Konu:Büyüme Rakamları Ve Ekonomik Değerlendirmelere İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:86
Tarih:02/04/2013


BÜYÜME RAKAMLARI VE EKONOMİK DEĞERLENDİRMELERE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz üzere, dün büyüme rakamları açıklandı ve ekonominin genel tablosu üç aşağı beş yukarı ortaya çıktı, daha doğru bir ifadeyle, bir "Türk mucizesi" olmadığı ortaya çıktı. Biliyorsunuz, sayın AKP milletvekilleri ve Hükûmet, sürekli olarak bir Türk mucizesinden bahsediyor ekonomide ancak açıklanan rakamları görünce ortada bir mucize olmadığını açık bir biçimde ortaya koyduk. Son çeyrek rakamlarında ekonomi neredeyse durdu, ekonominin çarkları durdu. Ekonomi, mevsim ve takvimsel etkilerden arındırıldığında sıfıra yakın bir büyüme gösterdi yani büyümedi. Ekonomi 8 çeyrektir büyümeden hız kaybediyor, 8 çeyrektir ekonominin büyüme hızı aşağıya doğru iniyor. Yurt içi talep çökme noktasına geldi. 2012 yılında yurt içi talep negatif. Kamu harcamaları çıkartıldığında ekonomi son çeyrekte küçüldü değerli arkadaşlar.

Şimdi, bu rakamlar karşısında "Biz frene bastık, frene bastığımız için uygun noktalara geldik. Aslında bu, ekonomide bir soğutma çabasıdır." söylemlerinin de aslında anlamsız olduğu açık biçimde ortaya çıktı. 8,8'den 2,2'ye düşen bir büyüme hızı performansı var ve büyümede 4 kat eksi bir büyüme performansı var geçen seneye göre. Bunun karşılığında, cari işlemler açığında ne kadar bir iyileşme sağlandı? Sadece 28 milyar dolar. Dolayısıyla, biz, aslında 28 milyar dolarlık bir iyileşme sağlayabilmek için büyümeden tam 4 kat fedakârlık yapmak zorunda kaldık. Bu da aslında ekonominin bir fren ya da bir soğutma çabasının bir sonucu olarak bu noktaya gelmediğini bize çok açık olarak gösteriyor.

Büyüme hedefleri tutmadı. Bildiğiniz üzere, ilk Orta Vadeli Program'da büyüme hedefi yüzde 4'tü, daha sonra bu 3,2'ye revize edildi, şimdi 2,2 olarak gerçekleşti. Buradan şimdiden ilan ediyoruz: 2013 yılı ve sonrasına ilişkin Orta Vadeli Program'da Hükûmetin ortaya koyduğu büyüme hedefleri tutmayacaktır. Tutmayacağı daha bugünden anlaşılıyor çünkü yurt içi talebi canlandıracak, onu harekete geçirecek herhangi bir umut ışığı yoktur, herhangi bir veri söz konusu değildir; yatırım harcamaları düşmektedir, özel sektörün makine teçhizat alımları yüzde 13,5 geriledi, özel sektörün sabit sermaye yatırımları üçüncü çeyrekte geriledi. Dolayısıyla, hem yatırım kanalından hem tüketim kanalından orta vadede ekonominin canlanacağına ilişkin herhangi bir belirti yoktur, dolayısıyla 2013 büyüme hedefi tutmayacaktır. 2013 büyüme hedefi tutmayacağı için de vergi gelirleri hedefine ulaşılamayacaktır, vergi gelirleri hedefine ulaşılamayacağı için de, vergi hedeflerini tutturabilmek için önümüzdeki dönem zamlarla malul bir dönemdir. Buradan ilan ediyorum: Haziran ayından itibaren Türkiye'de çok ciddi zamlar olacaktır. 2013 yılının birinci çeyreği ve ikinci çeyreği büyüme rakamları açıklandıkça, buna bağlı olarak mali performans ortaya çıktıkça, doğal gazdan başlamak üzere, zaten mutat hâle gelmiş olan zamlarda ciddi miktarlarda artış olacaktır.

İşsizlik rakamları yeniden yukarı çıkacaktır, çıkmaya başlamıştır. Yılı 10,1'le kapattık ama sonbahardan itibaren işsizlik rakamları yukarı doğru yeniden ivmelenmeye başlamıştır. İşsizlik çift haneli rakamlarla kalmaya devam edecektir.

Bakınız, Türkiye ekonomisinin tarihsel büyüme ortalaması yüzde 5'tir. AKP iktidarları boyunca büyüme ortalamamız sadece yüzde 5'tir yani ortada bir "Türk mucizesi" yok. Türkiye, tarihsel ortalamaları kadar büyümüştür.

1980'li yıllarda işsizlik oranımız yüzde 8,3'tür, 1990'lı yıllar ortalaması 8,2'dir. Bakınız, istikrarsızlığın olduğu, hükûmetlerin dağılıp kurulduğu yıllarda işsizlik ortalaması yüzde 8,2'dir. Şimdi istikrardan bahsediyorsunuz, "İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün." diyorsunuz ama işsizlik 10,1. Önümüzdeki dönem işsizlik oranları daha da çok artacaktır.

Sonuç itibarıyla değerli vekil arkadaşlarım, büyüme oranlarının tutmayacağı ve giderek düşeceği, hedeflerin tutmayacağı, işsizliğin artacağı, hayat pahalılığının yani enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceği ve en önemlisi cari işlemler açığının düşmeyeceği, dolayısıyla Türkiye'ye ilişkin dış kırılganlıkların devam edeceği bir patika vardır. Hükûmet için son derece zor bir patikadır, sosyal demokratlar için de son derece elverişli bir patikadır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.