Konu:Ödeme Ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri Ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun Tasarısı (s. Sayısı: 473)
Yasama Yılı:3
Birleşim:123
Tarih:20/06/2013


ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN TASARISI (S. SAYISI: 473)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, evet, konuşmam tamamlanamamıştı, dolayısıyla yeniden söz alma gereği duydum.

Değerli arkadaşlar, bu olaylarda birisi Komiser Mustafa Sarı olmak üzere toplam 5 yurttaşımız hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Gönül isterdi ki Sayın Başbakan bu konuyla ilgili Gezi Platformu üyelerini çağırırken hayatını kaybedenlerin ailelerinden de birilerini çağırsaydı, onlara bir başsağlığı dileseydi, "Ne istiyorsunuz?" diye sorsaydı. Sonuçta insanlar yakınlarını kaybetmiş.

Evet, Sayın Başbakan, doğru, artık konu sadece üç beş ağaç değil, siz de biliyorsunuz. Çünkü o zaman, üç beş ağaç meselesi olduğu zaman, şu anda geldiğiniz noktaya o zaman gelseydiniz yani "Ben İstanbul halkına sorarım, İstanbul halkı ne isterse onu yaparım." deseydiniz başlangıçta, şafak vakti genç kızların çadırını polis, zabıta basmasaydı, onları saçından sürüklemeseydi, onların çadırını ateşe vermeseydi, dediğiniz doğruydu, üç beş ağaç meselesi halledilirdi ama şu anda ortada kan var, şu anda katiller var. Şu anda bu katiller cezalandırılmadıkça, bu emirleri veren kişiler, valiler, emniyet müdürleri görevden alınmadıkça, toplantı ve gösteri yürüyüşleri önündeki, ifade hürriyeti önündeki engeller kaldırılmadıkça, basın hürriyeti önündeki engeller kaldırılmadıkça, halkın meşru talepleri, meşru istekleri, "Hükûmet istifa." talepleri görmezden gelindikçe bu iş devam eder. Bunu açıkça söyleyeyim yani bu iş bitmez.

Efendim, şimdi cadı avına başladınız. Beş sene önce toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan insanları gidip evinden avlamaya  çalışıyorsunuz. En son, Çarşı'ya terör örgütü yaftası yapıştırdınız. Allah'tan korkun, her şeye karşı olan Çarşı elbette ki faşizme, diktatörlüğe karşı olacak, bunun aksini düşünmek yanlış yani. (CHP sıralarından alkışlar) Burada Çarşı şimdi ne diyor: "Vatan sevdasına, cumhuriyet sevdasına/ Yatarız, zindan bizim." Ne olacak yani üç beş ay da yatarlar. Bununla olmaz, bunu bilin. Bakın, polisle gaz atarım, yakalarım, gözaltına alırım, tutuklarım; ne yaparsanız yapın, olmaz, kendinizi düzeltmeniz gerekiyor.

Değerli arkadaşlar, bu olaylarda, toplam 7.959 kişi yaralandı, 5 kişi hayatını kaybetti, 12 kişinin göz kaybı var. 22 yaşında genç kız, hayalleri var, evlenecek, hayat kuracak; gözünü kaybetti. E değer mi yani? Yani ne uğruna? "Yok, benim dediğim olacak." Ya siz insanlar için varsınız, insanlar size? İşte "Yüzde 50'yi temsil ediyorum." Yüzde 50, siz insanlara hizmet edesiniz diye oy verdi.

Bir başka konu. Yani, toplumu niye ortadan bölüyorsunuz "yüzde 50" diye. Ya öbür yüzde 50 de bunun akrabası. Sizin yok mu tanıdığınız, bildiğiniz, başka partilere oy veren? Kendi akrabalarınız içinde yok mu? Yani yüzde 50, öbür yüzde 50, bunlar ortadan bölünmüş, düşman iki cephe değil ki. Öbür yüzde 50 de bunların akrabası, bir şekilde hışmı, akrabası. Bu şekilde ülke yönetilmez değerli arkadaşlar. Yani siz Hükûmetsiniz, halk size, halka hizmet etmek için görev verdi geçici olarak. Yarın, AKP gider, başkası gelir, CHP gelir, biz de devam ederiz.

Aslında, AKP Grubunda, hakikaten benim de içinizde tanıdığım, makul, aklı başında birçok insan var. Yani, buradaki problem, Hükûmetle ilgilidir, Hükûmetten de ziyade Sayın Başbakanın olayı tek başına götürme anlayışıyla ilgilidir. Hani "Baas rejimi" falan diyordunuz ya işte, totaliter, baskıcı, insanları susturan, hapse atan. İşte, tam da şu anda AKP, Baas tipi bir anlayışla ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Götüremezsiniz değerli arkadaşlar, bunu bilin, insanlara kulak verin. Bu, bir eşiktir yani zaten Başbakan gitti de başka bir liderle, daha makul, aklı başında bir liderle yola devam edebilirsiniz ya da ülkeyi gerersiniz, daha çok çatışma olur ve bu saatten sonra olacak çatışmalardan, olacak yaralanmalardan, ölümlerden, bizzat Sayın Başbakan sorumludur ve bunun hesabı sorulur; bunu unutmayın. Açın, Türk Ceza Kanunu'nun 77'nci maddesine bakın. Bu saatten sonra, siyasi saikle toplumun bir kesimine karşı öldürme, yaralama eylemleri yaparsanız bu insanlığa karşı suçtur, zaman aşımı da yoktur, yeri geldiği zaman da bunun hesabını sorarız.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)