşmelerinin Aynı Tarihli Birleşiminde Yapılmasına İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:137
Tarih:11/07/2013


CHP GRUBUNUN, GRUP BAŞKAN VEKİLİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN 2/B TAŞINMAZLARI İÇİN BELİRLENEN SATIŞ BEDELLERİ İLE İLGİLİ SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA 22/5/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 11 TEMMUZ 2013 PERŞEMBE GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  tam 7 milyonu orman köylüsü olmak üzere 10 milyon vatandaşımızı, bu 10 milyon vatandaşımızın kullandığı 305 bin hektarlık bir araziyi ilgilendiren ve Türkiye Cumhuriyeti'nde tam otuz bir yıldır var olan bir sorunu görüşüyoruz; 2/B arazilerinin kullanıcılarına tapularının verilmesi sorunu. Türkiye'nin gündeminde bu kadar uzun süre yer alan ve bu kadar uzun zamandır çözülememiş bir sorun, herhâlde 2/B sorunu kadar başka bir sorun yoktur.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye'de 2/B sorununu çözmek, 2/B arazilerini kullanan gerek tarımsal amaçla gerekse üzerinde yaptığı bina ile ikametgâh veya diğer amaçlarla kullanan vatandaşların sorununun çözülmesi, bu bina sahipleriyle  binaların sahibi olan kişilerle tapu sahibinin aynı kişi olması yani tapunun hazineden alınıp o şahıslara verilmesi yönündeki projemizi biz 2011 yılı seçimlerinden önce "2/B Barış Projesi" adı altında İstanbul'un Sultanbeyli semtinde açıkladık. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu projeyi o zaman Sultanbeyli'de açıklarken "Barış Projesi" olarak isimlendirdi. Yani vatandaşla devlet arasında süregelen bu sorunu, bu uyuşmazlığı ortadan kaldıralım; vatandaş devletiyle barışmak istiyor, devlet de elini uzatsın, iki taraf el sıkışsın ve adalet üzerine bir çözümü gerçekleştirelim.

Bu projenin Sultanbeyli'de açıklanmasının özel bir önemi vardı. İstanbul'da 2/B sorununun çokça yaşandığı birçok ilçemiz vardır; Beykoz vardır, Sancaktepe vardır, Çekmeköy vardır, Sultangazi vardır, Ümraniye vardır, Sultanbeyli vardır. Bunların birisinde bu projeyi açıklayacaktık. Sultanbeyli, gerek 2/B sorunu açısından gerekse arazilerdeki mülkiyet sorununun yaşandığı diğer unsurlar açısından Türkiye'nin sembolü olarak isimlendirebileceğimiz bir ilçemizdi, o nedenle bu projeyi orada açıkladık.

Seçimler yapıldı, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı ve biz, açıldıktan sonra projemizi bir kanun teklifi hâlinde Kasım 2011'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduk. Daha sonra Hükûmet bir tasarı getirdi ve 26 Nisan 2012 tarihinde bu konuda bir kanun Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkarıldı, 26 Nisan 2012. Bu Parlamentoda bunun görüşmelerini beraber yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu katkılarda bulunduk, pozitif baktık, yanlış bulduğumuz noktalar vardı, bunların düzeltilmesi için öneriler verdik, önergeler verdik. Kanun çıktı, başvuru süreleri tanındı, on aylık başvuru süresi geçti, fiyatlar uzun süre açıklanmadı ve nihayetinde fiyatlar yani arazilerin satış bedelleri, metrekare satış bedelleri açıklandı ve açıklanmasıyla birlikte Türkiye'de bütün, bütün demeyeyim ama önemli ölçüde 2/B kullanıcısı vatandaşlarımızdan şikâyet gelmeye başladı. Şikâyet: "Bu bedeller bizim alım gücümüzün üzerinde." Fiyatlar, arazi fiyatları piyasa fiyatları olabilir ama vatandaşın alım gücünü gözetmiyor ise bu bedeller burada bir yanlışlık var demektir. Bu arazilere bu vatandaşlarımızın bu kadar yıldır verdiği emeği göz ardı etmemek gerekir. Beykoz'da olsun, Sultanbeyli'de olsun, Çekmeköy'de olsun, Ümraniye'de olsun, Şile'de olsun, Sultangazi'de olsun, Antalya'da olsun, Muğla'da olsun, Karadeniz'de olsun bu arazilerin hepsinde buraya yapı yapmış olan vatandaşımızın veya bu araziyi tarımsal amaçla kullanan vatandaşımızın bir emeği vardır. Otuz yıldır, kırk yıldır, elli yıldır o araziyi kullanıyor, bakıyor, bağ bahçe yapmış, bina yapmış. Devlet buraları kabul etmiş, altyapı yatırımlarını getirmiş, yol getirmiş, elektrik getirmiş, su getirmiş, o araziyi vatandaşımız beklemiş ama çıkan kanun, vatandaşın buradaki emeğini göz ardı eden ve onun alım gücünü, satın alma gücünü bir kenara atan, onu dikkate almayan bir kanun oldu.

