Konu:SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ
Yasama Yılı:3
Birleşim:86
Tarih:02/04/2013


SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, aslında Bülent Arınç istediği zaman çok sade konuşur, sesi yüksek çıkar ama hesabına gelmediği için böyle ağzında kelimeleri yuvarlayarak?

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen açıklama isteyin.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır efendim, bir dakika yani?

?kelimeleri yuvarlayarak milletin anlamaması için söylüyor.

BAŞKAN - Sayın Genç, konu hakkında açıklamasını isteyin Sayın Bakanın.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, burada, bu kadar sorularımıza, hep kendi hesabına geldiği şekilde cevap verdi. Ben diyorum ki: Anadolu Ajansı neden milletvekillerinin sorularını vermiyor? "Efendim, biz hesabımıza gelenleri, birilerini veriyoruz." Senin hesabına gelmeyi senin belirlemeye hakkın var mı?

Bülent Arınç bu makama geldiği günden beri Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmaları?

BAŞKAN - Sayın Genç, hitap tarzınız, lütfen, bir sayın bakana hitap tarzı gibi olsun.

KAMER GENÇ (Tunceli) - "Bülent Arınç" değil mi?

BAŞKAN - Lütfen ama?

KAMER GENÇ (Tunceli) - İsmi ne? "Bülent Arınç" ismi.

Bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmalarının kamuoyundan saklanması için her türlü gayreti sarf eden bir kişidir.

Ben soruyorum kendisine: "Hakan Şükür TRT'de kaç lira aldı?" Doğru rakam vermiyor, diyor ki: "Hakan Şükür 1 trilyon 440 milyar liralık sponsorluk geliri sağlamıştır TRT'ye." Kaçını almıştır, onu söylesin.

Sonra diyorum ki soru önergemde -şimdi "önemli" diye şey etti- yani Hatay'a gelen?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Sayın Tanal?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Ama yani Sayın Başkan, benim 4 tane sorumu cevaplandırıyor, niye bir dakika veriyorsun?

BAŞKAN - Sayın Tanal, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Biraz tarafsız ol, tarafsız hareket et.

BAŞKAN - Usul efendim. Şimdiye kadar hep böyle yapılıyor.

Buyurun Sayın Tanal.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Ya, Sayın Başkan, benim 4 tane soruma bir dakika bana cevap hakkını veriyorsun. Olmaz böyle ya!

BAŞKAN - Sorunuzu sormadınız, başka şeyler söylediniz.

Sayın Tanal, buyurun lütfen.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bana bak, o makamı sana haram ettiririm bak ha!

BAŞKAN - Sayın Tanal, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bana söz vermek zorundasın. Benim sorularım, ben onun cevabını vermek zorundayım.

BAŞKAN - Sayın Tanal, süreniz işliyor, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır efendim, sorumuza?

BAŞKAN - Sayın Tanal?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, 4 tane soruma birer dakikadan dört dakika süre vermek zorundasın. Neyi gizliyorsun Sayın Başkan?

BAŞKAN - Sayın Tanal, cevap vermiyorsanız Sayın Aslanoğlu'na geçeceğim ben.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır, neyi gizliyorsun sen? Neyi gizliyorsun sen? Yani Bülent Arınç'ın kefili misin sen? Onun gizlediği gerçekleri sen de orada gizlemeye? Ben burada soru soruyorum, sorduğum soruya cevap vermiyor. Mahsustan gerçekleri saklıyor ve sen buna yardımcı oluyorsun.

BAŞKAN - Sayın Genç, Sayın Bakanın sizin sorunuza cevap vermemesi veya vermesi Sayın Bakanın meselesi.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani, bak, bir de yaptığın bu ayıplar karşısında gülüyorsun.

BAŞKAN - Zaten, yerinizden kısa sormanız için süre verdim.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bak, bir de yaptığın ayıplar karşısında sanki büyük bir kahramanlık yapmış gibi gülüyorsun. Bu millet dinliyor, keşke bizim sesimizi bu insanlar duysa da burada ne kadar keyfî hareket ettiğinizi şey etse.

BAŞKAN - Tehdit mi ediyorsunuz Sayın Genç?

Sayın Tanal, teşekkür ederim.

Sayın Aslanoğlu?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, bu kadar keyfî hareket ediyorsunuz.