Konu:ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLERİN YAŞADIĞI SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖN-LEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA VERİLEN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 18/10/2011 SALI GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE OKUNARAK, GÖRÜŞMELERİNİN AYNI BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
Yasama Yılı:2
Birleşim:8
Tarih:18/10/2011


ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLERİN YAŞADIĞI SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖN-LEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA VERİLEN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 18/10/2011 SALI GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE OKUNARAK, GÖRÜŞMELERİNİN AYNI BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HUSAMETTİN ZENDERLİOĞLU (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi adına aleyhte söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan önce yeni yasama döneminden dolayı herkese başarılar diliyorum.

Şu anda öğrenmiş olduğumuz olayı? Ailelerine başsağlığı diliyorum, acılarını paylaşıyorum. Umut ederim ki bir daha böyle olaylar olmasın. Biz böyle bir çatının altında bunu çözemediğimiz için üzüntü duyuyorum. (AK PARTİ sıralarından "kına, kına" sesleri)

Herkes biliyor ki bir ülkenin kalkınmasında öncelikle eğitim çok önemlidir ama maalesef ülkemizde buna fazla bir değer biçildiğini sanmıyorum çünkü daha önceleri köy enstitüleri vardı, sonradan öğretmen yetiştiren enstitüler oldu, fakülteler oldu ancak şimdi baktığımız bu tabloda ne yazık ki her meslekten insanlar öğretmenliğe soyunmuştur. Bu çok acı bir tablodur. Bir öğretmen olarak yıllardır acı çeken insanların ıstırabını biliyoruz, yoksulluğun ne anlama geldiğini biliyoruz, işsizliğin ne olduğunu biliyoruz ancak buna bir çözüm aramada ne yazık ki anlaşamıyoruz. Oysaki herkes kendi çevresinde, bütün sorunların çözümünün bu Meclis çatısının altında olabileceğini söyledi ve bu sözler verildi. Sayın Çubukçu da sanıyorsam böyle bir söz verdi, dedi ki: "12 Hazirandan önce ben 55 bin öğretmeni kadroya alacağım." Peki, Sayın eski Millî Eğitim Bakanımızın şimdi nerede olduğunu da bilmiyorum ama Sayın Bakanımıza, şimdiki, yeni Millî Eğitim Bakanımıza soruyoruz: Sayın Bakanım, her ne kadar kamuoyundan bir özür dilediniz ama bu yetmiyor, kimse bunu yemez! Siz, 12 Hazirandan önce halka söz verdiniz, sözünüzü yerine getirin ve sözünüzün arkasında durun.

Şimdi, bu 55 bin öğretmenden 11 bin 544 kişinin ataması yapıldı, doğru.

ALİ AYDINLIOĞLU (Balıkesir) - Doğru değil?

HUSAMETTİN ZENDERLİOĞLU (Devamla) - Doğru değilse araştırırsınız, elimizdeki veriler bunu böyle söylüyor.

Sayın Maliye Bakanı, bundan bir iki gün önce sanıyorsam, bir açıklama yaptı, dedi ki: "Bütçemiz 3,1 milyon TL fazla vermiştir." Yani bütçe fazlası olmuştur. Peki, Sayın Bakanım, 44 bin öğretmen atama bekliyor. Bu atamayı, 2 Kasım 2011'de kanun hükmündeki kararname sona erdiğinde siz böyle bir atamayı düşünüyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyorum.

Öğretmenlerin atanmasının önünde herhangi bir engel yok. Peki, yapamadığımız bir iş için neden söz verelim, halkımızı yanıltalım? Doğru söyleyelim ve doğru konuşalım. Eğer, biz doğru söylemezsek, doğru konuşmazsak inandırıcılığımız olmaz, her olayda olduğu gibi burada da olmaz. Oysaki halk size güvenmiş, size inanmış ve sizi buraya taşımıştır, sadece burada bağırıp çağırmak olayı değildir. Biraz önceki manzarayı gördüm. Yani bize yakışmayan, gerçekten, bu ortamda bir diyalog dahi sağlayamıyorsak, peki, sokakta nasıl bir diyalog sağlanacaktır?

Bu öğretmenlerin, KPSS'ye giren öğretmenlerimizin mağduriyeti gözler önündedir, ailelerin mağduriyeti gözler önündedir. Beklentileri, Sayın Bakandan bir açıklama sözünün verilmesi söz konusudur. Bu vesileyle, işsiz durumda olan, güçsüz durumda olan hatta hastaları olan birçok öğretmen vardır. Bu öğretmenlerin birçoğu, söylediğim gibi, mağdurdur, mağduriyetleri ailelere de yansımıştır. Toplum içinde beş yıl, on yıl bekleyen, hatta altı yedi yıl bekleyen öğretmenlerimizi böyle mağdur mu edeceğiz?

Biraz önceki hatip burada ifade etti. Gerçekten, hani deniliyordu ya "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum." Hazreti Ali'nin bir sözüdür. Peki, biz şimdi ne yapıyoruz bu öğretmenlerimize? Atamalarını durduruyoruz, bütçe fazlalığı vardır diyoruz. Peki, neden bu öğretmenlerin atamasını geciktiriyoruz? Bu da yetmiyor çünkü Sayın Millî Eğitim Bakanımız -böyle bir şey düşündüğünü de sanmıyorum ki- böyle, toplumdan özür dilemeye kadar, öğretmenlerden özür dilemeye kadar gitmiştir.

Birçok öğretmen sorunu vardır. Bu sorunları temelden çözmek için, mutlaka öğretmen yetiştiren fakültelere önem vermeliyiz. Eğer biz buna önem vermezsek bu sorunu çözemeyiz çünkü bu ham maddeye şekil veren öğretmendir. Onu yetiştiren, biçimlendiren, topluma kazandıran öğretmendir. Dolayısıyla, yapılan bir araştırmada da 24 işsiz öğretmen ne yazık ki intihar etmiştir. Fazla intiharlara mahal vermeden, bu sorunun çözülmesini talep ediyorum yüce Meclisten. Her ne kadar aleyhte söz almışsam da bu sorunun gerçek yüzü biraz böyledir.

Teşekkür ederim hepinize. (BDP sıralarından alkışlar)