Konu:11 Temmuz Dünya Nüfus Günü'ne İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:137
Tarih:11/07/2013


11 TEMMUZ DÜNYA NÜFUS GÜNÜ'NE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

 ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü vesilesiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan evvel, on sekiz yıl önce Srebrenitsa'da çocuk, kadın, yaşlı fark etmeksizin katledilen Müslümanlarımızı rahmetle yâd ediyorum. Bu yıllar geçse de içimizi acıtan olayların, kardeş kavgası çıkartılmak istenen Mısır'da yaşanmamasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Ve Adeviye Meydanı'nda demokrasi mücadelesi veren kardeşlerimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bir devleti oluşturan en önemli unsur millettir. Millet yok olursa devlet de yok olur. Devletin bekası, milletin varlığına bağlıdır. Bir milletin varlığı ve bekası açısından da nüfus çok önemlidir. Günümüzde, tüm dünyada dünya nüfusunun geleceğiyle ilgili analizler yapılmakta olup özellikle yaşlı bir nüfusa sahip Avrupa'da konunun ehemmiyetine sürekli vurgu yapılmaktadır.

2050 yılı nüfus tahminlerine göre, dünya nüfusu 9 milyarı aşacaktır. 2050 yılında nüfusu 94 milyon 585 bin kişi olacağı tahmin edilen Türkiye'mizin ise 187 ülke arasında 19'uncu sırada yer alması öngörülmektedir.

2012 yılı verilerine göre, dünyanın nüfus artış hızı yüzde 1,2 olup bu rakam Türkiye'de yüzde 1,25'tir. Tüm dünyada nüfus artış hızı her geçen gün azalmakta olup tüm dünya nüfusuyla birlikte maalesef Türkiye'nin nüfusu da yaşlanmaktadır. Üzülerek söylüyorum ki, eğer gerekli çalışmaları yapamazsak Türkiye'nin de gelecekte bu sorunla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. 2045-2050 arası dönemde Türkiye'nin nüfus artış hızının binde 2'ye gerilemesi beklenmektedir. Bu durumda, Türkiye'nin nüfus artış hızının, aynı dönem için binde 4 olarak hesaplanan dünya nüfus artış hızının altına düşeceği öngörülmektedir.

Nüfusun yaşlanması demografik yapının değişmesidir. Nüfusun yaşlanmasının iktisadi ve toplumsal açıdan yıkıcı etkileri mevcuttur. Nüfuslarının yaşlanmasıyla ülkelerin aktif iş gücü açısından sıkıntı yaşamaları kaçınılmazdır. Nüfus artış hızının azalmasıyla birlikte, çalışan nüfus sürekli azalacak ve Türkiye ekonomisi çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Nüfus artış hızını koruyarak gelişmeye devam edebilen ülkeler geleceğin güçlü devletleri arasında olacaktır. Dünyanın ilk 20 ekonomisi içerisinde yer alan ülkemiz için nüfus artış hızını korumamız geleceğimiz için hayati önem taşımaktadır.

Konunun ciddiyetinin farkında olan Birleşmiş Milletler, küresel ısınma ve global terör ile birlikte üç küresel mücadele alanından birisini nüfusun yaşlanması olarak belirlemiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Nüfus Kalkınma Grubu olarak nüfusun yaşlanmasına kayıtsız kalmamız kesinlikle söz konusu değildir. Sorun çok ciddidir ve bu soruna ekseriyetle müdahale edilmelidir. Nüfusun dünya siyasetinde bir güç unsuru olduğu gerçeğinden yola çıkarak ülkemizin bu açıdan zafiyet gösterme lüksü asla yoktur. Bugün 15 yaşından küçük her çocuktan 9'u gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Bu ülkelerin, doğum oranı en yüksek ülkeler olmaya devam edecekleri öngörülmektedir. Bu analizler ışığında, 2050 yılına kadar dünya nüfusunda meydana gelecek artışın yüzde 70'i gelişmekte olan 24 ülkede meydana gelecektir ve nüfuslarının bu ülkelerin en önemli güç unsurlarından birisi olması beklenmektedir.

Bu minvalde, nüfus artışındaki azalmanın durdurulabilmesi ve tersine çevrilebilmesi için iyi planlanmış ve üremenin teşvik edildiği birkaç kuşaklık süre ya da ülkenin dışarıdan göç alması gerekmektedir. Bunların yanı sıra, bir milletin yirmi beş yıldan uzun bir süre devamlılığını sağlayabilmesi, nüfusun en azından sabit kalması ve yaşlanmaması için aile başına düşen doğurganlık oranının 2,1 olması gerekmektedir. Sayın Başbakanımızın ailelere 3 çocuk sahibi olmaları yönünde yaptığı önerinin bütün bu analizler ve istatistikler çerçevesinde tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye'deki bilimsel verilere göre, nüfusu bugünkü gençlik oranlarıyla tutabilmenin yolu, herhâlde, her ailede asgari 3 çocuğun olmasıyla mümkündür. Dolayısıyla, siz değerli milletvekilleri ve tüm milletimize çağrım, Başbakanımızın bu sözlerine kulak vermektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZNUR ÇALIK (Devamla) - Avrupa teyakkuza geçti, Amerika uyandı, darısı başımıza.

Değerli milletvekilleri, sözlerimi noktalarken nüfusumuzun yaşlanması konusuna daha fazla eğilmeye davet ediyor, hepinizi, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)