Konu:ANKARA MİLLETVEKİLİ LEVENT GÖK VE 72 MİLLETVEKİLİNİN, BAŞKENT DOĞALGAZ DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİNİN DEĞERİNİN ÇOK ALTINDA BİR İHALE BEDELİ İLE ÖZELLEŞTİRİLMESİNİ ONAYLAYARAK KAMUYU ZARARA UĞRATTIĞI İDDİASIYLA BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ (11/28)
Yasama Yılı:3
Birleşim:114
Tarih:31/05/2013


ANKARA MİLLETVEKİLİ LEVENT GÖK VE 72 MİLLETVEKİLİNİN, BAŞKENT DOĞALGAZ DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİNİN DEĞERİNİN ÇOK ALTINDA BİR İHALE BEDELİ İLE ÖZELLEŞTİRİLMESİNİ ONAYLAYARAK KAMUYU ZARARA UĞRATTIĞI İDDİASIYLA BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ (11/28)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başbakanımız hakkında verilen gensoru önergesi hakkında Hükûmetimiz adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gensoru konusuna gelmeden önce, genel ekonomik durum ve özelleştirmemizin şöyle bir geçmişi ve bakış açısıyla ilgili sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum.

Biliyorsunuz, şu anda, küresel ekonomik kriz safhalar değiştirerek beş yıldan fazla bir süredir devam etmekte ve böyle bir ortamda, Türkiye ekonomisi tarihindeki en başarılı dönemi yaşıyor. Güçlü bir büyüme performansımız var. Potansiyel olarak büyümemiz gittikçe artıyor. İstihdam çok çok iyi bir şekilde artmakta, sadece son bir yılda 1 milyon 200 bin artış var istihdamda, dört yılda 4 milyon 800 bin kişi istihdamımız artmış durumda. Enflasyon, son kırk dört yılın en düşük oranını geçtiğimiz yıl gördü, bu yıl muhtemelen son kırk beş yılın en düşük rakamıyla tamamlayacağız. Faizler tarihî düşük seviyelerde ve pek çok ülkenin kamu borcunun arttığı bir dönemde, mali disiplin mi, büyüme mi diye ikilem içerisinde kaldığı bir dönemde Türkiye'nin kamu borcunun millî gelire oranı -Avrupa Birliği tanımlı- yüzde 46'dan yüzde 36'ya düşmüş durumda. Mali disiplini sağlayan, borcunu düşüren ama aynı zamanda da büyüme performansını ortaya koyan bir ekonomik yapımız var çok şükür.

Özelleştirmelerin geldiği boyuta, özelleştirmelerde yakalanan rakamlara şöyle bir genel olarak baktığımızda ya da son aylarda sadece yap-işlet-devretlerde gerçekleşmiş olan projelerin önemine ve boyutuna baktığımızda, aslında ülkemizdeki güven ortamının, geleceğe bakışın ne kadar güçlü olduğunu hep beraber görmekteyiz.

Bir üçüncü havaalanı projesi, bir üçüncü köprü projesi, Boğaz tüp geçit, İstanbul-İzmir otoyolu ve Körfez geçiş köprüsü. Bütün bunlar, her biri çok yüksek değerde projeler ve bütçemiz üzerine yük gelmeden, özel sektörümüz tarafından yapılacak ve işletilecek projeler. Nükleer santrallerle ilgili gelişmelere bakıyorsunuz, 22 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz burada.

Bütün bunlar, bu mega projeler hem dünyanın Türkiye'ye güvenini hem de kendi iş dünyamızın Türkiye'ye güvenini aslında bize göstermekte. Bir zamanlar sadece devletin gücünün yeteceği pek çok proje, artık Türkiye'de özel sektör eliyle gerçekleştirilecek bir duruma geldi. Bir zamanlar devletin bulmakta güçlük çekeceği boyuttaki rakamlar bugün Türk özel sektörü tarafından çok rahat içeriden ve dışarıdan finansman kanallarıyla temin edilmekte ve büyük projeler gerçekleştirilmekte.

