Konu:BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:130
Tarih:04/07/2013


BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üzerinde konuştuğumuz 11'inci madde Merkez Bankasında reeskontu alınan senetlerin süreleriyle ilgili yapılan bir düzenlemeyi ifade ediyor ve bu, likidite düzenleme amacıyla yapılmış olan bir düzenleme olarak görünüyor. Kuşkusuz, Merkez Bankasının görevlerinden biri piyasadaki likiditeyi kontrol etmek ve bu çerçevede de para politikasını mümkün olduğu kadar enflasyonla mücadele çerçevesinde, düzgün, doğru, etkili biçimde götürmektir. Ancak, bu vesileyle, dünyanın her yerinde olduğu gibi, merkez bankalarının, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının da performansının ölçüldüğü enflasyon konusunda bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir merkez bankasının politikasının başarılı olup olmadığının ölçüsü, enflasyon hedefini tutturup tutturamamasıdır. Enflasyonun tutmaması, tek başına merkez bankasının kendi amacına ulaşmamasıyla ilgili değil, aynı zaman da hükûmetin de para politikası konusunda ne kadar doğru adımlar attığını göstermesi açısından ilginçtir.

Sayın milletvekilleri, enflasyon hedefimiz yüzde 5. 2006 yılında biz enflasyon hedeflemesi sistemine geçtik. Enflasyon hedeflemesi sistemine geçtikten sonra yedi yıl geçti. Bu 7 yılın 5'inde enflasyon hedefini tutturamamış bir merkez bankası ve hükûmet var.

Bakınız, size devletin resmî rakamlarını söyleyeyim: 2006 yılında enflasyon hedefi yüzde 74 sapıyor, 2007 yılında yüzde 110 sapıyor, 2008 yılında yüzde 153 sapıyor, 2011 yılında yüzde 89 sapıyor, 2012 yılında yüzde 24 sapıyor. Sadece 2009 ve 2010 yıllarında enflasyon hedeflerini tutturmuş bir merkez bankası ve hükûmet var. Ancak, 2009 ve 2010 yılında da hedefler revize edildiği için tuttu. Dolayısıyla, orijinal hedeflere baktığımız zaman, 2009'da ve 2010'da da yüzde 63 ve 60 enflasyon hedefi sapması var. Dolayısıyla, biz yedi yıldır enflasyon hedeflemesi sistemi uyguluyoruz. Yedi yılın hiçbir yılında Merkez Bankası ve dolayısıyla Hükûmetin enflasyon hedefine ulaşamadığını görüyoruz.

Önümüzdeki yıllarda yani bu yıl ve sonraki iki yılda da yüzde 5 olan enflasyon hedefini tutturmamız imkânsızdır. Elimizde en son haziran ayı enflasyon rakamı var, yüzde 8,3; yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 5. Dolayısıyla, daha bugünden önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerimizi tutturmamıza olanak yoktur. Niye? Çünkü enflasyon en nihayetinde toplam arz ile toplam talep arasındaki dengesizliktir, toplam talep lehine olan bir dengesizliktir. Biliyorsunuz, 2012 yılında Türkiye'de toplam yurt içi talep çökmüştür, negatiftir. Toplam yurt içi talep negatif olduğu anda biz enflasyon hedefini tutturamamışız. Yani 2012 yılında yurt içi talep negatifken yüzde 5 olan enflasyon hedefi yüzde 24 şaşmışken şimdi Hükûmet 2012 ve sonrasında yurt içi talebin canlanacağını söylüyor. Tabii, o da ayrı bir hikâye yani gelirler politikası değişmediği sürece, insanlar enflasyon hedefine ek olarak ücret zammı almadığı sürece ya da kredi politikası değişmediği sürece yurt içi talebin canlanmasını gerektirecek herhangi bir şey yoktur. Ama velev ki biz bunu doğru kabul edelim, velev ki yurt içi talep canlanacak kabul edelim; yurt içi talebin düşük olduğu, negatif olduğu, toplam arzın altında olduğu bir yerde enflasyon hedefini tutturamayan bir Hükûmetin ve bir Merkez Bankasının, yurt içi talebin canlandığı bir konjonktürde, şu anda yüzde 8,3 olan enflasyon hedefini yüzde 5'e yakınsaması imkânsızdır.

Önümüzdeki dönem büyümeye ilişkin sorunlar vardır. Büyümeye ilişkin sorunlar vergi hedeflerini etkileyecektir çünkü dolaylı vergiler büyüme hedefleriyle çok yakından ilişkilidir. Büyüme hedefleri tutmazsa vergi hedefleri tutmayacak, vergi hedefleri tutmayınca da Hükûmetin önünde iki seçenek kalacak, ya yeni vergiler koyacak ya mevcut olan kamu mallarına zam yapacak.

Dolayısıyla, ben bugünden şunu iddia ediyorum: Önümüzdeki dönem sonbahardan itibaren yurt içi talep ve büyümeye ilişkin hedefler tutmadığından ve vergi hedefleri de bundan etkileneceğinden, dolayısıyla ciddi zamlar kapıdadır, başta doğal gaz olmak üzere, elektrik olmak üzere kamunun yönettiği bütün ürünlerde zamlar söz konusudur. Böyle bir zam patikasında yurt içi hedefleri tutturmak ve enflasyon hedeflerini tutturmak imkânsızdır. Dolayısıyla, Merkez Bankası performansına ve Hükûmetin enflasyon karnesine baktığımızda maalesef nahoş bir tabloyla karşı karşıyayız.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)