Konu:KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:87
Tarih:03/04/2013


KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hazine Müsteşarlığının idari anlamda götürdüğü kanun tasarısı üzerine görüşüyoruz ve 36'ncı madde üzerinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Hazine Müsteşarlığı, kamu bankalarının sermayesine sahip ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Müdürlüğü aracılığıyla kamu bankalarını yöneten bir kuruluş. Şimdi, ben -Sayın Bakan hazır Meclis Genel Kurulundayken- Halk Bankasındaki bir kredi olayını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Halk Bankası, 1998 yılında MEKSAN şirketine 5 milyon 850 bin dolarlık kredi kullandırıyor. Daha sonra, kriz dolayısıyla bu kredinin ödenmesinde sorun çıkıyor 2001 yılında, 2009 yılında da bu şirketin iflasına karar veriliyor. İflasına karar verilen şirkete bir ödeme emri gönderiliyor, bu ödeme emri 137 milyon lira. Daha sonra "Bir hata yaptık, hesaplama hatası yaptık." deniliyor ve bir ay sonra bir ödeme emri daha gönderiliyor, 51 trilyon lira. Şimdi, bu şirketin garantisi olarak da İstanbul'un en güzel yerinde, Sabiha Gökçen Havaalanı'nın hemen yanında 5 milyon metrekarelik bir gayrimenkul söz konusu değerli arkadaşlar ve aynı zamanda, bu krediye çok saygın bir iş adamı, konut sektöründe iş gören bir iş adamının da kefaleti var. Daha sonra, 2009 yılında varsayalım ki 51 milyon liralık bu alacak, 18/11/2011 yılında AKABE Dış Ticaret denilen bir şirkete temlik ediliyor yani bu alacak bu şirkete veriliyor değerli arkadaşlar. AKABE şirketi kimlerden oluşuyor? Ben bu isimleri suçlamak için söylemiyorum, bu arada onu net söyleyeyim. Siyasal iktidar benim muhatabımdır, ben onlara anlatıyorum. Sayın Abdullah Tivnikli ve sanıyorum Mustafa Latif Topbaş isimli 2 iş adamının ortaklaşa kurduğu bir şirkete 2009 yılında 51 milyon lira denilen bu kredi, 2011 yılında 15 milyon dolara veriliyor yani yaklaşık 23-24 milyon liraya veriliyor. İki sene önce 51 trilyon denilen, karşılığında çok büyük bir gayrimenkul olan ve güçlü bir iş adamının da teminatının olduğu, kefaletinin olduğu bu kredi 2011 yılında 15 milyon dolara veriliyor ve Bankalar Kanunu diyor ki: "Temlikler varlık yönetim şirketlerine yapılır." Aksi takdirde ne olur? Her önüne gelen bir şirket kurar, bütün bankacılık yetkisiyle kredi verirsiniz, sürekli ona aktarırsınız ve bankacılık sistemi çöker.

15 milyon dolara bu temliki aldıktan sonra neler yapılıyor? Hemen o çok kıymetli gayrimenkul satışa çıkarılıyor -iflas masası eliyle ele geçirilip satışa çıkarılıyor- ve bu satış pazarlık usulü olarak belirleniyor. En düşük değeri 200 milyon lira olan ve mahkemenin tespit kararı bulunan bu arsa 120 milyon lira üzerinden satışa çıkarılıyor ve teklif sadece bir firmadan geliyor değerli arkadaşlar. Bu firmanın adı "Güven Enerji." İlginçliğe bakın ki temliki alan şirketler ile bu ihaleye giren şirketin adresi aynı, çalışanları da aynı ve bu şirket 120 milyon 2 bin liraya bu gayrimenkulü alıyor ve 60 milyon lira, bu borç karşılığında karşıya ödeme yapılıyor.

Şimdi konunun başına dönelim: Halk Bankası bu kadar teminatlı kredisini kaça devretmişti değerli arkadaşlar? 15 milyon dolara. Karşılığındaki teminatın minimum miktarı neydi? 200 trilyon lira.

Şimdi bu Halk Bankasına dönüp baktığınızda, Halk Bankası esnafın bankası, alacak kamu alacağı. Ben Hazinede çalışıyordum, Halk Bankasında bundan çok daha hafif olaylar vardı Yüce Divana gittiler.

Şimdi Sayın Bakana soruyorum: Sayın Ali Babacan, siz bu bankayı yönetmekle sorumlu Başbakan Yardımcısısınız. Bunun bütün belgelerini anlattım, her şeyin belgelerini sunmaya hazırım. Nasıl oluyor da kamu bankası, teminat kalitesi yüksek olan -evet, hukuki birtakım sorunlar var teminatta ama teminatın büyüklüğüne baktığınızda- bir iş adamının da kefalet verdiği bir kredide, 2009 yılında minimum 51 trilyon olan, 25 milyon lira da ortalama faizi koyduğunuzda 70-75 milyonluk bir alacağı hangi hakla 15 milyon dolara bu şirkete satıyor ve daha sonra bu şirket tutup kendi ihalesine yine kendi yavru şirketini kurarak ve bunu da gizlemeye çalışarak nasıl yapabiliyor? Siz iktidara geldiğinizde bu bankalar için neler söylediniz? "Yolsuzluk" dediniz, "yoksulluk" dediniz, "yasaklar" dediniz. Bakın, yolsuzluğun çok daha önemlisi çünkü daha önceki Halk Bankası Raporu'nu da ben yazdım, bunu Yüce Divana gönderen bir iktidarsınız. Arkadaşlar, gerçekten çok ayıptır, çok üzücüdür. Umuyorum ki denetçilere baskı yapmadan gerçek kamu denetçileri bu konuyu inceleyecektir ve Halk Bankası yönetimi bu işlemden sonra görevden alınacaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.