Biz, devletin görevinin güven ve istikrarı sağlamak olduğunu düşünüyoruz. Sağladığımız mali disiplinle ve kamu borçlanma ihtiyacını azalttığımız ortamla da özel sektöre çok geniş bir alan açıyoruz, çok geniş bir iş yapma alanı açıyoruz. Zaten, ekonomide verimlilik, üretkenlik özel sektörün daha ağırlıkta olduğu bir yapıyla mümkün. Bugün, problem çeken pek çok Avrupa ülkesine baktığımızda, devletin aşırı ağır yapısının o ülkelerin ekonomik performansını aşağı doğru çektiği ve büyümesinin önünde önemli bir engel oluşturduğunu görüyoruz.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Özel sektörün borcu ne oldu Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - İşte, böylesine bir ortamda özelleştirme çalışmalarımız devam etmekte.

Ülkemizde özelleştirme çalışmaları 1980'li yıllardan beri var. Ancak, bizden önceki on üç hükûmet dönemine baktığımızda, toplam gerçekleştirilen özelleştirme rakamı 8 milyar dolar. Şu son haftalarda tamamladığımız özelleştirmeleri de eklediğimizde, Hükûmetimiz döneminde yapılan özelleştirme tutarı 42 milyar doları geçmiş durumda.

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) - Bu övünülecek bir şey değil.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Yani 13 hükûmet döneminde 8 milyar dolar, kendi Hükûmetimiz döneminde 42 milyar doları aşan bir rakam. Bütün bu özelleştirme uygulamalarında çok temel ilkelerimiz var. Öncelikle "şeffaflık" diyoruz, "açık rekabet ortamı" diyoruz ve bunlar yatırımcıların güvenini artıran çok önemli unsurlar. Ve güven ortamı ne kadar güçlüyse, açıklık şeffaflık unsuru ne kadar iyi bir şekilde uygulanıyorsa o kadar çok sayıda yatırımcı bu özelleştirmelere talepte bulunuyor?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, değerleme raporlarını açıklamadınız, nasıl açık oluyor bu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - ?ve ne kadar çok sayıda başvuru varsa, ilgi varsa değer ve bedel konusunda da bu özelleştirmelerimiz o kadar yüksek rakama ulaşmış oluyor.

Ve yine, bugüne kadar sadece özelleştirmeler yoluyla Türkiye'ye giren doğrudan uluslararası sermaye de 18 milyar doları bulmuş durumda. Özelleştirilen birçok kuruluşa baktığımızda özelleştirme öncesi ne yapıyordu, özelleştirme sonrası ne yapıyor diye: pek çoğunda durum? Üretim artışı, istihdam artışı, yatırım artışı ve ihracat artışı, pek çoğunda durum böyle.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ya, yapmayın lütfen. Bakın TELEKOM örneğine Sayın Bakan. Yarı yarıya istihdam azaldı, fiyatlar arttı.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Özelleştirme uygulamalarında piyasanın serbestleşmesine, rekabetle birlikte vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin kalitesinin ve çeşitliliğinin artmasına da tanık oluyoruz. Hizmet veya mal fiyatlarının ucuzlamasına, üretim ve istihdamın artırılmasına ve topyekûn olarak ekonomik kalkınma ve transformasyona da önemli katkılar sağlamakta özelleştirme. Zaten, bizden önceki her hükûmet döneminde az ya da çok, mutlaka özelleştirme yapılmış. "Benim dönemimde özelleştirme olmadı, bu kötü bir şey." diyen hükûmet de şimdiye kadar çıkmamış.

Yakın zamandan, özellikle, bu elektrik dağıtım biraz da doğal gaz dağıtıma yakın bir sektör olduğu için yapı olarak birkaç örnek vermek istiyorum. Bakın, hâlihazırda 21 dağıtım bölgesinin 16'sı artık özel sektör tarafından işletilmekte elektrikte ve özel sektörün piyasa payı yüzde 75'e ulaştı. Devredilen 13 dağıtım şirketinden 9,1 milyar dolar gelir elde edildi. Bunların biliyorsunuz bir kısmı peşin, bir kısmı kısa vadeli ama çoğu da zaten tahsil edildi, ediliyor.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Kâr marjlarını yüzde 50 artırdınız Sayın Bakanım.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Fazla uzun vadeli ödemeler yok. İhalesi tamamlanan ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde devredilecek olan 5 dağıtım şirketinin de toplam ihale bedeli 3,6 milyar dolar.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, kasalarını ağzına kadar para doldurdunuz. Yazık size ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bunu da eklediğimizde 18 elektrik dağıtım şirketinin toplam özelleştirme tutarı 12,7 milyar dolara ulaşmış durumda.

