Konu:Oturum Başkanı Tbmm Başkan Vekili Meral Akşener'in 450 Sıra Sayılı Kanun Tasarısı'nın Görüşmelerine Başlanırken Hükûmetin Bulunmaması Nedeniyle Ara Vermesinin İç Tüzük'ün 62'nci Maddesine Uygun Olup Olmadığı Hakkında
Yasama Yılı:3
Birleşim:112
Tarih:29/05/2013


OTURUM BAŞKANI TBMM BAŞKAN VEKİLİ MERAL AKŞENER'İN 450 SIRA SAYILI KANUN TASARISI'NIN GÖRÜŞMELERİNE BAŞLANIRKEN HÜKÛMETİN BULUNMAMASI NEDENİYLE ARA VERMESİNİN İÇ TÜZÜK'ÜN 62'NCİ MADDESİNE UYGUN OLUP OLMADIĞI HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burası Türkiye Büyük Millet Meclisidir, Türkiye'nin en saygıdeğer bir kurumudur. Bu kurum faaliyetine başlarken, özellikle Başkanlık kürsüsünde oturan başkan vekili arkadaşlarımızın çok objektif, İç Tüzük'ü aynı, harfiyle uygulamak zorunda olan kişiler olduğunu bilmek zorundalar.

Şimdi, şöyle bir şey, İç Tüzük'ün 62'nci maddesinde diyor ki: "Her görüşmenin başından sonuna kadar bir Hükûmet temsilcisi bulunur. Eğer Hükûmet temsilcisi bulunmazsa?"diyor, bakın, son cümle: "Eğer görüşmenin başında hazır değilse o konudaki görüşme bir defalık gelecek birleşime bırakılır."

Biraz önce siz kanun tasarısına geldiğiniz zaman "Komisyon burada." dediniz fakat "Hükûmet?" dediniz, salonda, Türkiye Büyük Millet Meclisi salonunda Hükûmet mensubu yoktu, doğrusu bu. Yani, olmayınca siz birleşime on dakika ara verdiniz. Şimdi, sizin birleşime on dakika ara vermenizin gerekçesi Türkiye Büyük Millet Meclisi salonunda bir Hükûmet temsilcisinin olmamasından kaynaklandı. Dolayısıyla, 62'nci maddeye göre siz ara vermeyecektiniz, gündemin müteakip maddesine geçecektiniz çünkü bu İç Tüzük böyle, bunu böyle yazmışlar: "Bırakılır." diyor, "bırakılabilir." demiyor. Dolayısıyla, eğer Meclis Başkan Vekilliği kürsüsünde oturan arkadaşlarımız? Hadi iktidar partisinin başkan vekilleri olsa neyse ama siz muhalefet partisinin başkan vekilisiniz, lütfen İç Tüzük'ü uygulayın. Ve siz bunu, o gündem maddesini ertelemek zorundasınız. Bakın, bir hükûmet bu? Yani, siz böyle davranırsanız bu Hükûmet zaten bu Meclise saygı duymuyor.

Bakın, şu sıralarda 1 tane bakan var mı? Yok. Kim? Nerede bu kişiler? Çünkü dışarıda keyif çatıyorlar arkadaşlar, dışarıda keyif çatıyorlar.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Geldi, bak, bak.

AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) - Geldi, bak, arkada bak.

KAMER GENÇ (Devamla) - Türkiye Büyük Millet Meclisine saygıları yok bunların. Türkiye Büyük?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Senin gözün görmüyor!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, ben görüyorum, senin gözün görmüyor. Ben gayet iyi görüyorum.

Ve dolayısıyla, siz disiplinli bir başkan vekili olarak hareket etseniz, şimdi, bir daha da bunlar gelip burada otururlar ama etmediğiniz için "Nasıl olsa başkan vekillerinin hepsi bizi idare eder; biz Meclise gitsek de olur, gitmesek de olur. Zaten Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetimi bizim emir ve talimatlarımız paralelinde hareket ediyor?" Böyle bir yönetim olmaz Sayın Başkan, objektif olmak zorundasınız, doğru uygulama yapmak zorundasınız. Türkiye Büyük Millet Meclisi ciddi bir kurumdur. Bu kurumu yöneten kişiler de aynı ciddiyeti muhafaza etmek zorundadırlar.

Onun için, Hükûmet dışarıda, hiç Meclise de değer verdiği yok, gelen giden bakanları yok, sorularımıza doğru dürüst cevap vermiyorlar. Dün burada Maliye Bakanı bizim sorularımıza cevap veriyor, yanlış bilgi veriyor. Ben diyorum ki: "Siz gelir ortaklığı yolu ile birtakım firmalara 7 tane liman vermişsiniz. Biz KİT Komisyonunda müzakere ediyoruz. Arkadaşlar on beş senede 1 kuruş tahsil etmiyorlar. Bir de üstelik de zaman aşımına şeyler var." Burada Mehmet Şimşek çıkıyor, diyor ki: "11 milyon lira tahsil ettik."

Ya, arkadaşlar, böyle olmaz yani bu Hükûmette bir ciddiyet olması lazım. Bütün yolsuzluklar ve suistimaller inkâr yoluyla örtbas edilmeye çalışılıyor. Hiç olmazsa siz Meclis Başkan Vekili olarak burada, bence, Sayın Başkanım, kesinlikle bugünkü bu gündem maddesini ertelemek zorundasınız. Dürüstlüğün, dürüst bir yönetimin gerektirdiği budur. Yoksa böyle hareket ederseniz bu Hükûmet de bu Meclise karşı böyle davranır, bu Meclisi böyle ciddiye almaz.

Arkadaşlar, yani okuma yazması olan her insan bu tüzüğü böyle anlar. Diyor ki: "Her görüşmenin başından beri hükûmet olmak zorunda." Sayın Başkan Vekilimiz açtı, Komisyon vardı, "Hükûmet?" dedi, baktı, salonda Hükûmet yok, olmayınca ara verdi. Veremez. Şimdi, İç Tüzük'ü ya uygulayacağız ya uygulamayacağız. Eğer uygulamazsanız o zaman buraya çıkaralım herhangi bir kişiyi veya İç Tüzük'e de gerek yok Sayın Başkanım, o zaman AKP'nin kafasıyla bu Meclis istediği kanunu? Hatta müzakereye de gerek yok. Zaten birçok kanunla, getirilen yolsuzluk kanunlarıyla bu milletten gerçekler saklanıyor. Bakın, geçen gün bir vergi affını getirdiniz, servet affını. O affı getirdiniz, Türkiye'dekilere de teşmil ettirdiniz.

Dolayısıyla, o kadar büyük soygun, o kadar büyük hukuk ihlalleri var ki bu salonda, öncelikle sizin buna imkân vermemeniz lazım. Sayın Başkanım, size büyük saygı duyuyorum ama bu gündem maddesini atlamak zorundasınız çünkü Hükûmet olmadığından ikinci gündem maddesine geçmek zorundasınız.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)