Konu:KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:87
Tarih:03/04/2013


KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha önceki konuşmalarımda Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türkiye halkının, milletimizin hazinesinde kaynakların nasıl kullanıldığı üzerine birkaç şeyi anlatmaya çalıştım. Şimdi bunun bir de halk tarafını anlatayım. Halk tarafında durum nasıl gidiyor onu anlatayım.

Biliyorsunuz, geçenlerde partimizin Adıyaman milletvekili istifa etti ve iktidar partisi saflarına geçti. Bunu siyasi ahlak ve etik açısından gerçekten tartışmak ve konuşmak lazım ama Adıyaman milletvekili, 1 tane milletvekili istifa etti; şu an itibarıyla Adıyaman'ın 10 tane Cumhuriyet Halk Partili milletvekili var. (CHP sıralarından alkışlar) Ben Adıyaman'ın ekonomiden sorumlu milletvekiliyim. Bundan sonra, nasıl kendi seçim bölgem İstanbul ekonomisini takip ediyorsam, nasıl bütün Türkiye ekonomisini takip ediyorsam bütün gayretimle Adıyaman ekonomisini takip edeceğim. Bu parti milletvekilimizin siyasi ahlak olarak tartışmalı bu istifası bize bir şey kazandırdı, muhteşem Adıyamanlılarla tanıştık değerli arkadaşlar. Adıyaman'da biz sokakta gezerken her esnaf, istisnasız elini sıktığımız her esnaf bizi dükkânına çay içmeye çağırdı. Anadolu halkının saflığını, temizliğini biz Adıyaman'da gördük değerli arkadaşlar. Ama, Adıyaman'da bir de şunu gördük Sayın Babacan: Bu kaynaklarımız böyle israf ediliyor ya? Adıyaman'da bir yol sorunu var. Adıyaman'a baktığınızda, yolda gittiğinizde her tarafı inşaat ama çalışma yok. Her tarafta yatırım var, yatırımı gerçekleştiren yok. Yollar kazılmış, makine yok, işçiler çalışmıyor ve hoplaya zıplaya, iki buçuk, üç saatte belki kırk beş dakikada alacağınız yolu alıyorsunuz. Belki bu hazinedeki kaynaklarımızdan biraz Adıyaman'a aktarırsak, ekonomisi, en azından yolun getireceği ekonomi Adıyaman'ı güçlendirebilir değerli arkadaşlar.

Adıyaman'ın çok değerli bir ürünü var: Tütün. Ne yazık ki bu tütünü, halkın, kendi halkımızın, kendi çiftçimizin ürettiği tütünü taşıması, satması bile suç hâline gelmiş. Ama bir süredir tütün ithal ediyoruz çünkü TEKEL'i özelleştirdik. Bugün, British American Tobacco, Marlboro, Philip, her neyse, bu uluslararası şirketler tütünle alakalı her türlü operasyonu, her türlü işlemi yapabiliyor; bundan korkunç paralar kazanıyor ama Adıyaman halkına gelince, Malatya halkına gelince tütünü taşıması bile suç hâline geliyor. İşte, bu, vahşi kapitalizme kendi çiftçimizi ezdirmektir değerli arkadaşlar.

Şeker pancarında aynı şeyle karşı karşıyayız. Bakın, hepinizin seçim bölgesinde şeker fabrikası vardır, şeker pancarı çiftçisi vardır. Şimdi, bizim başımıza bir bela geldi değerli arkadaşlar: Büyük bir Amerikan gıda şirketi var. Bu Amerikan gıda şirketine biz nişasta bazlı şeker ürettiriyoruz. Nişasta bazlı şekerin kanserojen olduğu, halk sağlığını tehdit ettiği her yerde kabul edilen bir gerçek. Şimdi, biz bunlara yüzde 10 kota veriyoruz yasa gereği, her sene istisnasız yasanın sınırında da bu kotayı artırıyoruz. Peki, nişasta bazlı şeker üretilince ne oluyor? Ki bunun ortağı da çok bildik, tanıdık bir Türk firmasıdır, onun çok da ismini söylemek istemiyorum. Peki, Cargill şirketi, Amerikan gıda devi Cargill şirketi bu kadar çok nişasta bazlı şeker ürettiğinde ne oluyor, sadece halkımızın sağlığı mı elden gidiyor? Hayır, değerli arkadaşlar, şeker pancarı üretimine kota geliyor. Şimdi, bu çiftçi şeker pancarı üreterek hayatını kazanıyor ve siz kota koyduğunuzda ne oluyor? Bunun can damarına bir neşter atmış oluyorsunuz. Şeker pancarı üretilemiyor, şeker pancarı üretilemeyince? Şeker pancarı sadece şeker sektöründe değerli bir ürün değil, küspesinden yem yapılıyor mesela, bu sefer yem fiyatları artıyor, yem fiyatları artınca insanlar kendi hayvanına bakamıyor artık ve bu sefer sütlük hayvanları kesimlik hayvan hâline getiriyoruz. Bu sefer ne oluyor? Elimizde hayvan kalmıyor, hayvancılığın cenneti Anadolu'da hayvan kalmıyor, Uruguay'dan biz gidiyoruz Angus getirmeye başlıyoruz. Dönüp dolaşıp olan kime oluyor? Olan Adıyamanlıya yani seçim bölgem Adıyaman'daki çiftçiye oluyor, olan Malatyalıya oluyor ve o insanları gidip görüyorsunuz, vahşi kapitalizmin büyük şehirlerde kirlettiği ilişkilerimizden uzak insanlar görüyorsunuz ve o kadar bu şeye düşkünler ki 1 tane ineği olan 1 tane ineğini kesiyor değerli arkadaşlar.

Bundan sonra Adıyaman'ın 10 tane Cumhuriyet Halk Partili milletvekili Adıyaman'ın her türlü sorununu bu kürsüye getirecek. Ben Adıyaman halkından, partimden istifa eden milletvekili adına özür diliyorum ama o milletvekili Adıyaman'a geri dönecek.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.