Özel dağıtım şirketlerinde tahsilat oranı yüzde 99. Özel dağıtım şirketlerinde kayıp kaçak hızla azalıyor. Özel dağıtım şirketlerinin enerji borcu ödeme konusundaki performansları yüzde 100. Biz devlet olarak o dağıtım şirketlerine sahipken topladıkları paranın, yaptıkları dağıtımın belli bir kısmını ancak dağıtırken şu anda özel sektör yüzde 100 ödemekte.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, o dağıtım şirketleri nitelikli dolandırıcılıktan yargılanıyor mu acaba?

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Bu rakamlar doğru değil Sayın Bakan!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Özelleştirme süreçlerinde izlenen yol?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Nitelikli dolandırıcılıktan yargılanıyorlar değil mi?

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Kayıp kaçak arttı Sayın Bakan, 16,8'e çıktı. Söyledikleriniz doğru değil.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - ?yöntem ve uygulamaların şeffaflığı, rekabetçiliği ve profesyonelliği Dünya Bankası ve OECD gibi önemli kuruluşlar tarafından da gözlemlenmiş durumda.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - 14,7'den 16,8'e çıktı Sayın Bakan. Yanlış bilgi veriyorsunuz yanlış!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bunların hepsi raporlara, uluslararası raporlara işlemiş durumda ve özelleştirme tarihinde ilk kez, özelleştirme uygulamalarımız çeşitli uluslararası finans kuruluşlarının ödüllerine de layık görülmüş durumda.

Şu anda, çok sayıda ülke bizden teknik destek istiyor, "Siz bu özelleştirmeleri nasıl yaptınız, nasıl başarılı oldunuz, bize de teknik destek verir misiniz?" diye ve şu anda, bizim Özelleştirme İdaremiz, 10'dan fazla ülkeye özelleştirme konusunda dersler veriyor, nasıl yaptığımızı anlatıyor ki o ülkeler bizim tecrübelerimizden faydalansın diye.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Yazık! Aman, kimse ders almasın, yazık ya!

LEVENT GÖK (Ankara) - Yandaş şirketlere nasıl pazarladığınız?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Tabii, biz bütün dünyada takdir edilirken, bütün dünyada uygulamalarımız parmakla gösterilirken kendi içimizde bazı eleştiriler almaya da alıştık, alışığız. Bu, belki siyasetin tabiatında da var. Bu gayet doğal.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ali Bey, gerçekten size yakışmıyor!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Biz, eleştirilerin hepsini dinleyeceğiz, hepsini dikkate alacağız ama nihayetinde tabii ki kararlarlarımızı verip doğru bildiğimizden de şaşmayacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

LEVENT GÖK (Ankara) - "Ondan sonra da istediğimizi yapacağız?"

