Konu:Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın Chp Grup Önerisi Üzerinde Yaptığı Konuşma Sırasında Cumhuriyet Halk Partisine Sataşması Nedeniyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:115
Tarih:04/06/2013


MUŞ MİLLETVEKİLİ SIRRI SAKIK'IN CHP GRUP ÖNERİSİ ÜZERİNDE YAPTIĞI KONUŞMA SIRASINDA CUMHURİYET HALK PARTİSİNE SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada sükûnet içinde de her şeyi konuşabiliriz.

Sayın Sırrı Sakık, 2007 yılının Haziran ayında burada kabul edilen Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda değişiklik yapan kanunun Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisinin birlikte çıkardığı bir kanun olduğunu söyleyerek CHP'nin şimdi şikâyete hakkı olmadığı anlamında bir değerlendirme yaptı. Bir kere, bu bilgi yanlış. Eğer emniyet teşkilatının ihtiyacı olan bir kanun var ise, emniyet teşkilatını daha iyiye taşıyacak bir kanun var ise burada iktidar partisiyle beraber hareket etmekten hiçbir şekilde çekinmeyiz; bunu ifade edeyim.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - O zaman olduğu gibi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ama, o bilgi yanlış. Şimdi, Sayın Sakık'ın kendi cümleleriyle ben o bilginin yanlışlığını söyleyeceğim. Sayın Sakık dedi ki: "Durum böyle: CHP, AKP beraber çıkardı ama CHP'den bir vicdan sahibi milletvekili bu kanunun Türkiye'yi otoriter rejime götürdüğünü söyledi."

SIRRI SAKIK (Muş) - Ben tutanaktaki konuşmalarına değindim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Evet, Sayın Mehmet Nuri Saygun eski Tekirdağ Milletvekilimiz, o kanun üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşmuş.

SIRRI SAKIK (Muş) - Doğru.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Evet, grup adına bu görüşü ifade etmişiz ve o kanunu uygun bulmamışız, yani Türkiye'yi otoriter rejime götürecek olan düzenlemelerin bir parçası olarak görmüşüz ve Cumhuriyet Halk Partisi adına çıkan bütün konuşmacılar o yasayı eleştirmiş, olumsuz görüş ifade etmişler. Böyle olduğu hâlde bunu gerçeğe aykırı bir şekilde burada anlatmayı ben doğru bulmadım, Sayın Sakık'ın bu yaklaşımını doğru bulmadım.

İkincisi: Taksim Gezi Parkı'nda meydana gelen, daha sonra tüm Türkiye'yi etkisi altına alan olaylar herhangi bir şekilde bir gruba, bir siyasi partiye, bir siyasi anlayışa mal edilemez, edilirse o gençlere, o kitleye büyük bir haksızlık yapılmış olur. Liderliği olmayan bir harekettir, kurumsal örgütü olmayan bir harekettir, kendiliğinden başlayan bir harekettir. Bunu, Adalet ve Kalkınma Partisiyle Barış ve Demokrasi Partisinin birlikte yürüttüğü bir sürece karşı olarak değerlendirmek bile o gençlere haksızlık olur. Orada herkes vardı, bu süreci destekleyen kişiler de olabilir, desteklemeyen kişiler de olabilir, o hareketin merkez noktası bireyin hak ve özgürlükleriydi. Herkes "Benim hayatıma karışma. Benim özgürlüklerimi sınırlama, benim yaşam alanıma girme, hayatıma müdahale etme. Bu hayat benim." diyordu Sayın Başbakana. Hareket noktası bu olan bir hareketi bu şekilde? Yani, oradan eğer çekilecekseniz başka bir şey bulmanız lazımdı ama o gerekçe samimi olmadı, doğru olmadı. Bu şekilde o hareketi küçümsemeyi, lekelemeyi doğru bulmuyorum, o gençlere haksızlık olarak görüyorum.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)