Konu:Kamu Finansmanı Ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:86
Tarih:02/04/2013


KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 443 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın birinci bölümü üzerinde kişisel söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, bir yasa teklifi gelmiş. AKP'nin bir huyudur, babasız bir çocuk yaratıyorlar ama bu çocuğun başı nerede, ayakları nerede, kolları nerede, belli değil. Yani, bir babasının belli olmaması dışında da vücut organlarının da şekli, şemaili çok acayip.

Şimdi, biliyorsunuz, bu AKP iktidarı zamanında devlet çökertildi başta ordusu ile yargısı ile her yönüyle çarpıtıldı, çökertildi daha doğrusu.

Geçen gün, 21 Martta Diyarbakır meydanında Abdullah Öcalan'ın bir bildirisi yayınlandı. Diyor ki bildiride: "Efendim, artık yeni bir devlet kuracağız, bin yıldır biz İslam bayrağı altında yaşadık ve?"

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Kanunla ne alakası var?

KAMER GENÇ (Devamla) - Dur, ne alakası olduğunu görürsün sen, sen görürsün şimdi.

Ondan sonra "İslam bayrağı altında yaşadık." diyor. Bunun anlamı şudur: "Türk Bayrağı'nı kaldıracağız. Türkiye Cumhuriyeti devletini feshedeceğiz. İslam devletine dayalı bir devlet kuracağız." Arkasından da Tayyip Erdoğan çıkıyor diyor ki Eskişehir'de: "Efendim, bizim bu muhaliflerimiz var ya, biz terörde başarıya ulaşacağız diye muhalefet partileri üzüntüsünden çılgına dönüyor, kuduruyor."

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Öyle bir şey söylemedi, öyle bir ifade yok.

KAMER GENÇ (Devamla) - Git, oku.

Ben de kendisine bir soru sordum. Hani bizde bir söz vardır: "Kişiyi nasıl bilirsin? Kendim gibi bilirim." Değil mi. Dedim ki: "Tayyip Bey, sen, siyasi rakiplerin eğer bir başarı kazandığı zaman üzüntüden çılgına dönüp de kuduruyor musun kudurmuyor musun?"

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Öyle bir ifade kullanmadı.

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Şerefsizlik etme lan!

KAMER GENÇ (Devamla) - Kendisine soru sordum ya, soru sordum.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Böyle bir şey yok ya!

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Hey! Kamer Bey, terbiyeli ol, terbiyeli!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakalım, bana cevap verecek.

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen temiz bir dille konuşur musunuz.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Ağzından çıkanı kulağın duysun be!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ağzından çıkanı kendisi duyacak.

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Bir Başbakana nasıl böyle konuşursun, ahlaklı olacaksın!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu kendisinin söylediği laf.

BAŞKAN - Sayın Genç?

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben kendisinin söylediği?

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Ahlaklı olacaksın!

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Ağzından çıkanı kulağın duysun be!

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Ahlaklı olacaksın!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi ben kendisine söylediğim sözü söylüyorum. Diyor ki: "Muhalefet partileri bir başarıya?"

BAŞKAN - Lütfen temiz bir dille konuşun Sayın Genç.

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Terbiyesizliğin lüzumu yok!

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Ağzından çıkanı kulağın duysun be! Ne biçim konuşuyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) - Benim kulağım duyuyor. Senin Gençlik ve Spor Bakanlığındaki kimliğini ortaya çıkaracağım bak, çok konuşuyorsun.

MUSTAFA ŞAHİN (Malatya) - Bu kadar seviyesiz konuşmaları duymak istemiyoruz ya!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ondan sonra diyor ki: "Efendim?" Ya şimdi birisi bir şey söylüyorsa ben de onun cevabını vereceğim, ben muhalefet partisinin milletvekiliyim.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Sen ne konuşuyorsun be!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bana "Sen üzüntünden kuduruyorsun, çılgına dönüyorsun." diyor. Ben de dedim ki: "Sen de kuduruyor musun kudurmuyor musun?" Bu benim hakkım.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Öyle bir şey söyler mi ya? Öyle bir şey söylemedi.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Ağzından çıkanı kulağın duysun!

KAMER GENÇ (Devamla) - Kuduranın kim olduğu çıkacak ortaya şimdi.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Senin neren duyuyor?

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, getirdiğiniz bu kanunla efendim varlık kiralama şirketini kuruyorsunuz. Şimdi soruyoruz; Hükûmet sırasında oturanlar mım, mım, mım, mım, mıymıntı, mıymıntı laflar çıkarıyorlar.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Ne yapıyorsun be?

BAŞKAN - Sayın Genç?

KAMER GENÇ (Devamla) - Cevap bile vermiyorlar.

Şu Hükûmet sıralarına bakın ya, bundan utanın be! Var mı burada bir adam? Var mı burada? Bunlar nerede? Nerede şimdi?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Çalışıyorlar, çalışıyorlar.

KAMER GENÇ (Devamla) - Neyin pazarlığının peşinde koşuyorlar? Niye bu Parlamento bu saate kadar çalışıyor da bunlar nerede?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Çalışıyorlar.

KAMER GENÇ (Devamla) - Tayyip gelsin otursun burada o zaman. Böyle Meclis olur mu? Böyle bir Meclise saygısız olan bir Hükûmet olur mu?

Dolayısıyla ne yapıyorsunuz? "Efendim, devletin varlıklarını satacağız." Nasıl satacaksınız biliyor musunuz? Efendim, Başbakanlık binasını bir kiralama şirketine vereceksiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisini de vereceksiniz. Sordum, o Hükûmet sırasında oturan adama.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Bakan o, Bakan.

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - CHP'nin kalitesini ortaya koyuyor arkadaşlar, CHP bu işte.

KAMER GENÇ (Devamla) - Herhalde yarın öbür gün zaten Türkiye'yi kaldıracaksınız ya, Türkiye'yi parçalayacaksınız? Yani, onu da varlık şirketine dahil edeceksiniz. Yani kamu mallarını varlık şirketine dahil ettiğinize göre yarın öbür gün Türkiye'yi de varlık şirketine dahil edip buna bir değer biçeceksiniz.

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Kalite bu!

KAMER GENÇ (Devamla) - Peki, bu varlık şirketinde kim alacak, bu hangi şirkete göre kurulacak, hangi kanuna göre kurulacak, organları ne olacak, nasıl bir kâr elde edecek, burada kaç kişi çalışacak, bunların kârları ne olacak; bunlar belli değil.

Şimdi, bakın arkadaşlar, bugün bir tane yayın geçti elime, diyor ki: "Bunları biliyor musunuz? Dünyaca ünlü Fortune dergisinde Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyanın en zengin 100 adamından biri olduğunu yazdığı ve bu derginin de Türkiye'ye sokulmadığını biliyor musunuz?" diyor.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Gönlü zengin gönlü. Milletin gönlünde o.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen dairelerden hesap versene, şu dairelerden.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, bunun yanında, bir de kamuya ait yazlıkları satıyorsunuz. Peki, bunları kim alacak? Çünkü yani o kadar doyumsuz bir iktidarsınız ki? Ya, bir doyun ya, bir doyun bir noktadan sonra.

Ne yapacaksınız? Devletin en kıymetli, deniz kıyısındaki mülklerini alacaksınız, bedava üzerinize geçireceksiniz. İşte, burada siz bu hâliyle Türkiye'yi çökerttiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Tabii, zaman yetmediği için başka zaman buna cevap vereceğim. (CHP sıralarından alkışlar)