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Başkent Doğalgaz Dağıtım konusuna gelince birkaç tane temel ilkeyi, değerli arkadaşlar, özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum. Ticaretten, iş dünyasından, alışverişten aslında anlayan, az çok bir şeyler almış satmış, biraz şöyle ticaretin, üretimin içinde olan herkesin zaten bunlar anlayacağı kavramlar. Belki onlar için tekrar olacak ama ben burada bu kavramları tekrar etmekte fayda görüyorum.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Doğrudur, manifaturacılık kâr etti Sayın Bakanım!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Öncelikle, her ihale yapıldığı dönemin şartları, küresel ve ülkemizin şartları?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Evet, 2008'de kriz varken ve 2011'de kriz yokken?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - ?ve aynı zamanda da yapıldığı dönemin, şirketin mali, hukuki ve yapısal şartları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Çok doğru!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Yani, herhangi bir tarihteki ihaleyi bir başka tarihteki ihaleyle böyle alıp da bire bir mukayese etmek mümkün değildir. Bu, bir.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Arada bir sene yok Sayın Bakan, arada bir sene yok, ihaleler arasında.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bir başka önemli konu: Burada bakıyoruz ki bu örnekte, birinci ve ikinci ihaleler teklif sahiplerinin finansman temin edememelerinden iptal ediliyor.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Demek ki yetersiz firmaları ihaleye almışsınız.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Üçüncü ihale ise verilen en yüksek teklifin yapılan değer tespitinin altında kalması sebebiyle iptal ediliyor.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Evet, bu bir ihale beceriksizliği değil mi Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Dördüncü ihaleye gelince: BAŞKENTGAZ'ın 28 Ocak 2013'te yaptığı nihai pazarlık görüşmesinde elde edilen en yüksek teklif 1 milyar 162 milyon dolar. EPDK ve Rekabet Kurulu gerekli izinleri veriyor ve bunların ardından da Özelleştirme Yüksek Kurulumuz bu hisse devrini onaylamış durumda.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Hani 1,5'tu teklif?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Şimdi, özellikle şunlara dikkatinizi çekmek istiyorum: Birincisi, bu ihale rekabet ortamı içinde yapılmış bir ihale.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Demek ki Sayın Başbakan konuyu bilmiyor yani aydınlatmamışsınız ya da sizin dedikleriniz gerçek dışı.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Çok sayıda firma şartname alıyor. Yeteri kadar firma hatta daha fazlası ihaleye giriyor ve fiyat yarışmayla oluşuyor. Hatta, zarflar açıldıktan sonra da pazarlıklarla yüksek fiyat oluşuyor. Açık ve şeffaf bir ortamda yapılıyor bu. Herkesin huzurunda, açık ve şeffaf bir şekilde yapılıyor.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, o zaman değerlendirme raporlarını niye vermiyorsunuz, açıksa?

LEVENT GÖK (Ankara) - Ne kadar bunun değerlendirme raporu Sayın Bakan? Değerlendirme raporu ne kadar, değerlendirme raporu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - İhale öncesinde -buraya da özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum- Özelleştirme İdaremiz tam 250 muhtemel yatırımcıya sunuş yapıyor, 250. Bunlardan 88'i yerli, 162'si uluslararası yatırımcı. Yani, mümkün olduğunca çok duyuralım, mümkün olduğunca çok ilgi uyandıralım ki?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Tamam, Sayın Bakan versenize değerlendirme raporunu şeffaf ihalenin!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - ?mümkün olduğunca çok ilgili gelsin, firma gelsin bu ihaleye girsin diye Özelleştirme İdaremiz özel bir çaba içerisine giriyor.

LEVENT GÖK (Ankara) - Ne kadar değer biçmiştiniz peki?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Ve Bunlar da Türkiye'nin ilk kredi kuruluşu tarafından yatırım notu almasından sonra yapılıyor yani o yatırım notuyla beraber biliyorsunuz Türkiye'de varlıkların değeri arttı, hisse senetlerinin fiyatı arttı, o varlıkların değeri arttıktan sonra yapılıyor bu tanıtımlar.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - BAŞKENT GAZ niye düşük, anlamıyorum ki.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Yine torba yasada da artırdınız amortisman bedelini.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Şunu da özellikle ifade etmek istiyorum: Yine, bunlar ticaretin, alışverişin çok temel ilkeleri ama tekrar etmekte fayda görüyorum. Bir varlığın, bir malın, bir ürünün fiyatı gerçek alışverişin olduğu fiyattır.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, Sayın Başbakan niye böyle söylüyor? Bunu açıklasanıza.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Satmak isteyenlerin istediği fiyat olabilir, almak isteyenlerin verdiği fiyat olabilir ama gerçek fiyat alışverişin olduğu, arzla talebin kesiştiği noktada oluşur. Bu, çok temel bir ilkedir.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Yani Başbakana yanlış bilgi mi verdiniz Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Yine, gerçek değer ödeme gücüyle, ödeme kabiliyetiyle desteklenen değerdir. Birileri gelir herhangi bir ürüne, herhangi bir varlığa olmadık yüksek bir fiyat verebilir.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Tamam da Sayın Bakan, Başbakan niye 1,5?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) -  "Al kardeşim hadi" dediğinde "E, param yok, bulamadım, edemedim, ya finansman olmadı." diyorsa, o verdiği fiyat bir ölçü değildir.

