Konu:Türk Petrol Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:112
Tarih:29/05/2013


TÜRK PETROL KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TURGAY DEVELİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; BDP adına konuşan Sayın Hasip Kaplan az önce, bütün milletvekillerine, bütün Meclise bu yasa tasarısıyla ilgili olarak meydan okudu; ne sayın bakanlardan ne Hükûmetten ne de grup başkan vekillerinden çıkıp "Sen neler söylüyorsun? Türk milletinin gücü çıkardığı yasayı uygulamaya yeter, biz kendi sınırlarımız içerisinde istediğimiz yasayı çıkarırız, istediğimiz kararı da uygularız." diyemedi.

Sayın Hasip Kaplan'ın dediği şuydu: "Size kasım ayına kadar süre veriyoruz. Kasım ayına kadar, uygulanan -belli ki bir pazarlık var- süreci Parlamentoda bir karar hâline dönüştürmezseniz, Hükûmet bunu uygulamazsa çıkardığınız bu yasayı size uygulatmayız. Petrol Kanunu'nu istediğiniz kadar yenileyin. Benim bölgemde, Şırnak'ta, Güneydoğu Bölgesi'nde petrol rezervlerini biliyoruz, oradan çıkacak petrolü biliyoruz, orada yaşayanların bu petrolden payını almasını istiyoruz. Kasım ayına kadar barış süreciyle ilgili süreç tamamlanmadığı sürece, Hükûmet adımları atıp sonuç almadığı takdirde size bu yasayı uygulatmayız."

Sayın Bakan burada, Hükûmet burada, AK PARTİ milletvekilleri burada. Şimdi soruyorum:

1) Türkiye Cumhuriyeti devleti, Millet Meclisi bu yasayı çıkarıyor; bir grup da diyor ki: "Bu yasayı uygulatmayacağız." Buna cevap verin.

2) AK PARTİ Hükûmeti 3 şeyden alıyor: Bir, beyzbol sopasından. İki, küresel sermayenin cebine koyduğu paradan. Üç, PKK'nın namlusundan.

Anlaşılıyor ki Sayın Hasip Kaplan'ın bir bildiği var, bir pazarlık var. Bu pazarlığın ne olduğunu birisi çıkıp buraya, anlatırsa hepimiz memnun oluruz.

Arkadaşlar, bu petrol yasası küresel finansın Türkiye'ye dayattığı, sizin de çıkartmaya mecbur olduğunuz bir yasa, bunu herkes biliyor. 1980 sonrasında, Türkiye'de bu dikey örgütlenme entegre tesisleri parça parça sizden önceki hükûmetlere de sattırdı. PETKİM gitti, İGSAŞ gitti, Petrol Ofisi gitti, Batman rafinerisi gitti, Aliağa gitti, şimdi, sıra, sonuç olarak TPAO'ya kaldı. Bunu da "serbestleştirme" adı altında petrol arama noktasından çıkarıyorsunuz sadece ruhsatlandırma aşamasında tutacaksınız. Bir anlamda, bu yeni yasayla dünya devlerinin önüne TPAO'yu atıyorsunuz. Bunun mümkün olmadığını siz de biliyorsunuz.

Bir de bu yasanın gerekçeleri arasında değerli milletvekilleri, Avrupa Birliğine uyum gerekçesi var, müktesebatına uyum gerekçesi var. Okuyanlar bunun çok komik olduğunu biliyor, vatandaşlarımız da biliyor bunun çok komik olduğunu çünkü Avrupa Birliği kendi ülkesinde, kendi ülkelerinde petrol arama ruhsatlarını verirken aradığı kriterlerin hiçbirisi Türkiye'de bu yasa çıkarken kriter olarak konulmamış.

İkinci önemli konu da şu, küresel finans ilişkisinden bahsediyorum: Dışarıdan bir şirket Türkiye'ye gelecek, ruhsatını alacak, yatırımını yapacak; petrolü bulduğu zaman, belli bir süre sonra, yatırım olarak getirdiği parayı getirdiği kurdan, getirdiği miktarda, istediği kadarını kendi ülkesine transfer edecek yani ortada bir sermaye falan yok. Türkiye'ye gelen yeni bir sermaye yok.

Ben, sözlerimi bitirirken Sayın Hasip Kaplan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bu Hükûmete yaptığı tehdide Hükûmet tarafından cevap verilip verilmeyeceğini merak ettiğimi söyleyerek iyi akşamlar diliyorum.

Saygılarımı sunuyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Develi. (CHP sıralarından alkışlar)