Sizlere bu şikâyetler geliyordur. Ben, devamlı muhtarlarımızla, vatandaşlarımızla bu konuda görüşüyorum, hepsi beni arıyor: "Bu fiyatlar açıklandı, bizim satın alma gücümüzün üzerinde Başkanım, biz ne yapacağız? Bize bir çare bulun." Biz, bu konuda toplam dört kanun teklifi verdik. Hükûmet, ilk kanunun yanlışlığını fark etti, sonra iki kanun daha çıkardı, bedelleri indirdi, fiyatları indirmedi yani yüzde 70'ten yüzde 50'ye indirdi tarım arazilerinde bedeli. Diğer, bina, konut amaçlı kullanılan arazilerde de 400 metrekareye kadar rayiç bedelin yüzde 50'si dedi. Ancak bu rakam, bu oran vatandaşın satın alma gücünün üzerinde.

Sizlere örnekler vereceğim. Bakın, Çekmeköy'de vatandaşlarımızla yaptığım 2/B sohbetinde birkaç vatandaşımız bana durumunu şöyle anlattı. Birisi Çekmeköy'ün Ekşioğlu Mahallesi'nde yaşıyor, 250 metrekarelik bir 2/B arazisini kullanıyor. "100 bin liranın üzerinde bir bedeli ödemem gerekiyor." dedi bu vatandaşımız "Ama benim emekli maaşım 750 lira. Eşim öldü, ondan bana maaş kaldı, 750 lira maaşla ben bunu nasıl ödeyeceğim? Ödeyemem, birisi gelip alır, ben buradan çıkmak zorunda kalırım." dedi. Yine Çekmeköy'de bir başka vatandaşımız bana şu örneği verdi, Çatalmeşe Mahallesi'nde 523 metrekarelik bir arsası var. Metrekare fiyatı 650 TL. "İşim yok, burada gecekonduda yaşıyorum. Ramazan ayı olunca benim gecekonduma iktidar partisi erzak getiriyor, iftara geliyor ama şimdi bu kanunla benim gecekondumun arazisine göz dikmiş durumda, bunu benden alacak." diyor. Bakın, Ümraniye'nin 6 mahallesi; Elmalıkent, Topağacı, Karabekir, Hekimbaşı, İnkılap Mahallesi, Dumlupınar mahalleleri; fiyatlar yüksek. Özellikle Karabekir ve Elmalıkent mahallelerinde fiyatlar vatandaşımızın alım gücünün olağanüstü üzerinde, alma imkânları yok. Hükûmet böyle devam ederse, ısrar ederse birileri gelip bunların, bu vatandaşlarımızın elinden bu arazileri alacak.

İki gün önce Muğla'dan Muğla Milletvekilimiz Sayın Tolga Çandar aradı beni. "Muğla'da köylüler veryansın ediyor. Eyvah, fiyatlar bize tebliğ edildi, biz bunu satın alabilecek durumda değiliz, perişanız diyorlar."

Bakın, Sultanbeyli'de Fatih Mahallesi Muhtarımızla görüştüm, Ahmet Çalışkan. "İsmimi de verebilirsin." dediği için ismini vermekte bir sakınca görmüyorum, diğer vatandaşlarımıza böyle bir şey sormadığım için isimlerini vermiyorum, izinlerini almadım. Muhtarım diyor ki: "Bak, ben Ziraat Bankasına gittim. Orada 80 yaşın üzerinde bir vatandaş vardı. Orada bir başka mahallemizin muhtarı vardı. O muhtarın boynuna 80 yaşındaki vatandaşımız sarılmış "Beni bu yaşımda faize muhtaç ettiniz." demiş. "Bu araziyi alabilmek için buraya faizle kredi almaya geldim." demiş vatandaş. Bunu aynen anlatmamı istedi, çarpıcı olduğu için anlatıyorum.

Bakın, Sultanbeyli'de Necip Fazıl Mahallesi, Kur'an Kursu Caddesinde metrekare fiyatı 650 TL. Yani bu fiyat neye göre azdır veya yüksektir? Eğer insanın cebinde parası çoksa bu fiyat düşüktür ama cebinde parası yoksa bu fiyat pahalıdır. Devlet, adalet üzerine kanun çıkarmak zorundadır. Çıkardığınız kanun vatandaşı hiçe saymışsa, orman köylüsünü hiçe saymışsa, Beykoz'u hiçe saymışsa? Bakın, Beykoz'un Görele Köyü, fiyatlar yüksek, millet perişan. Zerzevatçı Köyü, fiyatlar olağanüstü yüksek millet perişan durumda "çare" diye yollara düşmüş durumda. Beykoz'da 6 mahallenin özel proje alanı olarak ilan edilmesi sorunu çözmeye yetmiyor, o vatandaşlarımız o sorunu yaşayacaklar. Önerim şudur: Dördüncü kanun teklifimiz Türkiye Büyük Millet Meclisimizde bekliyor. Gelin, Parlamento kapanmadan bunu yasalaştıralım, bu bedelleri aşağı çekelim. Herkese emlak vergi değeri üzerinden -orman köylüsü dışında- bu satışı gerçekleştirelim. Orman köylülerine bedelsiz bu araziyi verelim. Yatırım amaçlı bu arazileri ellerinde bulunduranlara ise rayiç bedeli üzerinden satışı gerçekleştirelim.

Teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)