Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Ve Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:130
Tarih:04/07/2013


BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 478 sıra sayılı Yasa Teklifi'nin 16'ncı maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, tabii, burada önemli olan memleket bu kadar sıkıntıdayken Meclisin tatile girmemesi lazım. Tabii, aslında AKP bir an önce Meclisi tatile sokmak istiyor çünkü bu kürsünün işlemesinden kendileri çok rahatsız. Çünkü, halkın karşısında hesap verecek yüzleri kalmamış.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bunda sürücü belgelerinin tespitiyle ilgili genel ilkeleri getirmiş, yönetmeliğe bırakılmış. Aslında, AKP iktidarı zamanında hiç tüzük kullanılmıyor. Aslında, bunun tüzüğe bırakılması gerekirken yönetmeliğe bırakmışlar çünkü yönetmeliği değiştirmek o kadar kolay ki? Şimdi, tabii AKP'nin burada bir taktiği var. 24 milyon sürücü belgesi değiştirilecek, en azından 2,5 katrilyon lira gelir elde edilecek, bütün vatandaşlardan 100'er liralık bir para alınacak, işte bütün hesapları bu. Yani, 2,5 katrilyon lira vatandaştan para alınınca bütün hesap budur. Ötekiler, gerisi teferruat.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii ilk defa, Meclis Başkan Vekili arkadaşımızdan 58'inci maddeye göre bir söz istedim ve 58'inci maddeye göre beş dakika konuşma hakkı vardı, bana da verdi. Kendisine teşekkür edeceğim, onu da söyleyeyim.

Şimdi, ben sabahleyin yaptığım konuşmada bazı şeyler söyledim. Mesela, Tayyip Bey konuşmalarında, bizim Sayın Genel Başkanımızı "Celladına yaranmak, zencilikten beyazlığa geçmek için her çirkinliği meşru gören kişi" olarak tanımladı ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu, "CHP'nin ve siyasetin yüz karası kabul ettiğini" beyanatında söyledi. Yine, Afrika'dan gelirken işte "Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetinin kirli olduğunu, çirkin olduğunu" söyledi. Ben dilerdim ki burada? Mustafa Elitaş, bir gün önce benim burada yaptığım konuşmayla ilgili "Bu kişinin konuşmalarına bir arıtma tesisi koysunlar da arıtma tesisinden geçtikten sonra, süzgeçten geçtikten sonra konuşsun." demiş. Ben dilerdim ki kendisi çıkıp da "Tayyip Bey'in ağzına bir arıtma tesisini koyalım, bu arıtma tesisinden konuşmaları geçsin, ondan sonra düzgün bir konuşma çıksın." desin, demedi tabii, kendi takdiri.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, birilerine söylediğin lafı birileri size getirip söylerler. O bakımdan, bizim istediğimiz? Şimdi, bu yasayla pek fazla bir şeyler de getirilmiyor. Yani, yasada, Divanda konuşan kişinin sözü anlaşılmıyor, Meclis Başkanının sözü anlaşılmıyor, kürsüde konuşanların sesi anlaşılmıyor. Böyle bir şey olmaz ya! Yani, bu Mecliste kim, neye oy verdiğini bilmiyor arkadaşlar. Böyle bir Meclis müzakeresi olmaz, böyle bir yasa oylaması da olmaz. Yani, çok ciddi meseleler konuşuyoruz ama kimse bilmeden, ne konuştuğunu bilmeden burada oy veriyor. Şimdi, buraya getirilen birtakım kanunlar bana göre komisyonlarda ciddi tartışılmıyor, Genel Kurulda tartışılmıyor. Ne getirdiği ne götürdüğü belli olmayan kanun tasarıları ve burada, herkes neye oy verdiğini de bilmiyor. Dolayısıyla, Türkiye'nin geleceğini karanlığa götürecek böyle bir uygulama içindeyiz.

Onun için, sayın milletvekilleri, bu müzakere tarzıyla maalesef memlekette sağlıklı bir hizmet getiremiyoruz. O bakımdan, bu kanun müzakeresi sistemleriyle memleketimize sağlıklı hizmet etmiyoruz. Yani, şu saatlere kadar niye burada kalalım? Bu saatte? İnsanların artık belli bir saatten sonra kafası çalışmıyor, algılama duyguları işlemiyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Kendi kafan çalışmıyorsa ne yapalım, bizimki çalışıyor.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, anladım da, bakın, insanlara işkence yapıyorsunuz, işkence yapıyorsunuz.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın bir şey daha söyleyeyim, Abdullah Gül diyor ki: "Efendim, o köprüye Yavuz Selim ismini verdik. Başka bir yere de Pir Sultan Abdal ile Hacı Bektaş'ın ismini verelim." Bu kadar, bal kabağı gibi bir laf söylenmez. Şimdi, Pir Sultan'la?

BAŞKAN - Sayın Genç? Sayın Genç?

KAMER GENÇ (Devamla) - Bir dakika canım?

BAŞKAN - Lütfen?

KAMER GENÇ (Devamla) - Pir Sultan'la?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan? Sayın Başkan?

BAŞKAN - Sayın Cumhurbaşkanıyla ilgili böyle konuşamazsınız.

KAMER GENÇ (Devamla) - Efendim, Hacı Bektaş, herhangi bir kişiyi katletmemişler ki?

BAŞKAN - Haddinizi bilin bir defa!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, Yavuz Sultan Selim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - ?bir kitleyi katleden bir kişi. Yani, Türkiye Cumhuriyeti devletinde bir? Tamam, Osmanlı Devleti'nde büyük bir ismi olan bir kişi ama Alevi vatandaş kitlesine?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan? Sayın Başkan?

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsü Sayın Cumhurbaşkanına hakaret kürsüsü değildir hiçbir zaman için.

KAMER GENÇ (Devamla) - Hakaret etmedim canım! Etmedim hiç hakaret falan.

BAŞKAN - Konuşmalarınıza dikkat edin!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan?

KAMER GENÇ (Devamla) - Yani, Abdullah Gül diyor ki "Efendim?" (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - "Sayın Abdullah Gül?" "Sayın Abdullah Gül?"

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Otur yerine! Otur yerine!

KAMER GENÇ (Devamla) - "?İstanbul'daki köprüye Yavuz Sultan Selim ismini verelim ama?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Anladık, kafan çalışmıyor, anlamıyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) - ?bazı yerlere de Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş ismini verelim." Böyle bir mukayese olur mu?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Bu saatte çalışmıyor kafan!

BAŞKAN - Sayın idare amirleri?

KAMER GENÇ (Devamla) - Pir Sultan'la, Hacı Bektaş'la Yavuz Sultan Selim mukayese edilir mi?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Hadi anladık, kafan çalışmıyor bu saatte!

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Otur yerine!

KAMER GENÇ (Devamla) - Mustafa, ya sen geç, otur! Sen, şimdi Başkana? O zaman, sen geç otur Başkanın yerine. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)