Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Ve Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:129
Tarih:03/07/2013


BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 7'nci madde üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Az önceki maddeyle alakalı olarak, Din İşleri Yüksek Kurulu üyelerimiz için gösterilen hassasiyetin ve iyi niyetin, aynı şekilde daha önce kanun maddesine eklenen ama sonradan çıkartılan Mushafları İnceleme Kurulu üyeleri için de göz önünde bulundurulması ve gündeme alınması yararlı olurdu.

Yine, aynı şekilde, Diyanet İşleri Başkanlığımızın bir mağdur kitlesi vardır ki cami kontrol personel memuru, yani murakıplar. Bunlarla ilgili de bir düzenleme yapılsaydı, herkese bol keseden dağıtırken bunların gündeme alınması, herhâlde onların da onore olması, aynı şekilde vaizlerin de en azından din hizmetleri yaparken bu konuda daha duyarlı olmalarına katkı sağlar, toplumun aydınlanmasına vesile olurlardı diye düşünüyorum.

Şimdi, vekillik konusuna gelince; bir kitle daha var ki adı anılmaz, kimliği sorulmaz, yanına varılmaz, hizmetleri hiçbir zaman takdir görmez. Bunlar fahri hizmet edenlerdir. Allah rızası için hizmet eder, Allah'tan başka hiç kimseden bir şey beklemez, hele hele kulların itibarına da hiç mi hiç iltifat etmez. Ama gelin, görün ki yıllarca samimi, hasbi, fedakârca yaptıkları bu hizmetlerin karşılığı ne hikmetse başta Diyanet İşleri Başkanlığımız ve kanun koyucular tarafından da hiç mi hiç dikkate alınmaz. Bu hususun vicdan ehli olanların ama iman sahibi bulunanlar tarafından da göz önünde bulundurulmasını takdirlerinize arz ediyorum.

Vekillik konusu? Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığımızın personel sayısının 140 bine çıktığını biliyorsunuz. Bunların hep vekiller aracığıyla çoğaltıldığını ve bir şekilde de bu artımın Diyanette kalite konusunun tartışılır hâle gelmesine vesile olduğunu da göz ardı etmememiz lazım geliyor.

Değerli milletvekilleri, din hassas bir alandır. Muhammed Hamdi Yazır'ın ifadesiyle: "Hâlâ tren yolunda devenin yürütüldüğü bir alana dönüştürülürse yüce dinimiz İslam onu temsil edenler tarafından ayaklar altına alınma sebebi olur. Buna hiçbir din görevlisinin ve `Ben Müslümanım.' diyenin hakkı ve haddi de yoktur."

Diyanet İşleri Başkanlığımıza alınacak din görevlilerinin vekâlet aşamasından asalete geçirilmesinde ehlî din olanın liyakat ve sonra da adalet ilkelerine azami hassasiyet gösterme sorumlulukları vardır. Eğer biz din konusunda da liyakati ön plana çıkaramıyor, adaleti temsil ve teslim edemiyor isek, o zaman kendisi himmete muhtaç olanların başkalarına nasıl himmet vereceği hususunu takdirlerinize arz ediyorum.

Bugün Diyanet İşleri Başkanlığımızın elbette imam ihtiyacı vardır. Gitmediğiniz yerde, ehil imam, din görevlisi tayin etmediğiniz yerde orayı din istismarcılarının, din simsarlarının veya din adına ahkâm kesen cahil cühelanın meşgul edeceğinden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bugün toplumda eğer bir dinî otorite zaafı varsa, inanın ki, din ehli olanların üzerine düşeni yapamadıklarındandır. Daha açık ifade etmek istiyorum: Televizyonlarda dinî program yapanların birbirleriyle çeliştiklerini görürseniz, hele hele onlara din konusunda soru sormayı bir cehalet izharı olarak gündeme getirenleri görürseniz, bu, toplumda din adamının liyakat konusuna ve onların seçimindeki adalet konusuna hassasiyet gösterilmediğinin sembolü olur.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, vekil imamlarının da, vekil Kur'an kursu hocalarının da ama aynı zamanda bir şekilde fahri görevlilerinin de bu kadro nimetinden yararlanmasını ve herkesin kardeşçe samimi duygularla bu davaya, bu dine hizmet etmesini diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)