Çok basit bir örnek: Diyelim ki burada, Ayrancı'da bir daireniz var. Daire piyasaları işte belli, 300 bin olur, 400 bin olur, 500 bin olur. Birisi geldi ki "Ben, senin daireni 3 milyon liraya alacağım." "Tamam" derseniz "Eğer 3 milyon gerçekten verecekseniz benim bu daireme vereyim, hemen." "Bekle, iki güne kadar paranı getireyim." Beklersiniz iki gün yok, üç gün yok. Peki, o dairenin fiyatına, siz, 2 milyon diyebilir misiniz?

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Teminat verdiyse doğrudur. Teminatı yakmış adam. Enayi mi yani bunu yakmakla? Az para mı?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) -  Burada ne olmuş? Burada, ilk ihalede fiyatlar verilmiş ama birinci en yüksek fiyatı veren zaman istiyor, gidiyor, "Ben finansman bulamadım." diyor, teminatı da yakıyor. İkincisi, uğraşıyor diyor ki: "Ya ben de finansman bulamadım." Alamıyor, teminatını yakıyor.

Şimdi, tabii biz, o firmaların hangi gerekçelerle o fiyatları verdiği konusunda yorumda bulunamayız, kendi tercihleridir, kendi seçenekleridir, kendi hür iradeleridir ama ihale sürecinin de kuralı vardır. Şu da önemli ki: Finansörler. Her ne kadar ihaleyi alan bir değer tespiti kendi kafasında oluşturuyorsa ve ona göre fiyat veriyorsa, o projeyi finanse edeceklerin de mutlaka kendi hesapları vardır. Çünkü "Ben bu finansmanı sağladığımda, bu krediyi verdiğimde bunu geri alabilir miyim; kredi sağladığım bu proje gerçekten bu parayı eder mi, etmez mi; bu krediyi verdiğimde bu projeyi alan firma bunun geri ödemesini gününde yapabilir mi, yapamaz mı?" bunlar da finansörlerin çok önemli kendi hesapları, kitaplarıdır. Yani, eğer birinci firma finansman bulamıyorsa, ikinci firma finansman bulamıyorsa sadece onların verdiği teklifi bir değer, bir ölçü olarak kabul etmek son derece yanlıştır. Ödemesi yapılamamış bir fiyat teklifi gerçek değer olarak ortaya konamaz.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Sayın Başbakan bilmiyor mu bunları?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bakın, bunları ben böyle tekrar ederken biraz da açıkçası hicap içerisinde söylüyorum çünkü biraz da ticaretten gelen birisi olarak, o kadar bilinen, o kadar açık kavramlar ki burada?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ama dediğiniz her şeyin tersini yapıyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Yani bazı tartışmaları da gerçekten çok hayretle dinledim, izledim.

LEVENT GÖK (Ankara) - Biz de sizi hayretle izliyoruz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Ama hepsini mutlaka dikkate alıyoruz, bu kürsüde konuşulan her şeyi dinliyoruz, hepsini dikkate alıyoruz, hepsini değerlendiriyoruz ama sonuç itibarıyla baktığımızda da tablo anlattığım şekilde.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ama, Sayın Bakan, Konuşma çok sığ, derinliksiz!

AYTUN ÇIRAY (İzmir) - Öyle diyorsunuz ama Sayın Bakan, bildiğinizi okumaya devam ediyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; BAŞKENTGAZ'ın yüzde 100 oranındaki hissesinin özelleştirilmesi sonucunda hisse satış sözleşmesi için tabii ki gelir elde edilecek ve bu içinde bulunduğumuz günlerde de Özelleştirme İdaremiz bu süreci tamamlamak ve sözleşmeyi de zaten imzalamak üzere, sonuca da çok yaklaşmış durumdayız.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Bakan, değerleme raporunu açıklayacak mısınız?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bunun sonucunda ne olacak?

EGO'nun BOTAŞ'a 676 milyon 976 bin 636 lira 67 kuruş doğal gaz alım borcu var; bu, bu ihaleyle beraber ödenmiş oluyor, kapatılmış oluyor.

