Konu:KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:87
Tarih:03/04/2013


KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Meclis o kadar keyfî yönetiliyor ki biraz önce burada iki tane maddeyle ilgili bir önerge işleme koydu bu Başkan. Bunlardan birisi 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'yla ilgili önerge, birisi de 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu'yla ilgili önerge.

Şimdi, bu elimizdeki tasarıda veya teklifte bu iki kanunla ilgili herhangi bir madde, hiçbir şey yok, herhangi bir maddenin değiştirilmesi veya geçici madde eklenmesi. İç Tüzük'ün 87'nci maddesi açık, diyor ki:Değişiklik önergesi eğer görüşülmekte olan bir kanunda yoksa verilen değişiklik önergeleri işleme konulmaz. Açık, İç Tüzük hükmü açık, öyle değil mi Canikli?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Doğru.

KAMER GENÇ (Devamla) - Peki, niye işleme koydun? Niye koydun, niye? Niye koydunuz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Söyleyeceğim.

KAMER GENÇ (Devamla) - Peki, bu Meclis İç Tüzük'e göre yönetilmiyor mu arkadaşlar? Burada oturan Başkan Vekili neyi temsil ediyor? Yani, İç Tüzük'ü hesabına geldiği zaman görürsün, istemediğin zaman görmezsin. Böyle bir Meclis yönetimi olmaz, bu kadar keyfîlik olmaz. O bakımdan?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Bu kadar vekil?

KAMER GENÇ (Devamla) - Efendim, isterse hepsi istesin. Hepsi istedi diye Türkiye'yi mi satacağız? Yani, şimdi, bu Meclisin hepsi istesin, biz Türkiye'yi satalım, değil mi? Böyle bir laf olur mu? Böyle bir uygulama olur mu? Açık seçik, 87'nci maddeye aykırı iki tane önergeyi işleme koydunuz ve kanun maddesi hâline getirdiniz. O zaman bu Meclisin güvenilirliğini nasıl sağlayacaksınız? Bu Meclis nasıl dürüst çalışacak? Bu Meclis hangi Başkanına, hangi Başkan Vekiline güvenecek? Bu, gerçekten affedilmez bir hatadır. Bana göre bu kadar İç Tüzük'ü askıya alan bir kişinin de bu kürsüde oturmaması lazım.

Şimdi, değerli milletvekilleri, yani dert o kadar çok ki hangisinden bahsedelim.

Mesela ben KİT Komisyonundayım. Geçen hafta Türkiye Denizcilik İşletmelerinin hesaplarını inceliyoruz. Burada 13 tane limanın 6'sı gelir paylaşımı suretiyle bazı şirketlere verilmiş; 97'de verilmiş, bugüne kadar? Arkadaşlar, bir genel müdür var orada. Sordum: Kaç senedir genel müdürsün?" Adam hiç tahsilat yapmamış, zaman aşımına uğratmış. Diyorum ki: Yahu, o zaman sen hangi sıfatla burada oturuyorsun? Yani, bu devletin 700-800 bin dolarlık alacakları kalmış.

Bir de Giresun Limanı'nda şöyle bir olay olmuş: Giresun Limanı'nda bir binayı kamulaştırmış Karayolları. Bundan 1 trilyon 600 milyar lira kamulaştırma bedeli almış. Şimdi bu gelir paylaşımı. Yani, idare, bununla sözleşme yaparken demiş ki: "Senin aldığın gelirin yüzde 75'i senin, yüzde 25'i benim."

 NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Doğru söylüyor.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ama işletme dışında da yüzde 2'si.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Dava açıldı.

KAMER GENÇ (Devamla) - Getirmiş o parayı, hem de aşağı yukarı 700 bin dolar borcu olan Çakıroğlu firmasına vermişler. Böyle bir şey olur mu? Diyoruz ki: Kardeşim, bu devlet malı. Sana otuz seneliğine gelir paylaşımı için verilmiş. E, peki sen nasıl bu parayı ona verdin?

Arkadaşlar, yine, geçen hafta, spor oyunlarıyla ilgili, 2020 Olimpiyat Oyunları için İstanbul'un hesaplarını inceliyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı spor kulübü -İstanbul olimpiyatlarına olan- 1 trilyon 435 milyar liralık borcunu ödemiyor.

Yine, İstanbul Belediyesi, başka bir yerde hizmet yapıyor, kanuna göre gelirinin yüzde yarımını bu olimpiyat oyunları hizmetlerinin zamanında yapılması için ona vermesi lazımken gidiyor, başka bir yerde yapılan, yaptığı hizmetin aidatını -ödemiyor- "Efendim, ben orada yaptığım hizmeti buna sayarım." diyor. E, şimdi, yani öyle bir keyfîlik var ki ne hukuk dinliyor ne hakkaniyet var ne bir şey var.

Dolayısıyla, şimdi, 2020 Olimpiyatlarını Türkiye'nin, İstanbul'un kazanamaması eğer hizmetin zamanında kavuşturulamamasından kaynaklanıyorsa bunun tek sorumlusu İstanbul Belediye Başkanı. Ama, sizin Belediye Başkanında binlerce imar yolsuzluğu var, hakkında binlerce soruşturma dosyaları var, İçişleri Bakanı soruşturma iznini vermiyor, dolayısıyla soruşturma açılmıyor. Danıştaya gidenler? Soruşturma izni verilmesi konusunda Danıştayın verdiği iptal kararları da maalesef savcılara geliyor, savcılar da korkularından bu soruşturmaları açmıyorlar.

Bu kanun da bir rant kanunudur. Yine, devletin belirli kaynaklarının yandaşlara çarçur edilmesine ilişkin bir kanundur. Dolayısıyla bu kanuna karşıyım.

Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Sayın Genç, İç Tüzük'le ilgili yaptığınız açıklamalar doğru ancak yanlış öğretmişsiniz demek ki Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli) - "Doğru"su yok Sayın Başkan, orada görev yapacaksınız. Burada 2820 sayılı Kanun var mı? Nasıl işleme koyuyorsun?

Teşekkür ederim.