Yine  EGO'nun Hazineye hazine garantisi altında ve dış borcun ikrazı suretiyle EGO'ya doğal gaz uygulama projeleri kapsamında sağlanan dış kredilerden anlaşmalar çerçevesinde Hazine Müsteşarlığı tarafından kreditörlere ödenen tutarlara ilişkin yaklaşık 84 milyon 932 bin 979 euro 60 euro sent; 563 bin 831 euro 65 euro sent; 64 milyon 713 bin 442,03 sterlin, 115 milyon 195 bin 262 dolar 26 sent tutarındaki borçları da ödenecek.

EGO ile Ankara Büyükşehir Belediyesinin BAŞKENTGAZ bilançosundaki kayıtlı borçları ödenecek, kalan kaynak trafik, ulaşım, su, kanalizasyon ve bunlarla ilgili altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere Ankara Büyükşehir Belediyesine aktarılacak.

LEVENT GÖK (Ankara) - Peki metro ne olacak Sayın Bakan? Metro için özelleştirme ne olacak?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Yani, özetle: Özelleştirme gelirlerinin 378 milyon doları BOTAŞ'a aktarılacak, Hazineye aktarılacak olan meblağ 328 milyon dolar olacak, 324 milyon dolar belediyenin BAŞKENTGAZ'a olan borcunun kapatılmasında kullanılacak?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Evet yani kamu kapatacak, devlet kapatacak, şirket değil.

 BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - ?130 milyon dolar da belediye bütçesine nakit olarak aktarılacak. Böylece, yıllardır bu kurumlar arasında artık yumak hâline gelmiş, kördüğüm hâline gelmiş borç alacak da hep beraber temizlenmiş olacak.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Kim getirdi bunu bu hâle, kim getirdi Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bir de şöyle bir rakam var, bunu çok önemsiyorum: İhale sonucunda ulaşılan değer değerli arkadaşlar, 1 milyon 162 milyon dolar ve bu, 2012 yılındaki BAŞKENTGAZ kârının 20 katı yani kârın 20 katı bir satış bedeli var. Peki, dünyada bu tür ihalelerde, doğal gaz dağıtım şirketlerinde oluşan değer nasıl? Arkadaşlar birkaç örnek çıkartmışlar biraz önce verdiler bana. Bakın, İtalya'da 2009'da bir doğal gaz dağıtım şebekesi satılıyor, bir de 2011'de. Bunlardan bir tanesi kazancının 9 katına, bir tanesi de yıllık kazancının 10 katına satılıyor.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Gerçek kazancı öyle tabii Sayın Bakan. Kâr transferi var oradan, kâr transferi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Yine, İspanya'da 2009'da bir dağıtım şirketi satılıyor ve yıllık kârının 11 katına satılıyor. Bizde de yıllık kârının 20 katına satılmış durumda.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Böyle bir karşılaştırma olur mu ya!

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Satıldıktan sonra kârını gördün mü ne kadar oldu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - ?Yani, dünya örneklerine baktığımız zaman da oluşan değer makul bir değer.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Yani "Her şey normal" diyorsunuz Sayın Bakan!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Dolayısıyla, zaten bütün bunları da dikkate alarak Özelleştirme Yüksek Kurulumuz nihayetinde bu kararı vermiş durumda.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir konuya daha değinip sözlerimi tamamlamak istiyorum: Bakın, BAŞKENTGAZ EPDK düzenlemelerine tabi bir kuruluştur. Özelleştirmeyle beraber doğal gaz satış fiyatındaki kamu kontrolü ortadan kalkmayacaktır. Tüketicilerin, dağıtıcı firmanın tekel gücünden kaynaklanan fiyat politikasıyla mağdur olacaklarıyla ilgili iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. BAŞKENTGAZ EPDK düzenlemelerine ve denetimine tabidir ve özelleştirme sonrasında da tabi olmaya devam edecektir.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Dört yıl amortisman çıkarttınız Sayın Bakan. 400 milyon dolar vatandaşın sırtına bindi ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Dolayısıyla, özelleştirme sonrasında devralan şirketin kendi isteğine göre zam yapma veya benzeri tasarruflarda bulunma hakkı da olmayacaktır.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ha, bilmeseniz diyeceğim ki tamam ama bilerek söylüyorsunuz, yazık ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Dolayısıyla, bütün bu kaygıların da, ben, yersiz olduğuna tekrar vurgu yapmak istiyorum ve hepinizi tekrar saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)